TRAFİK KAZALARINDAN DOĞAN ZARARLARDA İHTİYARİ ARABULUCUK DÖNEMİ BAŞLADI

Trafik kazalarından doğan zararlarda;

Doğrudan;

1-Dava açılabilmekte,

2-Tahkime gidilebilmekte,

3-Sigortacıya başvuru  yolu da seçimlik hak olarak bulunmasına rağmen,

 

Zarar görenler avukat aracılığı ile daha çok dava yolunu seçmektedir.

Hasar takip büroları ise doğrudan başvuru ve ödeme yolunu seçmektedir.

Zarar görenleri doğrudan sigortacıya başvuru yapmaktan kaçındıran veya yargıya yönelten sebep,

Sigorta aktüerlerinin özellikle ölüm ve yaralanmada teknik faiz-azalan ömür nedeni ile ikinci iskonto yapmaları, 60 yaş sonrasını hesaplamamaları gibi nedenler ile zararın daha az belirlenmesi bir etken olurken, doğrudan başvurularda hemen-çabuk zamanda sonuç almak acil ihtiyaçları karşılamaktadır.

Yukarıda kısmen açıklanan hususlar daha çok Haziran 2015 öncesi dönem  için geçerlidir.

Haziran 2015 için zorunlu sigorta genel şartlarında değişiklik yapılmış ve teknik faiz uygulaması, yaralananların engelli raporlarına göre çalışma gücü kaybı belirlemeleri istenilmiş, dava uygulamasında yerleşen SSK Sağlık İşlemleri Tüzüğü veya 1.10.2008 sonrası dönem için SGK meslekte kazanma kaybı işlemleri hakkındaki yönetmelik hükümlerinin uygulama alanı daraltılmak sureti ile zarar görenlerin daha az engelli oranı- meslekte kazanma gücü oranı üzerinden zararların karşılanmasının yolu açılmıştır.

Genel şartlardaki değişiklik uygulamasının değişiklik tarihi ile değil de poliçelerin düzenlendiği tarihe göre nazara alınacağı görüşü ileri sürülmektedir. Örneğin Mart 2015 te düzenlenen bir poliçe için genel şartların değişiklikleri poliçe süresi bitip yenilence uygulanacaktır.

Bu kapsamda olmak üzere hasarlar bakımından da değişiklik yapılmıştır. En sonra 2 Ağustos 2016 tarihli resmi gazetede yayımlanan genel şartlardaki değişiklik ile (tebliğ) değişmesi gereken parçalar için sigortacının sorumluluğu yeni parça bedeli ile değil, aynı model araçlardan çıkan sağlam parçanın değeri ile sınırlanmıştır.

Genel şartlarda yapılan değişiklikle artan sigorta ödemelerini azaltmak, sigorta şirketlerini rahatlatmak, sonuçta tüm araç sahipleri bakımından daha ucuz fiyatlı poliçe yaptırabilmek hedeflenmiş olsa da;

Yapılan değişikliklerin zararı ve tazmini düzenleyen kurallar ile bağdaştırılması mümkün değildir. Sigorta şirketinin ödeme yapması yargı yükünü azaltırken, az ödeme yapması ise bu defa artan yargı yükü anlamına gelecektir. Denge adalet ile kurulmadıkça bir gün sigortacının ödemesi, öbür gün yargının iş yükü azalıp artacaktır.

Zarar ve tazmini kısa yazının konusu yapılmayacaktır.

Burada değinilecek husus 2 Ağustos Tarihli Resmi Gazete ile hukukumuza ARABULUCU olarak giren alternatif hukuk uyuşmazlık yolunun trafik zararlarında da BİR SEÇİMLİK YOL olarak getirilmiş olmasıdır.

ARABULUCUYA BAŞVURU ZORUNLU DEĞİLDİR. Taraflara ibir hak tanınmıştır. Sigortacı da başvuru yapabilir. Zarar görenler de.

YETKİLİ MAHKEMELER DEĞİŞMEMİŞTİR.

Son söz olarak tahkim yolu ile elde edilen sonuçların yargı ile kural olarak/menfaat olarak aynı ancak daha hızlı olduğunu beyan etmek isteriz.