28.06.2017-Sosyal Güvenlikte Doğru Bilgi Zamanında Alınırsa Kazandırır


Sigortalılar ve emekliler mail kutumuzu doldurmaya devam ediyor, biz de fırsat buldukça yanıtlamaya çalışıyoruz.

Örneğin okurum Oğuz Bey soruyor.

Bizler askeriyede muvazzaf subay olarak görev yapmış harp okulundan mezunu kişileriz. Çeşitli sebeplerden zamanı gelmeden istifa ederek mesleklerimizden ayrıldık ve özel sektöre geçen kişileriz. Bu bakımdan emeklilik konusunda hassa bir plan yapmamız gerekiyor. Konuyla ilgili makalenizi ben ve benim durumumdaki birçok arkadaşım okuduk. Maalesef son yedi yıl kuralı ile ilgili olarak SGK tarafından yanlış bilgilendirilmiş olduğumuzu ve bu yüzden de ciddi kayıplara uğramış olduğumuzu düşünüyoruz. Bize verilen bilgide hep son 7 yılda 3,5 yıl en çok çalışılan kurumdan emekli olacağımızdır.

Örneğin 1967 doğumlu ben 1985-1989 arası harp okulu süresinden sonra 1989-1995 arası muvazzaf subay olarak görev yapıp ayrıldım ve 1995-2012 yılları arasında Almanya’da çalıştım. 2012-2015 yılları arası Bağ-Kurlu olduktan sonra 2015 yılından beri de SSK’lı olarak Türkiye’de çalışmaktayım. Yazınızdan anladığıma göre bir yıl daha çalışırsam SSK emekliliğine geçiyorum.

Ben Emekli Sandığı’ndan emekli olabilir miyim? Yurtdışında geçen süreler veya özel sektörde geçen süreler için FHZ eklenmiş olabilir mi?

SSK sigortalılığından emekli olduğumuzda Emekli Sandığı’nda geçen 11,5 sene süremin maaşa katkısı olacak mıdır? Evetse üç aşağı beş yukarı bu nasıl yansır?

Bazı arkadaşlarımız ayrıldıktan sonra ikramiyelerini aldıklarını söylüyorlar, bu doğru mudur?

Hemen cevaplayalım.

Okurumuzun oldukça uzun sorusu önemli noktalara parmak basmakla birlikte önemli bir enformasyon açığını ortaya koyuyor.

Son Yedi Yıl Kavramı

Son yedi yıl kavramı genellikle yanlış ya da eksik bilinen bir kavram. Bir kere belirtelim, son yedi yılın emekli aylığı hesabıyla bir ilgisi bulunmuyor. Önemi şurada, sosyal güvenlik kapsamı içinde geçmiş yedi yılda en çok hangi sigortalılıktan prim ödenmişse o sigortalılıktan emekli olunması gerekiyor. Eğer iki kurum varsa iki kurum, üç kurum varsa üç kurum dört kurum varsa dört kurum bazında en çok nereden prim ödenmişse oradan emekli olunması gerekiyor.

Okurum bu aşamadan sonra Emekli Sandığı’ndan emekli olmak istiyorsa yeniden Emekli Sandığı iştirakçisi olmak zorunda. Örneğin son 2,5 yıldır SSK sigortalısı ondan önce de 3 yıl Bağ-Kurlu olduğuna göre 2 yıl 7 ay Emekli Sandığı iştirakçisi olursa Emekli Sandığı iştirakçiliğinden emekli olabilir.

Fırsatlar Kaçmamalı

Türkiye’ye dönüp çalışmasaydı 1995 - 2012 arasındaki 17 yılın 14,5 yılını Emekli Sandığı kapsamında borçlanıp yine Emekli Sandığı’ndan emekli olabilirdi ama bu fırsatı kaçırmış bulunuyor.

Elbette SSK aylığı bağlanırsa Emekli Sandığı süreleri de Bağ-Kur süreleri de aylıkta değerlendirilecektir. Mantalite farklılığından dolayı Emekli Sandığı dönemi SSK aylığına olan pozitif etkisini de öyle ahım şahım olmadığını bilmek gerekiyor. Okurumun durumunda çok olumsuz olmasa da çalışma hayatına geç başlamış eski memurlardaki etki daha olumsuz olabiliyor. Yani etkinin herkeste aynı olmayacağı da bilinmeli.

Emekli Olunmadan İkramiye

Okurumun arkadaşının ayrılırken aldığı toptan ödeme olmalı. Zira emekli ikramiyesi emekli olmadan kişiye asla ödenmez. Fiili hizmet süresi 10 yıl olmadan ayrılanların kesenekleri istemeleri halinde toptan ödeme şeklinde verilebiliyor.

Bilinçli uygar vatandaş bu konuda bileni arayıp buluyor, emekliliğini planlıyor. Diğer vatandaşlar ise bu merakını kahvehane sohbetlerinde, mahalle bakkalı veya berberine danışarak yahut koca devlet beni mağdur mu eder diyerek oluruna bırakıyor. Hayatını etkileyecek bir kararı alma üzerinde gerçek bir uzmana danışmayıp, adeta kendisini “Saldım çayıra Mevlam kayıra” anlayışlına terk ederek ömür boyu mağduriyete kendisini mahkûm ediyor.

“Olsa Olsa Şu Kadar Olur” Anlayışı

Okurum başına gelenlerden ders çıkarmışa benziyor ancak hala onaylamadığımız “Yaklaşık olsa olsa ne olur?” türünden arayıştan kendisini kurtaramadığı anlaşılıyor.

Oysa bu konular “Olsa olsa şu kadar olur” düşüncesiyle hareket edilmemesi gereken konular.

Örneğin Emekli Sandığı emekliliğini istiyoruz ancak ne kadar aylık bağlanacağını merak etmiyoruz. Sadece 6 yıl fiili görev yapıldığı için 1991 Özal derecesini alacak olsa bile derecesi yüksek olamayacaktır. Böyle olunca ek göstergesi yüksek olmayacak, bunun sonucunda da 25 yılla emekli olsa bile asla 25 yıl fiili hizmetle emekli olmuş bir subay kadar aylığı olmayacaktır. Bu uzun soru içinde derece, kademe ve ek göstergesini belirtmediği için aylık tutarı konusunda net bilgi veremiyoruz.

Mevcut somut koşullarda SSK ve Bağ-Kur arasında okurumun bilgileri bazında emeklilik tarihi açısından kesinlikle SSK emekliliği cazip olacağından SSK sigortalılığına en az 7 ay daha devam ederse 3 yıl 1 ay ile Bağ-Kur’a üstünlük sağlar ve hemen emekli olabilir.

Zira bu okurum önceden planlasa 2014 yılında yani 47 yaşını doldurunca SSK sigortalılığından emekli olabilirdi.

Bilgi Zamanında Gelmeli

Peki, neden planlayamadı? Planlayamadı, zira ona 5 yıllık emekli aylığını yani en mütevazı rakamla yaklaşık 80 bin TL’yi “Hemencecik söyleniveren birkaç kelimeye (?)” daha doğrusu “Kazandıran doğru bilgiye” zamanında ulaşamadı.

2012 yılında geldiğinde bilgileriyle beraber bir uzmana gelse, “Emekli Sandığı’ndan borçlanma yapsam kaç TL öderim kaç TL aylık bağlanır? SSK sigortalılığından iki yıl ödesem 1,5 yıl da çalışsam veya çalışmak istemiyorum da 3,5 yıl ödesem kaç TL öderim ve kaç TL aylık alırım” “SSK borçlanmasına hangi yılları kaç TL’den ödemeliyim?” sorularına doğru, net ve somut cevaplar alsa ne akıllıca hareketi yapmış olur, emekliliğini sağlıklı ve doğru biçimde planlamış olurdu.

Üç Sigortalılığın Farklı Koşulları

Emeklilik konusu üzerinde durmaya bir uzmanın yapacağı belki birkaç saatlik çalışmaya dayanılarak planlanmalı. Özellikle içinde Emekli Sandığı da olan hizmetleri olanlar arayacakları uzmanın hem Emekli Sandığı, hem Bağ-Kur hem SSK mevzuatına hâkim biri olmasına dikkat etmeli. Zira bu üç sigortalılıktan emeklilik tarihi ve aylık hesaplama şekli birbirinden tamamen farklı bulunuyor. Emekli Sandığı’nda ek göstergenin ne anlama geldiği, nasıl tespit edildiğini muhakkak bilmeli.

Elbette SGK’da çalışan çok değerli uzmanlarımız, işine yeterince hâkim personelimiz bulunuyor. Ancak bunların durumları iş yoğunluğundan dolayı bir kişinin üzerinde belki bir saati harcayıp hesaplama yapmaya zamanları olmuyor, bir kısmı ise zaten yeterince hazır personel konumunda olmayabiliyor. Üstelik hem 4/a hem 4/b ve hem de 4/c sigortalılık mevzuatlarının tamamına hâkim personel sayısının yeterli olmadığını da izaha gerek bulunmuyor.

Son tahlilde okurum hakkındaki şu andaki doğru bilgi bu, peki kazandırdı mı? Yahut kayıpları telafi etti mi? Hayır, zira doğru bilgi zamanında alınırsa kazandırır, şimdi sadece hayıflandırır. O nedenle emekliliğinizi şimdiden planlayın, erkenin zararı yoktur, ama geç kalmanın zararı kaçınılmaz.