14.08.2017-İKRAMİYE- TAZMİNAT- ANAYASA MAHKEMESİ KARARI VE MUHTEMEL SONUÇLARI

Resmi Gazetenin 02.08.2017 tarihinde yayımlanan Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru sonucu verilen  Genel Kurul Kararına göre

( E.2014/7621 ve 25.07.2017);

-Başvurucu; Emekli Sandığına başvurusu ve idare mahkemesi  davasında güncelleme istemiş, Ancak yerel mahkeme kararı istemi reddetmiştir(Karar sh.2  başlık 12).

-Mahkemeye yapılan güncellemeye ilişkin talep Bölge İdare Mahkemesi  tarafından esas tazminat isteminin dışında farklı bir talep  olarak değerlendirilemeyeceği açıklaması bulunmaktadır (Karar başlık 14).

-Anayasa Mahkemesi Genel Kurul Kararı olarak verdiği kararda ( Bireysel Başvurularda alt komisyonlar ile Genel  Kurul  Kararları arasında bağlayıcılık bakımından fark  yoktur. Bireysel başvuru sonucuna etkisi bulunmamaktadır. Komisyonlarda yeterli görüş oluşmayan hallerde Genel Kurul Kararı usulü uygulanmaktadır denebilir) Ödeme tarihindeki katsayılar üzerinden ödenmemesi nedeni istemde 33.000TL maddi, 5.000TL manevi tazminat yerine, maddi tazminat olarak mülkiyet hakkının ihlaline  dayalı olarak 10.000TL maddi tazminata karar verilmiştir.

KARARDAN KİM YARARLANIR KİM YARARLANMAZ

1-DAHA ÖNCE BAŞVURU VE DAVA DİLEKÇELERİNDE GÜNCELLEME İSTEĞİ OLMAYANLAR, REDDEDİLMESİNE  RAĞMEN TEMYİZ YOLUNA GİTMEYENLER YARARLANAMAZLAR.

2-BU TALEPLERİ OLSA DAHİ BİREYSEL BAŞVURU SÜREİ OLAN 1 AYI GEÇİRENLERDE YARARLANAMAZ.

3- KARAR GENEL DEĞİL KİŞİSEL OLDUĞUNDAN SADEVE BAŞVURU SAHİBİ YARARLANIR.

Binlerce dava sahibinden sadece  az sayıda bir grubun yararlanması anlamanı gelen bu karar GERÇEKTE BİR BAŞKA YÖNE İŞARET EDEBİLMEKTEDİR.

Bilindiği bu davalar 6270 sayılı yasa ile değişiklik öncesi döneme aittir. Ancak sonraki dönemde açılan ani 30 yıl ve üstü ikramiye süresi için istemde bulunan davacılar yönünden güncelleme talebi var ve halen süreler bitmemiş ise güncellenmeme nedeni ile   halen  emsal karar gibi tazminat isteyebilirler.

ANCAK BİLİNDİĞİ GİBİ  30 yıl üstü ikramiye alacaklarının bir kısmı dava ile ikramiye alacaklarını almışlar almayanlar içinse 27 Ocak 2017 tarihli resmi  gazetede yayımlanan  6770 sayılı kanun ile 5434 sayılı kanuna eklenen  geçici 226 hükmü ile aynen

MADDE 1 – 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununa aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 226- Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce otuz yıldan fazla emekli ikramiyesine müstahak hizmet süreleri bulunmasına rağmen, otuz tam hizmet yılı üzerinden emekli ikramiyesi ödenenlere, otuz yılı aşan her tam hizmet yılı için 50 Türk lirasının altında olmamak üzere, görevlerinden ayrıldıkları tarihteki emekli keseneğine esas aylık unsurları üzerinden aylıklarının başlangıç tarihindeki katsayılar ve emekli ikramiyesi ödenmesine esas hükümler dikkate alınarak tahakkuk ettirilecek emekli ikramiyesinin, kendilerinin veya hak sahiplerinin bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden bir yıl içerisinde başvuruda bulunmaları şartıyla, 7.500 Türk lirasına kadar olan kısmı başvuru tarihinden itibaren üç ay içerisinde, varsa kalan kısmı ise ilk ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak kanuni faiziyle birlikte takip eden yılın aynı ayı içerisinde ödenir. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce başvuru yapıp dava açmamış olanların başvuruları, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte yapılmış sayılır. Bu fıkra kapsamında ödenecek toplam ikramiye tutarı hiçbir şekilde 100 Türk lirasının altında olamaz.

Görülmekte olan davalarda ayrıca bir başvuru şartı aranmaksızın bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay içerisinde, dava öncesi yapılan idari başvuru tarihinden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte hesaplanacak tutar birinci fıkra hükümlerine göre ödenir. Mahkemelerce, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış davalarda davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilir. Yargılama giderleri idare üzerinde bırakılır ve vekalet ücretinin dörtte birine hükmedilir. Ayrıca, ilk derece mahkemelerince verilen kararlar hakkında Sosyal Güvenlik Kurumunca kanun yollarına başvurulmaz ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılan itiraz veya temyiz başvurularından vazgeçilmiş sayılır.”

 

İŞTE BU HÜKÜMDE YER ALAN   AYLIK BAŞLANGIÇ TARİHİNDEKİ KATSAYILAR İBARESİ HER ZAMAN İÇİN ANAYASA MAHKEMESİNE İPTAL YOLUNA açılacak davalar ile (yani önce kuruma başvuru, ret halinde idari yargıda açılacak davada anayasaya aykırılık yoluna) götürülerek iptal sağlanabilecektir.

Kararda ismi yazılı olan avukatı ve iş sahibini, özellikle kararda ismi olan her hakimi  hukuk yaşamımızı zenginleştirdikleri için tebrik ediyorum.

 

SONUÇ                : Karar geçmiş olaylarda dava ile istemin olmaması, uygulanamaz iken ret halinde itiraz ve temyize gidilmemesi  gibi nedenler ile bir çok emekli ikramiyesi davasında fiilen uygulanamaz iken, 6770 sayılı kanun değişikliğe iptal edilebilir ışığı yaktığından Genel Kurul  Kararı olarak çok daha fazla değer kazanmaktadır.

-İdarenin bütün ikramiye alacaklılarını bir düzenleme ile aynı hakka kavuşturması da mümkündür.