20.07.2017-KADIN ÇALIŞMA BAKANIMIZA HAYIRLI OLSUN-KADINLAR KADIN BAKANDAN NE BEKLER (SOSYAL GÜVENLİK

İkinci kez bir kadın Çalışma Bakanı oluyor. Sayın Bakan Jülide  Sarıeroğlu'nu tebrik eder, başarılar, hayırlı hizmetler dilerim.

Erkeklerin çalışma yaşamında baskın oldukları, kadınların özellikle toplumumuza has özellikler  çalışma yaşamında yeterince başarılı olamamalarına neden olmaktadır.

Orta öğrenim başarı puanlarına  bakıldığında kızların erkeklerden daha başarılı olduklarını özellikle üniversite sınavlarında başarılarında görmekteyiz. Kızlar ile erkekler arasındaki başarı oranı kızlar lehine 10 puanlık bir farka ulaşmıştır (Yaklaşık erkekler % 45- kızlar % 55) ve bu oran daha artacaktır. Peki kızların daha başarılı olmalarına daha çoğunun üniversite mezunu olmalarına rağmen aynı dönem mezunu bir erkek ile kızın çalışma günleri mukayese edildiğinde kızların daha az gün çalışabildikleri görülmektedir. Belki de bunun doğal sonucu olarak kadınlar erkeklerden daha erken emekli olabilmektedirler.

Kadınların erkeklerden daha erken emekli olabildiklerinin düzenlenmeye başladığı (kademeli yaş uygulaması sonrası bu uygulamadan önce kadın 50 erkek 55 yaş SSK emekliliği söz konusu idi) dönemlerde bir kadının 50 bir erkeği 55 yaşında olması sadece emekli zamanını etkiliyor ancak emekli aylığının özellikle asgari ücret-kazanç düzeyinde ödeyenler bakımından etkilemiyordu. Eski sistemden emekli olan 50 yaş kadın veya 55 yaş erkeği bugün emekli olsa aylıkları 1.600TL civarında olacaktı.

Kademeli yaş ile birlikte emekli yaşı uzamasına rağmen, esasen aylık bağlama sistemindeki değişiklik ile artık  asgariden 1.600 TL aylık yerine asgariden 800TL lik aylıklar dönemine gelmiş bulunuyoruz.

Sadece emekli olmak yeterli olmamakta iyi rakamlı bir aylık için çok gün+yüksek kazanç birleşimine ihtiyaç bulunmaktadır.

Kadınlar toplulumuzda  doğum, çocukların yetiştirilmesi, sosyal görevler, anne-babaya bakım, düğün,ölümde sosyal görevler, hastaya bakım gibi bir çok  nedenle iş yaşamında uzaklaşmaktadır. Örneğin çocuğu hasta olan evde kalması gereken baba ve anne çalışandan biri izin alacak olsa bu mutlaka kadın olmaktadır. Çocukların yetişme süresinde yeterli deneyimi olan bakıcı bulamamak, bakıcıların amatör olması, sık değişmelerine neden olduğu gibi kadının iş yaşamına bağlanmasına engel olmaktadır. İşte kadını iş yaşamından uzaklaştıran bu nedenler aslında işe yerleştirmede tercih edilmeme nedeni olarak olumsuz bir ön şarta dönüşmekte, kadın ve erkeğin her ikisinin de yapabileceği bir eşte tercih erkekten yana olmaktadır.

Son dönemlerde dede-neneye çocuk bakımı için destek, çalışan kadına veya çalışan eşine doğumda yarım çalışma hakkı tanıyan düzenlemeler yanında kadın çalışmasını artıran teşvik uygulamaları kadınlar lehine kadın istihdamını artırsa da güvenlik istihdam alanında hala erkekler açık ara önde oldukları gibi  madenler,inşaat, ulaştırma gibi sektörler erkeğin tekelindedir denebilir. Siyaset alanı da bu ayrımından nasibini almış gerek vekil sayısı gerek Bakan düzeyinde kadınlar son dönemlerde artan sayılarına rağmen siyasete halen  uzak durmaktadırlar.

İş yaşamına kadınların yeterince adapte olamamalarının  doğal sonucu kadınları kendi adlarına sosyal güvenliklerine-emekliliklerin erişiminde yeterli süreyi dolduramamalarına neden olmaktadır. Özellikle vasıflı olmasına rağmen sırf eşinin kariyeri, iyi kazancı nedeni ile çalışma yaşamına hiç girmemiş kadınlar özellikle boşanma halinde hiçbir güvence ve sosyal haksız kaldıklarından veya  düşük düzeyli koca aylığı nedeni  ile anlaşmalı boşanarak ölen anne ve babalarından aylık alma yolunu seçebilmektedirler.

O halde sosyal güvenlik karşısında kadın;

-Emeklilik için gün tamamlarken,

-İyi bir aylık için yeterli düzeyde SGK primi öderken;

Geride kalmakta yeterli imkana sahip değildir.

Sosyal güvenlikte erkekler sigorta öncesi askerliklerini koşulsuz borçlanabilirken kadınların sigorta öncesi doğum yapmaları halinde borçlanma hakkı açıkça engellenmiş bulunmaktadır.

KADIN LEHİNE YADA KADINLA ERKEĞİ EŞİT DURUMA GETİRMEK İÇİN İLK SOSYAL GÜVENLİK ADIMI

KADINLARIN SİGORTA GİRİŞ ÖNCESİ DOĞUM BORÇLANMA İMKANLARININ TANINMASI KANUNUN BU ŞEKİLDE DEĞİŞTİRİLMESİ OLMALIDIR. Borçlanma bir hak olarak tanındığında kadınlar aranan süre e gün koşulunu daha kolay tamamlayacaklardır.

Çalışmayan kadının çalışan eşi tarafından boşanması halinde çalışan kocanın sosyal güvenlik hakkının paylaşımı ve yarısının kadına ait olduğunun kabul edilmesi ise Avrupanın bir çok ülkesinde olmasına rağmen Medeni Kanun değişikliği sırasında orijinal hükümler alınmayarak kadının ülkemizde mahrum olması erkeğin kolayca yeni yaşam kurmasının yolu açılmış ve kadınlar adete sosyal güvenlik anlamında ölen anne babalarının aylıklarına mahkum edilmiştir. Bu çok tartışılıp ve yeterli ifade  ile Medeni Kanuna  ve Sosyal Güvenlik düzenlemelerinde ise ölüm aylıklarında  aylık engeli olarak düzenlenmesi gereken   ama mutlaka yapılması gereken ve eski dönemlerde yapılmayarak sosyal güvenlik sorununa dönüştürülen bir durumdur. Avrupada ölümde reşit kızlara aylık verilmez zira onların ya kendi çalışmaları ya evlendiklerinde çalışmamaları halinde çalışan eşlerinden güvence altına alındığından bir ihtiyaç olarak ta görülmemektedir.

Bir başka sorunda 5510 döneminde ölen kişilerin borçlanma ile 900 günü tamamlama imkanına sahip olamayan eş ve çocuklarının sosyal güvenliksiz kalmalarıdır. 30.09.2008 ölen 300 günü olan SSK lı 600 gün askerlik borçlanarak ölüm aylığı alırken 1.10.2008 de ölen erkek için eşi-çocuğu askerliği borçlanarak 900 gün ile ölüm aylığı alamaz, bu durumda 1.800 gün aranmaktadır. Şu ana kadar bu durumda dava açılan ve reddedilen binden fazla dosya vardır. 900 sigortalı günün borçlanma ile tamamlanması halinde dahi ölüm aylığı bağlanmasının yolu açılmalıdır. Bu halde aylığın bir üst sınırı konularak kötüye kullanımların önüne geçilebilir. Örneğin borçlanma asgari kazançtan yapılır veya borçlanma sigortalının bildirilmiş olan sigortalı günlerinin ortalama kazancından fazla olamaz gibi bir kural ile sosyal ödemeye benzer bir durum oluşturulabilir.(Zira 900 gün ile 1 eş 2 çocuk için SSK için 4.200, BAĞ-KUR için 5.000TL ve üzeri bir ölüm aylığı kurgulanabilir.) Kendi çalışması olmayan çocuklu kadınların  yetersiz güne sahip sigortalı eşlerinin ölümü halinde, çocuklu kadınların korunması, çocukların korunması anlamına geleceğinden toplum geleceği bakımından bir güvenceye dönüşür.

Bir çok sorun var ama bu üç sosyal güvenlik sorunun çözümü bir Bakanı unutulmaz yapar, tarih hep hatırlar.

O HALDE ÜÇ SOSYAL GÜVENLİK ÇÖZÜMÜ;

  1. Kadınlar sigortaya girmeden önceki süreleri borçlanma hakkına sahip olmalıdır.
  2. Boşanmada çalışmayan kadın çalışan kocanın sosyal güvenlik hakkının yalnızca evlilik süresinin yarısının kendisine ait olmasını isteyebilmelidir.
  3. Ölümde 900 gün askerlik borçlanması ile kötüye kullanma imkanı verilmeden tamamlanarak ölüm aylığı alınabilmesi için;

Yasal düzenleme yapılabilmelidir.

SAYIN ÇALIŞMA BAKANIMIZA YENİ GÖREVİNDE TEKRAR BAŞARILAR DİLERİM.