30.05.2015-Kadın ve çocuklara sosyal politikalar lâzım…

Hafta sonu özel bir üniversitede “Türkiye ve Sosyal Politikalar” başlıklı bir programa katıldım. Toplantıda fakirlik, sağlık hizmetleri, eğitim, barınma gibi konular masaya yatırıldı. Kapitalizm, ucuz emek ister. Gerektiğinde kendi çıkarları için savaşacak askerler de lâzım. Çünkü sermayenin zenginleşebilmesi için emek piyasasının sadece ülkeler içinde kalması, sermayenin de tüm dünyayı dolaşabilmesi şart. Ülkelerde ucuz iş gücü olması için köylerden şehirlere göç olması ve iş isteyen nüfusun çoğalması lâzım. Bu nüfusun da açlıktan ölmemesi, barınması ve çoğalması gerekiyor. Kapitalizm de nüfusun açlıktan ölmeyecek kadar yaşayabilmesi ve barınabilmesi için sosyal politikalar belirler, üretir ve uygular. İşte bu toplantıda da bunu tartıştılar: Nüfusun fakir kesimine ölmeyecek kadar çok, zenginleşmeyecek kadar az nasıl yardım yapılır?
EN UYGUNU TOKİ (!)
Ucuz emek ve ölecek askerler çok olmalı ki, hem kendi aralarında rekabet etmesi hem de sermayenin kölesi olsunlar. Şehirlerin etrafında birikmiş gecekondularda yardımlaşma fazla olunca, onları gecekondulardan çıkarıp sosyal konutlara yerleştirip, bir arada yalnız bireyler meydana getirmeleri de şart. Bir arada olacaklar ama hepsi yalnız olacak. Bunun için en uygun projeler de TOKİ’nin sosyal konutları olduğuna karar verildi. Üstelik bu kesime ucuz verilen sosyal konutları da daha sonra pahalı satmamalarının tedbirleri de alınmalıydı, bunun da çözüm yöntemleri tartışıldı.
ÜÇ ÇOÇUK ŞART
Yaşayanları boş verin! Onlar fakir olmalı ve bu zaten başarıldı ama bunun devamı için kadınların mutlaka en az üç çocuk doğurmaları lâzım. Bu sebeple kadınlara yönelik sosyal tedbirler mutlaka alınmalıydı. Yoksa ucuz emek piyasasında iş arayacak, asgari ücret hatta ondan bile daha düşük ücretlere çalışacak insanlar çok olmazsa, sendika kurup, örgütlenip ücretlerini artırabilirlerdi. Bunun en iyi çözümü de her kadının mutlaka en az üç çocuk doğurması ile sağlanabilirdi. Üstelik bunların gerektiğinde savaşa gönderilip, kapitalizm amaçları doğrultusunda ölmeye de hazır olmaları gerektiğinden çocukların da sosyal korunma yöntemleri ile genç haline getirilmesi şart.
KADINLARIN ÇİLESİ
Analar ve genç kızların doğurganlığının devamı için korunmaları şart. Çocukların da büyüyüp hazır asker ve ucuz iş gücü olmaları için büyümeleri şart, onlara da sosyal destek lâzım. Ama artık büyümüşlerse sosyal destek bitmeli, yoksa ucuz işçi olmayı kabul etmezler, kapitalizmin amaçları için ölmeyi de kabul etmezler.
Bu sebeple kadın ve çocuk dışındaki nüfusun korunmaması, maddi olarak desteklenmemesi gerekiyor ki, iş arasınlar, iş bulamazlarsa paralı asker olsunlar.

15 YIL VE 3 BİN 600 GÜNLE KIDEM ALINIR

Ali Bey, mevcut iş yerimde 15 sene 6 aydır çalışmaktayım. Ancak yabancı bir kadınla evlendim ve Almanya’ya yerleşmem söz konusu. Bu durumda, tüm kanuni haklarım dahil olmak üzere tazminatımı alarak işten ayrılabilir miyim? Daha önce de başka bir işte çalışmaktayken askerlik sebebiyle tazminatımı alıp işten ayrılmıştım. Bu sorun olur mu? (Ali Gül)
Ali Bey, normal şartlarda “Ben yabancı birisi ile evlendim bu sebeple işi bırakıp yurtdışına gidiyorum” diyerek kıdem tazminatı alınamaz. Ama sizin 15 yıllık sigortalılık süreniz ve en az 3 bin 600 gününüz var. Bu sebeple en yakın Sosyal Güvenlik Merkezi’ne gidip, “kıdem tazminatı alabilir” yazısı alın, işverene verip aynı gün işi bırakıp kıdem tazminatınızı işverenden alabilirsiniz. Ödemezse mahkemeye verip faiziyle alırsınız. Sadece bu yazıyı elden mi yoksa noterden mi göndereceğinizi düşünün (Belgeyi işverene verdikten sonra “Bana bu tür bir belge vermedi” derse kanıtlamanız adına.)
Paylaş