BAŞLANGIÇ TESPİT DAVALARI İLE AYLIĞA HAK KAZANMA DAVALARINI BİRLİKTE AÇTIRMAYIN

Sigortalı olarak bildirildiği halde ilk işe giriş bildirgesi dışında, dönem bordroları ve aylık bildirgeleri verilmediği için bir çok sigortalının ilk işe giriş günleri Kurum tarafından nazara alınmadığından, Başlangıç Tespit Davası adı verilen ve işverenin zorunlu hasım olmadığı davalının SGK olduğu 1 gün çalışıldığının tespiti davaları açılmaktadır.

Emekli yaşı gelmiş sigortalımız normal emekli yaşı gelince yaşlılık aylığı tahsis talebinde bulunmuş ve ilk işe girişinden sigortalı günü olmadığı nedeni ile tahsis talebi reddedilmiş ve sigortalı ikisi ayrı açılabilecek bir davayı birlikte açmıştır. Yani aynı dava dilekçesinde hem işe giriş başlangıç tespiti hem de aylığıa hak kazanıldığını istemiştir.

Bu dava Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin E.2015/12719, K.2015/19840 ve 09.11.2015 tarihli kararlarına konu olmuştur. (LEGAL İş Hukuku Ve Sosyal Güvenlik Hukuku Dergisi Yıl 2016 Sayı 49 sayfa 422 ve 423).

Davacının doğum tarihi 01.05.1967, Başlangıç tespiti istenen dönem ; 23.04.1983, aylık başlangıç tarihi olarak istenen dönem 01.09.2014 tarihidir.

SGK uygulamalarına göre davacı yalnızca başlangıç tespit davası açsa kararı SGK'ya götürse ve daha önce tahsis talebinde bulunsa aylık başlangıç tarihi 01.09.2014 olacaktır. Ancak Yargıtay 506 sayılı yasanın 1981 yılında yapılan değişikliği ile sigortalı günlerin 18 yaşından önce olması halinde , 18 yaşından sonraki sürelere ekleneceği, yine aynı yasanın geçici 81.maddesine göre davacının 47 yaşında değil, sigorta başlangıcının 18 yaş tarihi 01.05.1985 tarihini esas alarak 47 yaşında değil (23.04.1983 esas alınasa 47 yaş olacaktı) 48 yaşında yaşlılık aylığına hak kazanbilecekti.

Bu karar nedeni ile sigortalılara ve konuyu yargıya taşıyacaklara diyoruz ki, başlangıç tespit davaları ile aylığa hak kazanma davalarını sigortalılık tespit tarihi 18 yaştan önce ise birlikte açmayın diyoruz. İşlemleri ayırın. Başlangıç tespit davanızı bitirin SGK'ya gidip ilk tahsis talebinize göre işlem yapılmasını yeniden isteyin. Bu koşulda davasız birikmiş aylık bağlatma şansınız daha yüksek olacaktır.

(Aksi halde 1981 yılında çıkan 18 yaştan sonraya günlerin eklenmesine dair kuralın 3 koşul olan süre, gün ve yaştan yalnızca süreyi etkilediğini iddia etmemiz gerekir. Zira 1981 yılında değişiklikte kademeleri yaş diye bir uygulama yoktur.1999 ve 2002 yılında gelen kademeli yaşı yasa koyucunun 1981  yılında bilmesi öngörmesi mümkün değildir. 1981 yılında bilinen yaş günü az olanlar için 55 erkeklere, 50 yaş kadınlara kuralıdır. Başkaca yaş kuralı sonradan gelmiştir. Yani erkek için 25 kadın için yıldır sigortalı olma süresinin hesabı ilk işe göre yapılır. 18 yaşa bu hesapta bakılmaz. Sigortalı günler bakımından ise aranan en az 3600-5000 gibi günleri sayarken günleirn 18 yaş öncesi ve sonrasına ait olması çokta önemli değildir. Aksine kaznaçlar üst üste toplanacağından sigortalı yararına denebilir. Ancak gerek 1999 ve 2002 değişikliğ ile gelen kural gerek 18 yaşa ilişkin kural 5510 sayılı kanuna alınmış ve yeni kanun bakış açısında süre-gün-yaş için bu ayırım yapılamaz hale gelmiştir. Ancak her kanun kendi dönemi olayına uygulanacağından eski olaylara eski kuralların uygulanması gerekecektir. Kanun koyucunun 1981 yılındaki değişiklikle 1999-2002 yılındaki kademeli yaşı hedeflediği düşünülemez görüşünü sürmemiz gerekecektir)