30.03.2018-(7103)TORBA KANUN 1- TEŞVİK DAVALARI DÜŞÜYOR MU ?

Hukuk lisanında davanın düşmesi tabiri kullanılmaz. Belki hukukçular arasında takip edilmeyen dava için kullanılır. Davadan sonuç çıkmama hallerine günlük lisanda davanın düşmesi olarak ifade edilmektedir. Bu husus dava konusu işlemin dava sürerken yerine getirilmesi halinde konusuz kalma, davadan feragat gibi hallerde de dava bittiğinden düşme olarak ifade edilebilmektedir.

Evet teşvikle ilgili davalar artık devam etmeyecek, kanun bu hali 7103 sayılı Torba  Kanunun 70 maddesi ile 5510’a ek madde 17 olarak getirilen düzenlemenin 4 fıkrasında şöyle düzenlemiştir.

Fıkra 4 “  Görülmekte olan davalarda ayrıca bir başvuru şartı aranmaksızın, dava öncesi yapılan idari başvuru tarihinden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte hesaplanacak tutar üçüncü fıkra hükümlerine göre mahsup veya iade edilir. Mahkemelerce, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış davalarda davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilir. Yargılama giderleri idare üzerinde bırakılır ve vekâlet ücretinin dörtte birine hükmedilir. Ayrıca, ilk derece mahkemelerince verilen kararlar hakkında Sosyal Güvenlik Kurumunca kanun yollarına başvurulmaz ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılan kanun yolu başvurularından vazgeçilmiş sayılır.”

17 maddenin bir ve ikinci fıkralarında  kapsamın, 5510, 4447 veya bir başka kanundan kaynaklanan teşvik olması ayrılmamıştır. Bütün teşvikler bu kapsamdadır.

Bu nedenle;

-İster 5 puanlık teşvikler ister kamu ihale kapsamındaki işler ister diğerleri olsun,

-İster İşsizlik kanunundan doğan teşvikler olsun sonuç fark etmeyecektir.

İkinci fıkra ile hükmün yürürlük tarihi 01.04.2018 tarihinden 1 ay içinde başvuru yapma koşulu getirilmiş olmakla birlikte dava açanlar için 4 fıkrada başvuru şartı aranmayacaktır.

Bu davalar konusuz kalacak;

-Yargılama giderleri SGK üzerinde bırakılacak,

-Davacı avukatlarına vekalet ücretinin ¼ ü verilecek (nispi maktu ayrımı yok, miktar varsa nispinin dörtte biri olmalı),

-SGK tarafında temyiz edilen davalar temyiz edilmemiş kabul edilecektir.

Bu noktada sorun şudur. Madem başvuru koşulu yok, bu davalar hakkında ne zaman karar verilecek,

Yani SGK ödeme işlemini yapacak davada o zaman mı karar verilecektir.

Ödeme sürecinin 3 yıla kadar uzayacağı kabul edildiğinde dosyaların 3  yıl hakim önünde kalması amaçlanmış olamaz. Fıkranın sonunda yer alan karara çıkan dosyalar bakımından  SGK nın temyizden vazgeçmiş sayılacağına dair hükümde dosyalar hakkında ödeme sürecinin beklenmeyeceği anlamı çıkabilecektir.

O halde yürürlük tarihi olan 1 Nisan 2018 ve sonrası ;

-Yerel mahkemeler ve Bölge Adliye Mahkemeleri ister duruşma günü, ister duruşma günü beklemeksizin kanun gereği konusuz kalma kararı verebileceklerdir. Verilecek kararlarda vekalet ücreti ¼ davacı yan için ve yargılama giderleri de SGK üzerinde bırakılabilecek, SGK harçtan muaf olduğu için harçların iadesine denebilecektir.

-Temyiz aşamasında olan dosyalar ise yasal olarak temyizden vazgeçilmiş sayılması gerekçesi ile mahkemesine iade edilebilecektir. Bu dosyalarda vekalet ücreti ve masrafların yeniden düzenlenmesine gerek yoktur. SGK tarafından işlem sırasında vekalet ücretlerinin tamamı değil bir kısmını ¼ ünü ödeyecektir.  Kişisel kanaatimiz yeniden bu hususun düzenlenmesine gerek olmayacağıdır. Zira amaçlanan husus yargının yükünü azaltmaktır.

Üstelik ödeme aşamasından önce davalar hakkında konusuz kalma kararı verilmesi, yürürlük öncesi bir dava açıldığının belgelenmesi bakımından da belge değeri olacağından karar verilmesinde yarar bulunmaktadır.

Davalarda karar verebilmek için, ödeme sonucunun beklenmesi yolunun seçilmesi, ödeme bitene kadar yargının meşgul edilmesi sonucunu doğuracağından anlamlı bulmuyoruz. Zira konusuz kalma kararından sonra işlemin gerçekleşmemesi halinde yeniden dava açma hakkı olacağından yeni dava açılabilecektir. Konusuz kalma mutlaka hemen ödeme olarak anlaşılmamalıdır. Zira kanun bir süreç içinde ödeme/mahsup sistemini getirmiştir. İşlem gelecekte tesis edilecektir.Yasa işlemi bir vadeye bağlamıştır.

Kararların bu yönde olması halinde aksi düşünce olan davacılar istinaf ve temyiz yollarına gidebilecektir.

Kararların hangi yönde olacağı zaman içinde görülecektir. Kimsenin yargıya talimat verme hakkı, yetkisi bulunmamaktadır. Hakimlerimizin taktirindedir.

Ancak  hemen verilecek konusuz kalma  kararlarının  yeni düzenleme ölçüsünce hak kaybı doğurmayacağını düşünmekteyim.