EMEKLİLİKTE YAŞA TAKILANLAR-UMUDU DESTEKLEYELİM AMA DOĞRUDAN AMA DOLAYLI

Bilindiği gibi 1999 ve 2002 yıllarında sosyal güvenlik kurumları için yapılan değişiklikler ile

artan yaş koşulu getirilmişti. Yaş koşulu geçmiş yıllarda sadece bizde değişmemişti. Örneğin Almanya’da 63 yaştan  65 yaşına yükseltilmişti.  Sanayi ve istihdam bakımından gelişmiş ülkelerde yer alan 65-67 emekli yaşına göre hala kadında 45- erkekte 50 olan emekli yaşımızı yükseltmek yerine emeklilikte yaşa takılanlar hizmet yıllarını tamamladıktan sonra daha önce emekli olmak istemektedirler.

Bu isteğin temelinde yer alan nedenleri şöyle sıralayabiliriz.

1-Daha çok çalışma ve emekli maaşı ile oranlı artmaması.

Çalışmaya devam etmek özellikle memurlar bakımından emekli olmak isteyen kişilerin emekli artışlarında ciddi bir artış getirmemesidir. Örneğin Memurlarda 25 yıl ile 1600 TL emekli aylığı alabilen % 90 oranındaki memur, çalışma yılları arttıkça zam miktarı çok artmamaktadır. 25 yılda her yıla 64 TL düşen aylık artan yıllarda her yıl için aynı zammı getirmemektedir. Çalışanlar bu az tutarlı artışı anlamakta zorlanmakta ve çalışmayı teşvik edici bulmamaktadır.

Aslında memurlar için SSK ve BAĞ-KUR’a nazara 1,50-2 kat fazla olan asgari aylık tutarları en az hizmette az gün çok aylık vermektedir.

20 yıldan 1.800 TL aylığa erişen bir memur artık 10 yıl daha çalışsa aylığı 2.050 TL çıkacağından, artışlar ciddi olmadığından emekli olmayı seçmektedir.

Ancak aynı durumda olan kamu işçisi veya yüksek tutarlı ücreti olanlar 10 yıl daha fazladan çalışarak 2.000TL olan emekli aylıklarını 3.500TL ye çıkarabilmektedirler.

Sosyal güvenliğin getirdiği kendi iç çelişki memuru emekliliğe teşvik etmektedir.

Ama çalıştıkça memur emekli aylığını daha uygun artıran çözümler bulunda daha sonraki yıllarda emekliliği teşvik edecektir.

2- Sosyal Zorunluluklar,

Toplumumuzda kadına yüklenen sosyal sorumlulukların erkeğe nazara daha fazla olması  nedeni ile (kadın doğum, ölüm, düğün, ev işleri, hasta bakımı, torun bakımı gibi işler ) hem daha uzun süre çalışamamakta, hem de erkeklere nazaran daha yüksek ücret alamamakta ve terfi edememektedirler.

Bazı  işyerlerinde vitrin yüzü aranarak istihdamın seçilmesi nedeni ile, kadınların yaşlarının ilerlemesi halinde işlerini kaybetmeleri, daha az çalışmaları veya geri planda çalışma zorunluluğu da bu anlamda sayılabilir.

Bu günlerde esnek çalışma ve diğer pozitif ayrımcılık kuralları getirilerek sorun aşılmaya çalışılsa da  daha uzun yıllar gerekmektedir.

 

3- Erken Emekli Olma Sonucu Sağlayan Diğer İşlemler.

Doğrudan emeklilikte yaşa takılanlar için bir imkan sağlanmasa da,

Sigortalı sonrası  doğumlarda kadınlara 3 çocuk için borçlanma hakkı, BAĞ-KUR hizmetlerinin ihya imkanı, engellilik nedeni ile erken emeklilik, borçlanma hakları dolaylı olarak erken emekliliği teşvik etmektedir.

Kadınların sigorta öncesi süreleri borçlanma hakkı tanınması EYT sorununun nerede ise beşte birini doğruda çözebilecek güçtedir.

Diğer grup ise BAĞ-KUR’lulardır. Kişilerin vergi ve oda kaydı vardır ama zamanında BAĞ-KUR’a tescil edilip vergi ödemediğinden önceki dönemleri tescil edememektedir. (08.09.2003’e kadar tescil edilmeyenler 1982’ye kadar geri gidemezler, 1.10.2008’den itibaren 6 ayda tescil edilmeyenlerde 2000 yılına geri gidemezler). Vergi ve/veya meslek kuruluşu kaydı ile kaçırılan fırsatlar için yeniden süreli bir imkan sağlanması halinde EYT sorununun yaklaşık üçte biri kendiliğinden çözülecektir.

4- YETERİ KADAR HİZMETİ OLANLARA EMEKLİ İMKANI VERİLMESİ KAMU İŞYERLERİNDE HÜKÜMETE KENDİ İSTİHDAMINI SAĞLAYACAKTIR.

Kamuda EYT’den şikayet eden kısım aslında uzun süren AKP iktidarında terfi edememiş, dışlandığını ve kendisine fırsat tanınmayacağını düşünen görevlilerden oluşmaktadır.

Erken emeklilik hakkı tanınması halinde yüz bini aşkın memur emekli olacak ve yerlerine yeni memurlar yerleşecektir. Bu istihdam sayısı objektif  kriterlere dayansa bile hükümetin kendi adamlarını yerleştirdiği dedikoduları hiç eksik olmayacaktır.

Gönlü muhalefet partilerinde olanların emeklilik istemeleri, bulundukları görev ve makamları başkalarına kaptırmaları anlamına geleceğinden kendilerince tercih edilmemelidir.

Hükümete istihdam imkanı vereceğinden erken emeklilik tercih edilmelidir.

Sosyal güvenlik bakımından asla ve asla erken emeklilik diye bir hak tanınmamalıdır.

Konu benzer yönleri ile 18.07.2015 tarihli yazımızda elen alınmıştır.

http://www.alitezel.com/index.php?sid=yazi&id=7810

Kurgulanmaya veya yeniden yapılandırılmaya çalışılan emeklilik yaş uygulamaları ile uğraşmak yeniden enflasyonist dönemlerin gelmesi anlamına gelecektir.

EYT YERİNE ÇÖZÜMLER

EYT sosyal bir soruna dönüşmüştür. İster doğrudan ister dolaylı olsun çözüm beklemektedir.

Bir memurun borçlu olması ve emekli ikramiyesi ile borcunu kapamak veya konut kredisine peşin ödeme yaparak ev alma gibi bir çok beklenti dahi emekliliğe özendirmektedir.

EYT yerine ikame edilebilecek çözümler olarak;

-Sigortalı kadınlara sigorta öncesi doğumları borçlanma hakkı getirmek,

-Zamanında tescil edilmemiş olan BAĞ-KUR’lulara geçmiş dönemler için tescil imkanı vermek,

-Memurlara emekli olmadan hizmet sırasında geçmiş ikramiyeleri alma imkanı vermek,

-Çalışmaya devam edenlerin, fazla hizmetleri için daha yüksek, çalışmayı teşvik eden emekli aylığı farkı vermek, özellikle memurlar açısından önem taşımaktadır.

- Yaşı tamamlayıp işten ayrılıp evde zaman geçireceklere, düşük düzeyli de olsa işsizlik ödeneği benzeri bir ödeneğini daha uzun zaman ödemenin yolunu açmak.

-SSK dan ve BAĞ-KUR’dan asgari kazançlı çalışmaların SSK bakımından 1.01.2000, BAĞ-KUR bakımından  1.10.2008 tarihlerinden sonrası  önceki dönemleri asgari aylıklarının etkisi yeni dönemde azaldığından asgari ücret ve biraz fazlası olan işçiler ve düşük prim ödeyen 4b sigortalıları emekli aylığı almayı seçmektedirler. Emekli hakkı kazanılmasına esas en az yıl ve günden sonraki sigortalılıklara artı değer yüklenerek var olan etkinin çoğaltılması halinde bu gruplarda emekli olmaya seçmeyebileceklerdir.

-Dolaylı ve doğrudan çözüm önerilerinin yapıcı yönleri ile geliştirilerek yeni yasal düzenlemere yansıması için uğraşmak, çözüm şekli ne yönde gelişirse gelişsin, alınabilecek önlemlerle çalışma yaşamımız ve sosyal güvenlik sistemimizin olumlu etkilenmesi sağlanabilecektir.