11.05.2018-ENGELLİLER HAFTASI

Ben bir engelli babasıyım;

Siz bir engelli babası, annesi, kardeşi, yakınısınız.

Yakinen biliyorum ki, engellinin ilk sorunu toplumsal kabuldür, Bunun  ilk öne çıkan yönü engellenin çalışma yaşamına katılabilmesidir.

2018 yılında daha önce memur olmak isteyen engellilerden son grubun ataması yapıldı, yeniden engelli sınavı açıldı.

Yine 2018’de Kamu alt işverenleri çalışanı olan engelliler, kamunun sürekli işçi kadrolarına alındı. 696 sayılı KHK’ye bakınca kamu sürekli işçi kadrosuna geçenlerin emekli zamanı gelenlerin kendileri istemedikçe işten çıkarılmayacakları açıklamaları ile emekliliği gelmiş bir çok engellinin çalışma yaşamında kalmaları sağlandı.

KHK ile ihraç edilen engelli memurların, açıkta iken emekliliğini reddeden SGK işlemleri yargı kararları ile aşıldı.

Ancak engel grubu nasıl bir çeşit değilse, sunulan çözümlerin de farklılaştırılması gerekiyor. Bu türden olmak üzere bazı engel grupları KPSS’ye girmese de sözel sınavla işe alınabilir şeklinde uygulamalar gelişti.

Engelliler için bunlar yeter mi derseniz tabi yetmeyecektir.

Soruna  herkes kendi cephesinden sorunlar ve çözümler bulmaya çalışacaktır.

Engellilerin emeklilik işlemleri ile uğraşan bir Avukat olarak benim penceremden çözüm bekleyen sorunları şöyle sıralamak mümkün,

-Engellinin istihdama hazırlanması, (el beceresi, iş becerisi, sosyal ortama uyum, toplumsal tepkiler ile yüzleşme, diğer bireyler ile iletişimin geliştirilmesi).

-Engelli sayısının artışının önlenmesi  (Kanser,şeker,kalp gibi bir çoğu sağlıksız beslenme ve yaşama bağlı  hastalıkların artması engelli sayısını artırmakta, bu tip engellilik yeterli bilinçlenme ile önlenebilirken engelliye dönüşmektedir. Örneğin aşırı kiloluğun gelişmesine bağlı ayağını kırıp daha da kötüleşenler. Daha iyi ekonomik koşullarda yaşam ve bilinçli beslenme bu grubun sayısını azaltacak, sağlıklı toplum daha az engelli olacaktır.)

-Engelli türleri arasında bir ayırım yapılmıyor oluşu. (Örneğin 30 sene sağlıklı yaşamış, sağlığında her tür imkanı olan –eğitim, el becerisi-bilgi vb- kişilerin, doğuştan engelliler ile aynı korumayı almamaları, daha haklı ayırımların varlığı düşünülebilir.

-Engelli aylığından doğan sorunlar (Planlı bir prim ödeme sistemi ile engelli aylığı aslında bir fırsat aylığına dönüştürülebilse de engelliler bu mali imkandan genelde yoksundur. Bunun daha adil çözümü, aylıklarda yer alan alt sınır aylıklarının yükseltilmesidir.

-Aylıklardan doğan farklar (Bu noktada kastımız doğrudan malül aylığı alırken kısmi iyileşme nedeni ile aylığı kesilip, yeniden prim ödemek zorunda kalanların malullerin yeniden çalışması veya yaşlılık aylığı alanların yeniden çalışması halinde eski aylıklarının zamlı yeni tutarlarından mahrum olmaları yeni aylık hesaplarının eski haklarını korumaması olarak anmak yerinde olabilecektir.

-Yeniden alınan engelli raporlarındaki sorunlar (Her bir engelli yönetmeliği bir önceki yönetmelikten doğan hakları saklı tutsa da, uygulamada bu husus atlanmakta aynı arızda için daha düşük oranlar verilmektedir. Engellilerin hatırlatması veya itirazları yerinde olacaktır)

İyi şeyler yok mu;

İki küçük detay mesela, kanser hastalığından engel oranı Balthazard formülüne girmez. Aynı kişinin varsa diğer arızaları hesaba girer.

Başka yok mu, malül kadınlar evli de olsalar ölen anne babalarının aylıklarını alabilirler, yeter ki kendileri halen çalışıyor veya emekli olmasınlar.

Her birimizin bir parçası olan, hayatın değerini bir kez bir kez daha minik detaylarda bile mutlu olarak bize güç veren Engellilerimizi bir daha, daha çok seviyor ve yaşam gayretlerini takdir ediyorum.