İADE-İ İTİBAR ÖNCELİKLE LİYAKAT KAVRAMINA YAPILMALIDIR.

 

Kamu görevlilerinin haklarının kanunla düzenleneceği Anayasamızın 128. Maddesinin 2.fıkrasında düzenlenmiş, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu madde 3 Temel İlkeler  Fıkra C

“ Liyakat:

C) Devlet kamu hizmetleri görevlerine girmeyi, sınıflar içinde ilerleme ve yükselmeyi, görevin sona erdirilmesini liyakat sistemine dayandırmak ve bu sistemin eşit imkanlarla uygulanmasında Devlet memurlarını güvenliğe sahip kılmaktır”

Şeklinde düzenlenmiştir.

 

GÖREVE GİRME,

İLERLEME VE YÜKSELME,

SONA ERDİRİLMESİ ,

Işlemlerinde LİKAYAT ESASI GEÇERLİDİR.

Bu İLKE EŞİT OLARAK UYGULANACAKTIR.

 

Geçmiş dönemde birbirini kendi bağları ile yukarı doğru çeken yapılanmayı milletimiz, devletimiz AKİM- sonuçsuz bırakmış, devlet yapılanmasından dışlanmaları için olağan üstü bir çalışma yapılmaktadır.

LİYAKAT esasına göre görevde yükselmesi gereken bir çok kamu personeli memurken şef, şef iken müdür, müdür iken daire başkanı, daire başkanı iken genel müdür yardımcısı ve daha yukarı kademelere gelememiştir.

Kendi bağları ile birbirini atama ve terfi zincirinde yukarı çeken yapılanmanın gerçekte ne kadar zayıf, ne kadar beceriksiz olduğu görülmüştür. Zira bu kişiler bulundukları hiç bir göreve hakları ile gelmemişlerdir. Kendilerini ari ırk gibi seçilmiş gören diğer kesimleri tümden dışlayan bu yapılanmanın kendileri ile millet huzurunda yüzleşmelerinde aziz milletimiz gerekli cevabı vermiş ve devletimizde liyakat esasına dayanmayan bu yapılanmanın tüm unsurlarını sistem dışına çıkarmaktadır.

Liyakat esasına aykırı olarak ve bir çok kanun dışı yol ile bir çok makam ve görevi yapan bu kişilere yapılan ödemelerin; tüm geçmiş dönemler için  geri alınıp alınmayacağı, artık tartışılması gereken bir zamana gelmiştir. Gerçekten yediler, içtiler gittiler hesap ödemediler, ödeyecekleri tek hesap yargılanma sonucu alacakları ceza mıdır ?  bunu mu diyeceğiz Yoksa hak etmedikleri maaşlar, ücretler ne olacaktır ? geri alınabilecek midir?

Bir diğer soru ise şudur. Hakkımdı ama vermediler diyenlerin geçmiş dönem kayıpları olmuş mudur? Oldu ise nasıl telafi edilecektir. Örneğin daire başkanı olmayan bir müdür, şef olamayan bir memur da tıpkı atanamayan veya işten haksız atılan kişiler gibi geçmişe yönelik bir hak sahibi olacak mıdır.

Dünün yaraları  geçmiş için sarılamasa bile, LİYAKAT ESASINA DÖNÜLEREK EŞİT İMKANLAR İLE VE EN ÇOK MAĞDUR OLANLARDAN BAŞLANARAK geleceğe yönelik gönüller alınabilir mi?

YENİKAPI mutabakatı, kamu görevleri ve yükselmesin de de esas alınarak hızlıca yerleşik değerlere sahip olan kişilerin gönülleri alınamaz mı ?

Diyelim ki; şu an kadro doluluğu nedeni ile  ve mağdurun da çokluğu nedeni ilea tama yapılsa dahi geride kalanlar, işlem yapılamayan olursa ne yapılabilir. Özlük haklarında emeklilik haklarını da etkileyecek şekilde belirli makamda belirli süre geçirenlere tıpkı bir üst görevde hizmete atanmışlar gibi özlük hakların tanınması yoluna gidilebilir.

Bütün kamu görevlilerinin bütün makamlara gelebileceğini kabul etmek yine yerleşik siyaset algımızla bağdaşmamaktadır. Bu günde yarında siyasilerle ile birlikte müsteşar, genel müdürler, genel müdür yardımcıları değiştirme hakları dışında (ulusal güvenlikle ilgili olmadıkça) diğer kademedeki görevlilere karışamamaları, müdahil olmamaları tamamen LİYAKAT sisteminin geçerli olacağı hatta seçim dönemlerinden önceki ve sonraki 6 ay içinde bu kadroların (müsteşar, gnel müdür ve yardımcıları) bir sisteme geçilerek LİYAKAT esasına yeni anlamlar yüklenebilir.

SON SÖZ : LİKAYAT ESASI YENİDEN HAYATA GEÇİRİLEREK TARAF GÖZETMEDEN  EŞİTLİK İLKESİ UYARINCA MAĞDUR EDİLEN PERSONELİN TERFİLERİ DAHA HIZLI SAĞLANABİLİR. KADRO YOKLUĞU NEDENİ İLE ATANAMAYANLAR İSE MAAŞ VE EMEKLİLİK BAKIMINDAN SANKİ ATANMIŞ GİBİ BİR HAK SAHİBİ YAPILABİLİR.