KIDEM TAZMİNATINA SOSYAL GÜVENLİK İÇİNDE ÇÖZÜM BULUNAMAZ MI ?

11.06.2016 tarihli yazımızda  EYT ve kıdem tazminatı fonu ilişkisine değinip, bazı yönler bakımından Fonun geleceğine dair görüşler beyan etmiştim.

Kıdem  tazminatı bakımından Fon’un kural olarak geleceğe yönelik olacağı, geçmişin ihtiyari olacağı yönünde açıklamaları takip etmekteyiz.

Her koşulda kıdem tazminatı fonu bağımsız bir yapı olarak düşünülmekte, işlevselliğinin artırılması konusunda görüşler beyan edilmektedir.

Bilindiği gibi 20,30,40 yıl gibi hizmeti olan kamu görevlileri emekli olduklarında iki ödeme almaktadırlar. Bunlardan biri emekli aylıkları diğeri emekli ikramiyeleridir. Emekli aylığını ödeyen kurum SGK-Emekli Sandığı olsa da, ödenen emekli ikramiyeleri personelin çalıştığı kurumlarında fatura edilmektedir. Yani ödeyen istihdamı sağlayan kamu kuruluşları olup, mevcut hali ile kıdem tazminatına eşit bir yapıdadır. Kıdem tazminatını da istihdam eden ödemektedir. (Kamu kurumu alt işverenlerinde çalışanlar için kamu kurumları istisna olsa da sonuç değişmeyecektir.)

Kıdem tazminatı bir fon olarak kurulması yerine, aynı tutarlar SGK’ya aktarılabilecektir. SGK’nın geçmiş dönem primleri belirli bir düzeyde (güncelleme katsayılarına esas TÜFE+GH’nın bir kısmı) artırarak işlem yapmakta yani SGK ya yatan paranın asgari bir getirisi sistemce garanti edilmiş durumdadır.

SGK sistemi şu şekilde değiştirilebilecektir.

1-Kıdem tazminatları karşılığı ödemeler aynen primler gibi değerlendirilir.

2-Kıdem tazminatı tutarları, SGK’nın toptan ödeme kuralları uyarınca güncelleştirilerek ödenir.

3- Kıdem tazminatını SGK’dan almak istemeyenlere bir seçim hakkı tanınır isterler bu ödemeler prim olarak kabul edilir, aylıkların bağlanmasında değerlendirilir. Artık kıdem tazminatı değil prim ödemesi vardır. Kıdem karşılığı ödemeler için tavan koşulunun aşılması, tavanı aşma olarak kabul edilmez. Kıdem tazminatı yerine ek aylık isteyen kişilere tıpkı 5510 md.Ek 3 benzeri veya daha iyileştirilmiş bir ek aylık bağlanma sistemi getirilir.

Bu değişikliğe bağlı hangi düzenlemeler ek olarak gelebilir.

  1. SGK genelde kız çocuklarının evlenmesi halinde 2 yıllık tutarları bir defada evlenme yardımı olarak ödemektedir. Yani sigortalının sağlığında kendisinin evlenmesini, erkek ve kız çocuklarının evlenmesini teşvik eden destekleyen bir sistem bulunmamaktadır. SGK sistemine evlenme halinde, yeni haklar getirilebilir.
  2. Ölümde de, sadece sigortalının ölümü halinde cenaze yardımı yapılmaktadır,  bakmakla yükümlü olunan –aile bireyi sigortasız kişilerin ölümü halinde sigortalıya da cenaze yardımı ödenebilir hale gelmelidir.

Sosyal güvenlik algısı ölüm, evlenme gibi hallerde daha yaygınlaştırılarak uygulanmalıdır.

Gelişen sosyal güvenlik uygulaması olarak, Kıdem tazminatı fonu yerine, özel bir teşkilatlanmayı gerektirmeyecek, asgari  güvenceleri olan  ve sigortalının seçime göre emekli aylığına dönüşebilen veya kıdem tazminatı kadar toptan ödeme yapılan SGK içinde bulunacak çözümlerin tercih edilmesi düşünülebilecektir.

Elbette ki takdir siyasi iradenin olmakla birlikte, bu çözümün sosyal taraflarca da sahiplenilebileceği inancındayım.