28.02.2013 SANATÇILARIN İSTEĞİ SON DEFA SANATÇI BORÇLANMASI HAKKININ TEKRAR VERİLMESİ

Osman Gidişoğlu’nun  vefatının ardından bir dram yaşandı.

Emekli maaşı almadan bu dünya’dan bir sanatçı daha ayrılmış oldu.

Tüm sanatçıların sıkıntısı SGK primlerinin zamanında ödenmemesi, bazen de kayıt dışı çalıştırılmaları yada primlerinin eksik yatırılması olmuştur.

Film San Vakfı da bu konuda girişimlerde bulunmuş.

Cumhurbaşkanlığı makamına kadar konunun önemi anlatılmıştır.

Bu konuda yasal bir düzenlemeye şu ana kadar gidilmemiştir.

Ülkemizde yaygın uygulama ise serbest meslek makbuzu anlayışı ile Bağ-Kur kapsamına sanatçıların kaydırılmasıdır.

Bunun nedeni;

a)Hizmet akdinin yükümlülüklerinden kurtulmak,

b)4857 sayılı İş Kanunun emredici hükümlerinden kurtulmak,

c)İhbar ve Kıdem Tazminatı ödememek,

d)İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunun yaptırımlarından kurtulmak

gibi bir çok neden sayabiliriz.

SANATÇI BORÇLANMASINDA GEÇMİŞTE UYGULAMALAR:

Ülkemizde bağımsız çalışan sanatçıların Sosyal Sigortalar Kanunu kapsamına alınmaları yolunda yoğun talepleri her zaman olmuştur. Borçlanma konusunda  kamuoyu desteğinin de etkisiyle sanatçıların sosyal güvenliklerine ve hizmet borçlanmalarına ilişkin aşağıda belirtilen

çeşitli kanunlar çıkarılmıştır.

1. 2167 sayılı Kanun

Bu konuda ilk olarak çıkarılan bu Kanunla,506 sayılı Kanuna bir Ek madde ilavesiyle sanatçılar Sosyal Sigortalar Kanunu kapsamında sigortalı olmuşlardır.

Söz konusu EkM. 10 hükmüne göre, “Bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılan film, tiyatro, sahne, gösteri, ses ve saz sanatçıları, müzik, resim, heykel, dekoratif ve benzeri diğer uğraşları içine alan bütün güzel sanat kollarında çalışanlar, düşünür ve yazarlar bu kanun hükümlerine tabidirler.

Yukarıdaki fıkrada sayılan uğraşı alanlarına kimlerin gireceği, diğer ilgili bakanlık, kurum ve kuruluşların görüşleri de alınmak suretiyle Sosyal Güvenlik, Kültür ve Turizm ve Tanıtma Bakanlıkları tarafından birlikte saptanır.”

Bakanlıklarca belirlenen sigortalı olabilecek “Çeşitli Sanat Dallarında Çalışanlar” listesi bir SSK genelgesi ekinde 1978 yılında yayımlanmıştır. Bu liste, ilgili kişi ve uğraşı alanlarını 1-Sinema Sanatçıları ve Çalışanları, 2- Tiyatro- Opera- Bale Sanatçıları ve Çalışanları, 3- Müzik ve Sahne Sanatçıları, 4- Folklor ve Halk Sanatları, 5- Edebiyat, 6-Görsel Sanatlar ve Halk Sanatları vb. olmak üzere altı gruba ayırmakta ve her grupta bulunanları ayrı ayrı saymaktadır.

2- 2959 sayılı Kanun

2959 sayılı Kanun 1983 yılında çıkarılmıştır.Bu Kanunla sanatçılara tekrar borçlanma hakkı tanınmıştır. Kanunun 1. Maddesiyle 506 sayılı Kanuna getirilen Geçici 1. Madde ile bu hak tekrar verilmiştir.

 

506 sayılı Kanuna, 2167 sayılı Kanunun 14. maddesi ile eklenen Ek 1. madde uyarınca kanun kapsamına alınanlardan 11.7.1978 tarihinden bu Kanunun yürürlüğe girdiği 19.11.1983 tarihine kadar 506 sayılı Kanunun değişik Geçici 8. Maddesinde belirtilen çalışma belgesi ile 2167 sayılı Kanuna göre borçlanmaya esas hizmet belgesi verenler veya bunların ölümü halinde hak sahipleri, bu belgelerde kayıtlı hizmetlerin tamamını borçlanabileceklerdir.

 

3- 3395 sayılı Kanun

Kanun hükümleri bu Kanunun 17. maddesiyle 506 sayılı Kanuna ilave edilen Geçici 3. madde

Hükmüyle sanatçılara yeniden bir borçlanma hakkı tanınmıştır.

 

4- 4056 sayılı Kanun

Kanunun hükümleri bu Kanunun 1. maddesi ile 506 sayılı Kanuna Geçici m. 80 eklenmiş ve sanatçılara

yeni bir hizmet borçlanması hakkı daha tanınmıştır.

 

5510 sayılı SS ve GSSK 41’inci maddesinde bu konuda düzenlemeye yer verilmemiştir.

6111 sayılı Kanunun ile 5510 sayılı Kanununda yapılan düzenleme ile EK/6 maddesi ile Sanatçılara sigortalı olma sahası genişletilmiştir.

 

Kültür ve Turizm Bakanlığınca belirlenecek alanlarda kısmi süreli olarak çalışanlar

Kanuna eklenen ek 6. madde ile 01.03.2011 tarihinden itibaren 4-1(b) bendinde belirtilenlerden Kültür ve Turizm Bakanlığınca belirlenecek alanlarda kısmi süreli iş sözleşmesiyle bir veya birden fazla kişi tarafından çalıştırılan ve çalıştıkları kişi yanında ay içerisinde çalışma saati süresine göre hesaplanan çalışma gün sayısı 10 günden az olan kişilerin sigortalılıkları, bu madde kapsamında kendileri tarafından 30 gün üzerinden prim ödemeleri suretiyle sağlanacak, bunlar 4-1  (a) bendi kapsamında sigortalı sayılacaklardır.

Sigortalılığın başlangıcı ve başvuru

Kanunun ek 6. maddesi kapsamında sigortalı olmak isteyenler “Sanatçı Olarak Kısmi Süreli Çalışanlara Ait Giriş Bildirgesi” ve sanatçı ve işvereni arasında imzalanan kısmi süreli iş sözleşmesi ile ikamet edilen ilde bulunan sosyal güvenlik il müdürlüğüne yada sosyal güvenlik merkezine müracaat edeceklerdir. İşveren ile çalışanın bağlı olduğu meslek birliği veya sendika ya da Kültür ve Turizm Bakanlığının merkez veya taşra birimleri tarafından onaylanmamış “Sanatçı Olarak Kısmi Süreli Çalışanlara Ait Giriş Bildirgesi” işleme alınmayacaktır.

Kanunun ek 6. maddesi kapsamındaki sigortalıların ay içerisinde birden fazla işverenin veya ek 6. madde kapsamında yeni bir işveren yanında çalışmaya başlamaları halinde, her bir işverenle yapmış oldukları kısmi süreli iş sözleşmeleri SGK ayrı ayrı verilecek, ancak ay içerisinde her bir sözleşme için prim ödenmeyip yalnızca 30 gün prim ödenecektir.

Kanunun ek 6. maddesine göre sigortalı olanların prim hesabı ve gün sayısı

Kanunun ek 6. maddesine göre sigortalı olacaklar 01.03.2011 tarihinden itibaren 82. maddeye göre belirlenen prime esas kazancın alt ve üst sınırı arasında olmak kaydıyla sigortalı tarafından belirlenen günlük kazancın otuz katının % 32,5’i oranında prim öderler. Bu prim oranının % 20’si malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları, % 12,5’i genel sağlık sigortası primidir.

Bu sigortalılardan 4447 sayılı Kanuna tabi olmak isteyenler % 3 sigortalı ve işveren hissesi oranındaki işsizlik sigortası primi de ödeyebilirler. İşsizlik sigortası priminin ait olduğu ayı takip eden ayın sonuna kadar ödenmemesi halinde o aya ait işsizlik sigortası primi ödeme hakları düşer.

 

Burada sanatçılar için Kısa Vadeli Sigorta Kollarından prim ödenmediği için eksik bir düzenleme yapılmıştır.

 

Tüm bunlara rağmen Sanatçılara SGK hesap dengelerini altüst etmeyecek bir formül bulunarak borçlanma hakkı verilebilinir.