YENİ ASGARİ ÜCRETİN KABUL ŞEKLİ VE OLUMSUZLUKLAR NELER-NASIL GİDERİLİR ?

Yılın ilk sorusu şuydu telefona gelen mesaj “Allah aşkına agi dahil ne kadar asgari ücret” bu mesaja duyarsız kalamadım. İşi biraz daha detaylandırmak şart oldu.

Yasal Düzenlemeler

4857 Sayılı İş Kanunu

Asgari ücret

Madde 39

İş sözleşmesi ile çalışan ve bu Kanunun kapsamında olan veya olmayan her türlü işçinin ekonomik ve sosyal durumlarının düzenlenmesi için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca Asgari Ücret Tespit Komisyonu aracılığı ile ücretlerin asgari sınırları en geç iki yılda bir belirlenir.

Devamını oku...

EMEKLİ OLMALIMIYIM? ÇALIŞMAMA RAĞMEN NEDEN İKİ KEZ EMEKLİYMİŞİM GİBİ HESAP YAPILIR ? VERİLER DOĞRU M

Her yılın sonunun en zor sorusu aslında ne zaman  emekli olmam daha karlıdır. Bu yıl olayım mı gelecek yılı bekleyeyim mi sorusudur?

Bu yıl yazı ve soru olarak üzerine gidilmedi, burada bu soruya doğrudan bir cevap arayacak değiliz. Sistem kurgusu nasıldır. Nedenleri ve çözüm arayışları dile getirilmeye çalışılacaktır.

Halen emekli olmak isteyen işçilerin-SSK-4/1a sigortalılarının emeklilik hesapları üç aşamalı olarak yapılmaktadır.

Bu üç aşamadan ikisi tam olarak işçiler eskiden emekli olmuşlar gibi hesaplanmaktadır.

Devamını oku...

BORÇLANMALAR BİR KEZ Mİ İPTAL ETTİRİLEBİLİR ?

SGK’YA YAPILAN ASKERLİK, YURT DIŞI VE DOĞUM GİBİ BORÇLANMA BEDELLERİNİN GERİ ALINMASINA İLİŞKİN DETAYLARIN AÇIKLANMASI

Yukarıdaki başlık sayın Vakkas Demir beyin yazı başlığı, ayrıntılı yazı ise http://www.sgkrehberi.com/haber/6745 adresinde yayımlanmış,

Aynı yazı Facebook’ta takipçisi olduğum ALMANYA TÜRK HUKUK BÜROSU’nun sayfasında 30 Ekim 2015 tarihinde sayın Şerif Yılmaz tarafından paylaşılmıştı.

Ayni konu sayfa yazarlarımızdan sayin Vedat İlki tarafından 30.08.2013 tarihli yazıda ele alınmış ve güncel değişiklikler duyurulmuştu.

Vakkas bey pek çok yazısı gibi burada da derli toplu güzelce bilgilendirmiş.

Dün SGK’ya yaptığımız doğum borçlanmasını müvekkilin ikinci kez iptal ettirmek istemesi başvurumuzda aynı yazı içeriğindeki gibi bir kez para iadesi yaparız. İkinci kez yapmayız uyarısına muhatap oldum. Yazı nedeni ile de sahibi olduğum bu bilgi aslında beni çokta şoka uğratmadı.

Ancak iş öylemi idi acaba gerçekten 1 kere mi iptal işlemi yapılırdı.

Devamını oku...

MESLEK LİSESİ VEYA ÇIRAKLIK SİGORTASI (1) SİGORTA BAŞLANGICI

(Konuya ilgi duyanların sayfa yazalarımızdan Aygün Aygökçe'nin 08.12.2015 tarihli aynı konudaki yazısını da okumalarını yararlı bulmaktayım)

Her gün yaklaşık 4 ayrı kişiden şu soruyu alıyorum.

SGK hizmet cetvelimi güncellemiş, artık meslek lisesi dönemindeki stajım/çıraklık dönemim sigorta başlangıcı görünüyor.

Devamını oku...

KURSİYER/ÇIRAK/MESLEKİ ÖĞRENİM GÖRENLER (2) ÜCRET HAKKI

Son aylarda aldığım en çok sorulardan biri de kursiyer, çırak ve mesleki eğitim görenleri bu süre zarfında ücrete hak kazanıp kazanamadıklarıdır.

3308 sayılı çıraklık kanunun adı meslek eğitimi kanunu olarak değişmiştir.

Öncelikle  belirtmek gerekir ki;

18 yaşını tamamlayan çıraklar hakkında İş Kanunu hükümleri sadece iş güvenliği bakımından uygulanır.

3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunun ilgili hükmü  ÜCRET VE SOSYAL GÜVENLİK :

MADDE 25 "Aday çırak, çırak ve işletmelerde meslek eğitimi gören öğrencilere ödenecek ücret ve bu ücretlerdeki artışlar; aday çırak veya çırağın velisi veya vasisi veya kişi reşit ise kendisi; öğrenciler için okul müdürlüğü ile işyeri sahibi arasında Bakanlıkça belirlenen esaslara göre düzenlenecek sözleşme ile tespit edilir. Ancak, işletmelerde meslek eğitimi gören öğrenci, aday çırak ve çırağa yaşına uygun asgari ücretin %30'undan aşağı ücret ödenemez. (Değişik son cümle: 6111 - 13.2.2011 / m.64) "Ancak, işletmelerde meslek eğitimi gören örgün eğitim öğrencilerine, asgari ücretin net tutarının yirmi ve üzerinde personel çalıştıran işyerlerinde yüzde 30'undan, yirmiden az personel çalıştıran işyerlerinde yüzde 15'inden, aday çırak ve çırağa yaşına uygun asgari ücretin yüzde 30'undan aşağı ücret ödenemez."

Aday çırak, çırak ve öğrencinin eğitimi sırasında işyerinin kusuru halinde meydana gelecek iş kazaları ve meslek hastalıklarından işveren sorumludur.

Aday çırak, çırak ve öğrencilere ödenecek ücretler her türlü vergiden müstesnadır.

Aday çırak, çırak ve işletmelerde meslek eğitimi gören öğrencilere sözleşmenin aktedilmesi ile 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun iş kazaları ve meslek hastalıkları ile hastalık sigortaları hükümleri uygulanır. Sigorta primleri 1475 sayılı İş Kanununun 33'üncü maddesi gereğince bunların yaşına uygun asgari ücretin % 50'si üzerinden bakanlık (Ek ibare: 6111 - 13.2.2011 /md.64) "ve mesleki ve teknik eğitim yapan yükseköğretim kurumlarının bağlı olduğu üniversitelerin" bütçesine konulan ödenekle karşılanır.

Aday çırak, çırak ve işletmelerde meslekî eğitim gören öğrenciler hakkında 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 23,24,35 ve 42 nci maddeleri hükümleri uygulanmaz. Ayrıca bunlara aynı Kanun'a göre işgöremezlik ödenekleri bağlanacak sürekli işgöremezlik gelirine esas olacak günlük kazançların tespitinde sigorta primine esas tutulan ücret dikkate alınır."

Denilmiş olmakla öncelikle ikili bir ayrım göze çarpmaktadır.

Ücret bakımından ;

Devamını oku...

ÇOK GÜLDÜRDÜN BENİ SAYIN BİLİRKİŞİ ALLAH’TA SENİ GÜLDÜRSÜN (BASINA YANSIYAN AYLIK HESABI)

17.03.2015 tarihli yazımızda basında çıkan haberler üzerine H.U. Elazığ dosyasının Yargıtay Kararını yayınlamıştık.

Kararda Bozma sebebi olarak  Bilirkişinin üst gösterge tavan ABO (Aylık Bağlama Oranı olarak ) oranının yanlış alınması gösterilmişti.

Dünya küçük döndü dolaştı bir başka dosya içinde Bozma öncesi Mahkemeye verilen Bilirkişi Raporu elime geçti.

Bilirkişi SGK Emekli Başmüfettişi E.G. Raporu 02.01.2014 tarihli Ankara 5.İş Mahkemesi aracılığı ile Elazığ Mahkemesine gönderilmiş.

 

Raporda hata nerede ;

Devamını oku...

100TL.LİK TEMMUZ ZAMMINDAN YARARLANMAK İSTEYENLER KASIM 2015’TE EMEKLİ DİLEKÇESİ VERMELİDİRLER.

Sosyal güvenlikte emekli zamları ile düşük maaşlar karşılaştırıldığında emekli zamlarının çalışarak elde edilecek yararlardan daha çok olduğu tartışmasız kabul edilmelidir. Bu husus özellikle işçiler ve bağımsız çalışanlar için önem taşımaktadır.

Hatta o hale gelmiştir ki 2000 sonrası çalışmalar aylık tutarlarını sayı olarak az günü olanlar bakımından artırmamakta azaltmaktadır. Yani 3600, 5000, 6000 gibi günler ile emekli olmak isteyenlerin düşük kazançla çalışmaya devam etmeleri anlamlı değildir.

Devamını oku...

2015 YILI MİLLİ KOMİTE ETKİNLİĞİ ARDINDAN

20-21 Kasım 2015 tarihinde İş Hukuku ve Sosyal Güvenlik Hukuku Derneği (Türk Milli Komitesi)’nin 2014 yılı Yargıtay Kararlarını Değerlendirilmesi Semineri Ankara Hukuk Fakültesinde yapılmış oldu.

 

Kısa Notlar İletmek Gerekirse

ÖNCEKİLERDEN NE FARKI VARDI

Devamını oku...

(2)AYLIK ALMAYA BAŞLADIĞI TARİHTE BULUNAMAYAN EKSİK GÜNLER VEYA SONRADAN TAMAMLANMAK İSTENEN GÜNLER

2829 sayılı yasa 5510 sayılı yasa ile yürürlükten kaldırılmıştır. Ancak eski dönem (1.10.2008) öncesi sigortalılık işlemlerine uygulanacaktır. 2829’un ihyayı düzenleyen  5.maddesinin son fıkrası “Ancak, kurumlardan birinden aylık bağlanmış (malûllük ile vazife malullüğü aylığı bağlananlardan kontrol muayeneleri sonunda aylığı kesilmiş bulunanlar hariç) veya aylık alma haklarını kaybetmiş olanların, söz konusu devrelere ait hizmet süreleri yapılacak birleştirmede dikkate alınmaz.” Düzenlemesi  şu şekilde anlaşılabilecektir.  Aylık bağlandı ise artık ihya yapamazsın veya ihya edersin ancak hizmet birleştirmede nazara alınmayacağı için sana ihya ettiğin hizmet aylığa yeterse ayrıca bir aylık daha bağlanır yetmiyorsa ödemiş isen toptan ödeme olarak alırsın denilebilecektir.

5510’un geçiş hükümlerine dair geçici 5.maddesinde SSK ve Bağ-Kur’lular için  1.10.2008 öncesi hizmetlerin ihya usulü, geçici 4.maddesinde emekli sandığı mensuplarının ihya usulü düzenlenmiştir.

Ancak sınırlama tarihi 1.10.2008 öncesi hizmetlere ilişkindir. 1.10.2008 sonrası hizmetler ise her tahsis hükmü içinde örneğin ölüm için ölüm aylığında yaşlılık için yaşlılık aylığında düzenlenmiştir. Örneğin yaşlılık toptan ödemesi aldıktan sonra yeniden sigortaya giren kişi ihya isteyebilecektir.

Bu hükümlerde yaşlılık aylığı bağlandıktan sonra geçmiş dönem ihya edilmemiş hizmeti olanların, tahsisten sonra ihya edebilecekleri, edemeyecekleri anlaşılamamaktadır. Özellikle 1.10.2008 tarihi sonrası geçen hizmetler bakımından bu durum önem arz etmektedir. 5510 sayılı kanuna 6645 sayılı yasa ile eklenen geçici  63.maddesinde  12 aydan çok borcu bulunan 4 b sigortalılarının borç ödenmemesi halinde sigortalılıklarının durdurulması ve istenmeleri halinde tamamının ihyasının zorunlu hale getirildiğini görmekteyiz.

Borçlanmaları düzenleyen 5510 md.41.de borçlanmaların tahsisten sonra yapılamayacağına dair bir kural bulunmaktadır.  506 sayılı kanun md.60’te  2422 sayılı kanunla 1982 yılında yapılan değişiklik ile askerlik süreleri borçlanılabilir hale gelmiş, grev ve lokavtta geçen  sürelerim borçlanılması ise 2000 yılında gelmiş ,4958 sayılı yasa değişikliği ile 2003 yılında yeniden düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerde de  borçlanmanın tahsisten sona yapılamayacağına dair bir kural bulunmamaktadır.

506 sayılı Kanun çıktığı 1964 yılından da emekli olanların yeniden çalışmaları halinde 1986 yılındaki 3279 sayılı yasa değişikliğine kadar (506 md.63)yaşlılık aylıkları kesilmekte idi hem yaşlılık aylığı hem de çalışarak ücret elde imkanı 1986 yılında getirilmişti. Aynı değişiklikte tüm sosyal güvenlik kurumlarından emekli olanlarında çalışmaları halinde (md.3 ve 63) SGDP ödeyecekleri, aylıklarını kestirmeden çalışabilecekleri düzenlenmişti.

Devamını oku...

ASGARİ ÜCRET 1.300 TL OLDUKTAN SONRA KISA DÖNEMDE İSTİHDAMDA NELER DEĞİŞECEK

Hükümetin vaadinde duracağı kesin, 1.300 TL net asgari ücrette işverenin  vergi  azaltılması, SGK prim desteği yahut hazine finansmanı ile desteklenerek işverenin-istihdamın olumsuz etkilenmemesi yolları araştırılıyor.

6552 sayılı yasanın 5.maddesi ile maden işyerlerinde çalışma sürelerinin  36 saate indirilmesi , 36 saatten fazlasının  çalışma sayılması gibi değişiklikler aslında ücretin zammı, üretim maliyetlerinin artması anlamına geldiğinden maden işyerlerinde şunlar yaşanmıştı,

-İşyeri kapatma,

-Kayden kapatılan işyerlerinde fiilen kaçak üretim (halen böyle devam eden bildiğim işyerleri  var),

- İşçi çıkarma ,

- Yemeğin yer altında yenilmesi (Ermenek olayı)

- İş güvenliği önlemlerinden maliyet olmasın diye kaçınma,

-Kayıtsız işçi çalıştırma,

- Yer üstünde çalışma gösterme,

- Kayıtların fazla çalışmasız 36 saat olarak düzenlenmesi gibi,

- Ücretlerin zamanında ödenmemesi,

Bir çok yöntem ile yasa ile gelen güvenceyi işverenler aşmaya çalışmıştı.  Bunun tek nedeni maliyet artışlarından kaçış- çıkış yolu aramaktı.

Devamını oku...

(1)AYLIK ALMAYA BAŞLADIĞI TARİHTE BULUNAMAYAN EKSİK GÜNLER VEYA SONRADAN TAMAMLANMAK İSTENEN GÜNLER

Tahsis işlemleri yapılırken sigortalı dosyasında tahsis için yeterli gün bulunması halinde aylıklar bağlanmaktadır.

Tahsis anında dosyada bulunmayan sigortalı günlerine,

  1. Grup ; prim yatmadığı için hizmet olarak kabul edilemeyen günler, mahkeme kararı veya kurumca tespit ile sonradan gelen günler, sigortalının siciline yüklenmeyen veya başka sicilde kalan günler gibi durumlar sayılabileceği gibi,
  2. Grup, başka sosyal güvenlik kurumlarında geçen ve bildirilmeyen hizmetler, bu hizmetlerden toptan ödemesi yapılıp ihyası yapılmayan hizmetler,(SSK,BAĞ-KUR,Emekli Sandığı, Bankalar, Odalar Borsalar gibi) olabileceği gibi, başka sandıklarda geçen hizmetlerden bir kısmının bildirilmediği hizmetlerde olabilecektir.
  3. Grup ise tahsisten sonraki daha önce borçlanılmayan veya ihyası yapılmayan hizmetlerin borçlanılmasının ve ihyası ile gelebilecek olan günler olarak gruplanabilir.

Kural olarak eksik olan ve sonradan dosyaya gelen her hizmetin tahsiste nazara alınmasıdır. Bu işlem kurumda ikinci karar işlemi olarak anılmakta ve gelen günler ile baştan aylık artışları ödenmektedir.

Devamını oku...

TERÖRDEN ZARAR GÖRENLERİN HAKLARI-MUKAYESE TABLOSU-BEKLENTİLER

 

TERÖRDEN ZARAR GÖRENLERİN HAKLARI-MUKAYESE TABLOSU

Devamını oku...

BORÇLANMA BEDELLERİ NE KADAR ARTACAK 2015 BİTMEDEN BORÇLANMALARA BAŞVURU YAPALIM MI?

02.11.2015 tarihli yazımızda  asgari ücretin netinin artacağı rakamın beyan edildiğini ancak neti konusunda nasıp bir yöntem izleneceğinin halen bilinmediğini aktarmaya çalışmıştım.

Net 1.300 TL olan asgari ücretin brütü 1.540 veya 1.670 TL seçilecek yönteme göre örneğin tüm asgari ücret vergiye tabi tutulmayacaksa 1540 eski yöntem gibi olacaksa 1.670 TL olacaktır.

Bilindiği gibi borçlanma bedelleri SGK asgari kazanç ölçüsü olan asgari ücretin brüt tutarı üzerinden % 32 olarak hesaplanmaktadır.

Halen brüt asgari ücret 1.273,50 TL olduğuna göre asgari ücret 1.540TL olursa % 21 civarında  1.670 TL olursa % 31 civarında artacaktır.

Özellikle yurtdışı borçlanma bedelini seçim öncesi TL’ye çevirmeyenler yüksek kurdan  döviz bozdurmanın cazibesini yavaş yavaş kaybetmektedirler. Bu halen % 10 luk bir eksilmeyi ifade ederken, bu günlerde döviz fiyatlarında gerilemenin devam etmesi halinde % 17-20 lere kadar çıkabilecektir. Üzerine bu defa asgari ücretin artacak olmasından kaynaklanacak % 21-31 arasında bir yük gelecektir.

Devamını oku...

ASGARİ ÜCRET 1.300 TL /NET- BRÜT AYARI/SOSYAL GÜVENLİK BAKIMINDAN DEĞERLENDİRME

Seçim öncesi asgari ücretin 1.300TL, 1.500TL olacağı vaatleri verilmiş ve 1.300TL asgari ücret vaad eden Başbakanımızın partisi yeniden tek parti iktidarına seçilmiştir.

Öncelikle  bu sayfadaki 05.01.2015 tarihli yazımızda asgari ücretin yıllara göre artışları mukayese edilmişti. Buna göre 2014 yılı sonunda brüt asgari ücret 1.134 TL iken 2015 yılı sonu itibari ile brüt 1.273,50 TL dir. Yani içinde bulunduğumuz dönem ile 1 yıl öncesi dönem arasında % 12,30 oranında bir artış gerçekleşmiştir. Ancak bu oran Ocak ayında artış rakamı ile Temmuz ayında artış toplamı olduğundan  Geçen yılın aralık ayına göre Ocak 2015 zammı asgari ücret brüt 1.134 TL’den 1.201,50 ye çıkarılarak % 5,952 oranında bir artış yapılmış idir. Halen asgari ücreti AGİ’li netinin ortalamasını 1.020TL olarak aldığımızda geçen yıla nazaran ocak artışları ölçüsünde arttığında halen net ortalamasının  Ocak 2016 döneminde  normal  artışla  1.080, brütün 1.349TL Temmuz 2016 döneminde ise  1.145 net,1.430 brüte ulaşması  gerekecektir.

Devamını oku...

MERHABA SAĞLIK, ELVEDA AYLIK

Sosyal Güvenliğin 1.10.2008 öncesi döneminde Sosyal Güvenlik Kurumu’nun kendi işlemlerine ve düzenlenen raporlara itiraz hakkı bulunmuyordu(506 md.116).   Meslek hastalıklarında ve iş kazalarında zaman zaman kontrol kaydı konulup, muayene için belirlenen zamanda işlem yaptırmayanların gelirleri durdurulmakta idi.   506 sayılı yasanın 25.maddesinde düzenlenmiş olan kontrol kayıtları sadece gelir bağlanan hallere münhasır olduğundan, yaşlılık ve malullük aylıklarında aylık bağlandıktan sonra kontrol imkanı bulunmuyordu.

Bu uygulama Eski Borçlar Kanunumuzun md.46, Yeni Borçlar Kanunu md.75’te yer alan tazminat isteklerinde hakimin hükmünü 2 yıl içinde değiştirme yetkisi veren kuralın bir başka uygulamasıdır.

5510 sayılı Kanun md.94 ile kontrol muayenesi Kuruma genişletilmiş bir yetki olarak verilmiş ve,

Devamını oku...

RÜCUAN ALACAKLARDA YARGITAY HESAPLAMA İLKELERİNİ DEĞİŞTİRDİ

Eski SSK döneminde iş kazası-meslek hastalığı hallerinde kurumun bağladığı geliri işverenden istediği dava türü  rücuan alacak olarak nitelendirilmişti. 5510 sayılı kanun ile iş kazası yanında 39.madde ölüm ve malüllük hallerinde kasıt varsa kuruma rücu hakkı getirilmiştir. 5510’a göre rücu tutar ve ilkeleri  ise şöyle tablolaştırılabilir.

Gelirin Sebebi                       Sorumlu                  Rücu Oranı         Üst Sınırı

İş Kazası-Meslek Hastalığı   İşveren-Kusur Kadar         İlk  Peşin Değer   Zarar GöreninTazminatı

İş-Meslek-Kayıtsız Sigorta         İşveren                       İlk Peşin Değer         Yok

İş Kazası-Meslek H.             Üçüncü Şahıs                İlk Peşinin Yarısı         Yok

Ölüm-Malüllük Aylığı            Üçüncü Şahıs                İlk Peşinin Yarısı         Yok

Bilindiği gibi 506 sayılı dönemde bağlanan gelirlerin rücularında kesinleşmemiş olaylar için gerçek zarar hesabı gözetilmeden ilk peşin değerlerin işveren kusur karşılığı rücu edilmektedir.

Devamını oku...