İŞVEREN TARAFINDAN ÜCRETSİZ İZNE AYIRANLARA ÖDENEN NAKİT           ÜCRET DESTEĞİ  İLE BAĞ-KUR, İSTEĞE BAĞLI VE ZORUNLU GSS

İŞVEREN TARAFINDAN ÜCRETSİZ İZNE AYIRANLARA ÖDENEN NAKİT           ÜCRET DESTEĞİ  İLE BAĞ-KUR, İSTEĞE BAĞLI VE ZORUNLU GSS

PRİM ORANLARI ARTMIŞTIR.

 

Ahmet Ağar
Sosyal Güvenlik Müşaviri

I- GİRİŞ:                                                              

Bilindiği üzere, Koronavirüs Salgını nedeniyle veya başka nedenlerle ekonomik sıkıntıya düşen bazı işyeri ve işverenleri, işyerinde çalışan bir kısım işçileri ücretsiz izne göndermektedir. Ücretsiz izne gönderilen işçilerden kısa çalışma ödeneğinden yararlanamayan işçilere, yapılan günlük 39,24 TL nakit ücret desteği, ile Bağ-Kur, İsteğe Bağlı ve Zorunlu Genel Sağlık Sigortalılarının ödeyecekleri prim oranları, 01.01.2021 tarihinden itibaren uygulanacak olan asgari ücret baz alınacağından artmış bulunmaktadır.

Bu makalenin konusu, İşveren tarafından ücretsiz izne gönderilen ve kısa çalışma ödeneğinden yararlanamayan işçilere ödenecek olan Nakit Ücret Destek Miktarı ile Bağ-Kur, İsteğe Bağlı ve Zorunlu Genel Sağlık Sigortalılarının 01.01.2021 tarihinden itibaren ödemeleri gereken sigorta prim miktarlarının ne kadar olacağı ile ilgili açıklamalar olacaktır.

            II- İşveren Tarafından Ücretsiz İzne Gönderilen ve Kısa Çalışma Ödeneğine Hak
Kazanamayan İşçilere Ödenecek Olan Nakit Ücret Desteği:

4857 sayılı İş Kanunu’nun geçici 10. Maddesi hükmü uyarınca işveren tarafından ücretsiz izne ayrılan ve kısa çalışma ödeneğinden yararlanamayan işçiler, herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan yaşlılık aylığı almamak kaydıyla ve Cumhurbaşkanlığının 30.12.2020 tarih ve 3344 sayılı karar ile fesih yapılamayacak 17.03.2021 tarihine kadar olan süreyi aşmamak üzere (şimdilik 17.03.2021 tarihine kadar) ücretsiz izinde bulundukları veya işsiz kaldıkları süre kadar, günlük ödenmekte olan 39,24 TL, yerine, 01.01.2021 tarihinden itibaren günlük 47,70, aylık 1.431,00 TL olarak ödenecektir.  Cumhurbaşkanı kararı ile işçinin iş akdinin fesih yapılamayacak süreyi 30.06.2021 tarihine kadar uzatılmasına karar vermeye yetkili olup, Pandemi hastalığının sürecine bağlı olmakla birlikte, işten çıkış yasağının bu tarihe kadar uzatılacağı beklenilmekte ve tahmin edilmektedir.

            III- Bağ- Kur, İsteğe Bağlı Ve Zorunlu Genel Sağlık Sigortası Prim Oranları:

            Bilindiği gibi, 01.01.2021 tarihinden itibaren 4857 sayılı İş Kanunu’nun 39.maddesi, gereğince,  iş sözleşmesi ile çalışan ve bu Kanun kapsamında olan veya olmayan her türlü işçinin asgari ücretini tespit etmekle görevli Asgari Ücret Tespit Komisyonu tarafında,  01.01.2021 tarihinden itibaren uygulanmak üzere, 2021 yılı içinde uygulanacak olan günlük asgari ücret 119,25 TL, aylık brüt asgari ücreti 3.577,50 TL. olarak belirlenmiş olup, 5510 sayılı Kanun’un 82. maddesine göre, sigorta primine esas kazancın alt sınırı, brüt asgari ücretten az, üst sınırı ise,  aylık asgari ücretin 7,5 katından fazla olamaz.

Bu duruma göre, 2021 yılı içinde uygulanacak asgari ücret baz alındığında, ödenecek olan sigorta prim oranları da şöyle olacaktır:

1-      Bağ-Kur Kapsamında Sigortalıların Ödemeleri Gereken Aylık Prim Tutarı:

Kendi nam ve hesabına çalışan veya Şirket ortağı ve yönetim kurulu üyesi olup, 5510 sayılı Kanun’un 4/b kapsamında (Bağ-Kur) sigortalı olanların, günlük asgari ücret olan 119,25 TL ile bunun 7,5 katı olan günlük 894,38 TL arasında olmak kaydıyla beyan edecekleri kazanç tutarı üzerinden yüzde 20 oranında malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları, yüzde 12,5 oranında genel sağlık sigortası ve yüzde 2 oranında iş kazası ve meslek hastalığı sigorta primi olmak üzere toplam % 34,5 oranında sigorta primini ödemeleri gerekmektedir. Buna göre, aylık prim tutarı en az 1.234,24 TL, en çok ise 9.256,78 TL olacaktır.

 Kanun’un 81. Maddesine göre sigorta prim borcunu düzenli ödeyen veya borcunu   yapılandırmak suretiyle taksitlerini süresinde ödeyen zorunlu 4/b (Bağ-Kur) kapsamında olan sigortalılar da 5 puanlık sigorta prim indiriminden yararlanabilmektedirler. 5 puanlık prim indiriminden yararlananlar,  % 29,5 olarak prim ödeyeceklerdir.

  • İsteğe Bağlı Olarak Prim Ödeyenlerin Ödemeleri Gereken Aylık Prim Tutarı:

5510 sayılı Kanun’un 50. maddesine göre, zorunlu sigortalı olmayı gerektirecek şekilde çalışmayan, veya ay içinde 30 günden az çalışan ya da kısmi süreli çalışanlar ve Türkiye’de ikamet etmeleri kaydıyla ve 18 yaşını doldurmuş olan kişilerin isteğe bağlı olarak prim ödemek suretiyle İsteğe Bağlı Sigortalı olabilmektedirler.

            İsteğe bağlı olarak prim ödeyenler, günlük asgari ücret olan 119,25 TL ile bunun 7,5 katı olan günlük 894,38 TL arasında olmak kaydıyla beyan edecekleri kazanç tutarı üzerinden yüzde 20 oranında malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları, yüzde 12 oranında genel sağlık sigortası primi olmak üzere toplam % 32 oranında sigorta primini ödemeleri gerekmektedir. Buna göre, aylık prim tutarı en az 1.144,80 TL, en çok ise 8.586,00 TL olacaktır.

            3- Zorunlu Genel Sağlık Sigortası Primi Ödeyenlerin Ödeyecekleri Prim Tutarı:

            5510 sayılı Kanuna göre, herhangi bir işte çalışmayan, Sosyal Güvenlik Kurumundan aylık almayan, bakmakla yükümlü olunan kişi kapsamında olmayan kişiler, zorunlu Genel Sağlık Sigortalısı sayılmaktadırlar. Bu durumda olanların, SGK’ya kayıtlarını yaptırarak Genel Sağlık Sigortası Primini ödemek zorundadırlar.

            Zorunla olarak Genel Sağlık Sigortası (GSS) kapsamında olup, herhangi bir geliri olmayanların, GSS priminin devlet tarafından ödenmesi için kaymakamlık ve valilik bünyesinde bulunan Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfına müracaat ederek gelir testini yaptırmaları gerekir.

            Yapılacak gelir testine göre aile içindeki gelirin kişi başına düşen aylık tutarı asgari ücretin üçte birinden az olması durumunda, GSS primi devlet tarafından karşılanacaktır. 2021 yılında geliri uygulanacak 3.577,50 TL asgari ücrete göre, geliri 1.192,50 TL’nin altında olanların GSS primlerini devlet tarafından ödeyecek.       

Gelir testi sonucunda aile içindeki gelirin kişi başına düşen aylık tutarının 1.192,50 liradan fazla geliri olanların ise, her ay asgari ücretin yüzde 3’ü oranında 107,33  GSS primini ödemeleri zorunludur.

            IV- Sonuç:

            4857 sayılı İş Kanunu ve 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu hükümleri uyarınca, gerek Koronavirüs Salgını veya gerek başka nedenlerle ekonomik sıkıntıya düşen ve Koronavirüs Salgını nedeniyle işyerindeki faaliyetine geçici bir süre için ara vermek zorunda kalan işverenlerin ve bunun sonucunda ücretsiz izne gönderilen işçilerin bir an önce bu sıkıntıdan kurtulmaları ve Ülkemizin bu Korona virüs salgınını olabildiğince en az zararla atlatmasını dilerim.

 

Büklüm Sokak No: 9/4 Kavaklıdere- ANKARA                                                                           Tel: 0312- 4199369  Fax: 0312- 4199371
e-posta: ahmetagar@ahmetagar.com
Web : www.ahmetagar.com

 

 

YENİ İŞÇİ ALAN İŞVERENLERİN YARARLANDIKLARI BAZI SİGORTA PRİM TEŞVİKLERİNİN SÜRELERİ UZATILMIŞTIR.

YENİ İŞÇİ ALAN İŞVERENLERİN YARARLANDIKLARI BAZI SİGORTA

PRİM TEŞVİKLERİNİN SÜRELERİ UZATILMIŞTIR.

Ahmet Ağar

Sosyal Güvenlik Müşaviri

I- GİRİŞ :

02.12.2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 3247 ve 3648 sayılı Cumhurbaşkanı Kararları ile 6111 ve 7103 sayılı Kanunlara göre işverenlere verilen sigorta prim teşviklerinin süreleri uzatılmıştır.

Cumhurbaşkanı kararları ile süreleri uzatılmış olan Genç, Kadın ve Mesleki Belge Sahibi Olanların İstihdamına Yönelik Prim Teşviki ve İlave İstihdama ait Prim Teşvikleri ile bu teşviklerden yararlanma şekil ve şartları ile uygulama biçimleri, bu makalenin konusu olacaktır.

II- Genç, Kadın ve Meslek Eğitim Belgesine Sahip Olanların İstihdam Teşviki

16111 sayılı Kanunla, 4447 sayılı Kanuna eklenen Geçici 10. maddesine göre Genç. Kadın ve Mesleki Belge Sahibi Olanlardan işe alındıklarında halen uygulanmakta olan ve 31.12.2020 tarihinde bitecek olan sigorta primi istihdam teşvikinden yararlanma süresi, Cumhurbaşkanı’nın 3247 sayılı Kararı ile 31.12.2022 tarihine kadar uzatılmıştır.

Buna göre, 01.01.2020 ila 31.12.2022 tarihleri arasında özel sektör işverenlerince işe alınan/ alınacak olan ve fiilen çalıştırılanların, işe alındıkları tarihten önceki 6 aya ilişkin SGK’ya verilen Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamelerinde kayıtlı sigortalılar dışında olmaları, aynı döneme ilişkin işe alındıkları işyerinden bildirilen aylık prim ve hizmet belgelerindeki sigortalı sayısının ortalamasına ilave olmaları kaydıyla, 5510 sayılı Kanunu göre belirlenen prime esas kazançları üzerinden hesaplanan sigorta primlerinin işveren hisselerine ait tutarın tamamı, işe alındıkları tarihten itibaren İşsizlik Sigortası Fonundan karşılanır.

2- Bu Maddede Belirtilen Sigorta Prim Desteğinden Yararlanmanın Şartları ve Süreleri:

a) 18 yaşından büyük ve 29 yaşından küçük erkekler ile 18 yaşından büyük kadınlardan;

1) Mesleki yeterlik belgesi sahipleri için 48 ay süreyle,

2) Mesleki ve teknik eğitim veren orta veya yüksek öğretimi veya Türkiye İş Kurumunca düzenlenen işgücü yetiştirme kurslarını bitirenler için 36 ay süreyle,

3) Mesleki yeterlilik belgesi olmayan, mesleki ve teknik eğitim veren orta veya yüksek öğretim mezunu olmayan ya da Türkiye İş Kurumu’nca düzenlenen işgücü yetiştirme kurslarını bitirmemiş olan yanı vasıfsız işçiler için yirmi dört ay süreyle,

b) 29 yaşından büyük erkeklerden (a) bendinin (1) ve (2) numaralı alt bentlerinde sayılan belge ve niteliklere sahip olanlar için 24 ay süreyle,

c) Yukarıda yazılı (a) ve (b) kapsamına girenlerin Türkiye İş Kurumuna kayıtlı işsizler arasından işe alınmaları halinde ilave olarak 6 ay süreyle,

ç) 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi (hizmet akdiyle

SSK’lı olarak) kapsamında çalışmakta iken, 01/03/2011 tarihinden sonra mesleki yeterlik belgesi alanlar veya mesleki ve teknik eğitim veren orta veya yüksek öğretimi bitirenler için 12 ay süreyle,

d) 18 yaşından büyüklerden yukarıda yazılı bulunan (a), (b) ve (ç) bentlerine girmeyenlerin Türkiye İş Kurumuna kayıtlı işsizler arasından işe alınmaları halinde 6 ay süreyle,

İşçilerin sigorta primine esas kazançları üzerinden hesaplanacak sigorta primleri İşveren

hissesinin tamamı işsizlik sigortası fonundan karşılanacaktır.

Bu maddede sayılan belge ve nitelikler nedeniyle destek unsurundan yararlanabilmek için sigortalıların sahip oldukları mesleki, mesleki ve teknik eğitim veren orta veya yüksek öğretim kurumları veya Türkiye İş Kurumunca düzenlenen işgücü yetiştirme kurslarına ilişkin belgelerde belirtilen meslek ya da alanlarda işe alınmaları ve/veya çalışıyor olmaları gerekir.

III- 4447 sayılı Kanunun Geçici 19. Maddesine Göre İşverenlere Sağlanan İlave İstihdam
Prim Desteği:

7143 sayılı Kanunla, 4447 sayılı Kanuna eklenen Geçici 19. maddesinde yer alan ve halen devam etmekte olup, 31.12.2020 tarihinde bitecek olan ve işverenlerin yararlandıkları İlave İstihdam Prim Desteğinden yararlanma süresi, Cumhurbaşkanı’nın 3248 sayılı Kararı ile 31.12.2022 tarihine kadar uzatılmıştır. Buna göre;

1- 01.01.2020 ila 31.12.2022 tarihleri arasında özel sektör işverenlerince 5510 sayılı Kanunun 4/a maddesine göre işe alınanların işe girdikleri aydan önceki üç aylık sürede toplam on günden fazla 5510 sayılı Kanunun 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bendleri kapsamında Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmemiş olmaları ve isteğe bağlı sigortalılık hariç 5510 sayılı Kanunun 4/b (Bağ-Kur) bendi kapsamında sigortalı olmamaları, işe alındıkları yıldan bir önceki takvim yılında işe alındıkları işyerinden bildirilen aylık prim ve hizmet belgelerindeki veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerindeki sigortalı sayısının ortalamasına ilave olmaları kaydıyla, işyerinin imalat veya bilişim sektöründe faaliyet göstermesi halinde ilgili döneme ait günlük brüt asgarî ücretin sigortalının prim ödeme gün sayısıyla çarpımı sonucu bulunacak tutarı geçmemek üzere, sigortalının 5510 sayılı Kanunun 82’nci maddesi uyarınca belirlenen prime esas kazançları üzerinden hesaplanan sigortalı ve işveren hissesi primlerinin tamamı tutarında;

2- İşyerinin diğer sektörlerde faaliyet göstermesi halinde ise, sigortalının 5510 sayılı Kanunun 82’nci maddesi uyarınca belirlenen prime esas kazanç alt sınırı üzerinden hesaplanan sigortalı ve işveren hissesi primlerinin tamamı tutarında, her ay bu işverenlerin Sosyal Güvenlik Kurumuna ödeyecekleri tüm primlerden mahsup edilmek suretiyle işverene prim desteği sağlanır ve destek tutarı İşsizlik Sigortası Fonundan karşılanır.

Bu madde ile sağlanan prim desteği 2022 yılı Aralık ayı/dönemi aşılmamak üzere, destek kapsamına giren sigortalılar için 12 ay süreyle uygulanır. Ancak bu süre; işe giriş tarihi itibarıyla 18 yaşından büyük kadın, 18 yaşından büyük 25 yaşından küçük erkek sigortalılar ile Kuruma engelli olarak kayıtlı sigortalılar için 18 ay olarak uygulanır.

IV- Yukarıda Belirtilen Sigorta Prim Desteğinden Yararlanmanın Şartları:

5510 sayılı Kanun uyarınca aylık prim ve hizmet belgelerini yasal süresi içerisinde Sosyal Güvenlik Kurumuna vermesi, sigortalıların tamamına ait sigorta primlerinin sigortalı hissesine isabet eden tutarını yasal süresi içinde ödemesi ve kapsama giren sigortalının işe alındığı işyerinden dolayı Sosyal Güvenlik Kurumuna prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcu bulunmaması şarttır.

Ancak, Sosyal Güvenlik Kurumuna olan prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borçlarının 6183 sayılı Kanunun 48. maddesine göre tecil ve taksitlendirilmiş veya ilgili diğer kanunlar uyarınca prim borçlarının yeniden yapılandırılmış ve taksitlendirilmiş olması, bu tecil, taksitlendirme ve yeniden yapılandırma devam ettiği sürece işverenlerin bu prim indirimi hükmünden yararlanmasına engel teşkil etmez.

Bu madde hükümleri; 5335 sayılı Kanunun 30. maddesi kapsamına giren kurum ve kuruluşlara ait işyerleri ile 2886 sayılı Devlet İhale Kanununa ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa istinaden yapılan alım ve yapım işlerine ilişkin işyerlerinde ve sosyal güvenlik destek primine tabi çalışanlar ve yurt dışında çalışan sigortalılar hakkında uygulanmaz.

 Mevcut bir işletmenin kapatılarak değişik bir ad, unvan ya da bir iş birimi olarak açılması veya yönetim ve kontrolü elinde bulunduracak şekilde doğrudan veya dolaylı ortaklık ilişkisi bulunan şirketler arasında istihdamın kaydırılması, şahıs işletmelerinde işletme sahipliğinin değiştirilmesi gibi Fon katkısından yararlanmak amacıyla muvazaalı işlem tesis ettiği anlaşılan işyerlerinden Fon tarafından karşılanan tutar gecikme cezası ve gecikme zammıyla birlikte geri alınacaktır.

Bu madde hükümleri; 5335 sayılı Kanunun 30. maddesi kapsamına giren kurum ve kuruluşlara ait işyerleri ile 2886 sayılı Devlet İhale Kanununa ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa istinaden yapılan alım ve yapım işlerine ilişkin işyerlerinde ve sosyal güvenlik destek primine tabi çalışanlar ve yurt dışında çalışan sigortalılar hakkında uygulanmaz.

IV- Sonuç Olarak:

1- 6111 sayılı Kanunla, 4447 sayılı Kanuna eklenen Geçici 10. maddesine göre, 01.01.2020 ila 31.12.2022 tarihleri arasında özel sektör işverenlerince işe alınan/ alınacak olan 18 yaşından büyük ve 29 yaşından küçük Genç erkek, 18 yaşından büyük Kadın ve Meslek Eğitim Belgesine Sahip Olanların, işe alındıkları tarihten önceki 6 aydan beri işsiz olmaları ve işe alındıkları işyerinde çalışan sigortalı sayınının ortalamasına ilave olmaları kaydıyla, sigorta prime esas kazançları üzerinden hesaplanan sigorta primlerinin işveren hisselerine ait tutarın tamamı, işe alındıkları tarihten itibaren yukarıda II/2. maddede belirtilen sürece İşsizlik Sigortası Fonundan karşılanacaktır.

2- 7143 sayılı Kanunla, 4447 sayılı Kanuna eklenen Geçici 19. maddesinde göre, 01.01.2020 ila 31.12.2022 tarihleri arasında özel sektör işverenlerince işe alınanların ve işe girdikleri aydan önceki üç aylık sürede toplam on günden fazla sigortalı olmamaları, işe alındıkları yıldan bir önceki takvim yılında işe alındıkları işyerinden bildirilen sigortalı sayısının ortalamasına ilave olmaları kaydıyla, işyerinin imalat veya bilişim sektöründe faaliyet göstermesi halinde günlük brüt asgarî ücretin sigortalının prim ödeme gün sayısıyla çarpımı sonucu bulunacak tutarı geçmemek üzere, prime esas kazançları üzerinden hesaplanan sigortalı ve işveren hissesi primlerinin tamamı tutarında;

İşyerinin diğer sektörlerde faaliyet göstermesi halinde ise, prime esas kazanç alt sınırı üzerinden hesaplanan sigortalı ve işveren hissesi primlerinin tamamı tutarında,

2022/Aralık ayını geçmemek üzere 12 ve 18 ay süreyle her ay bu işverenlerin Sosyal Güvenlik Kurumuna ödeyecekleri tüm primlerden mahsup edilmek suretiyle İlave İstihdam Prim Desteği Sağlanacak ve bu destek tutarı İşsizlik Sigortası Fonundan karşılanacaktır.

Büklüm Sok. No: 9/4 Kavaklıdere- ANKARA

Tel: 0312- 4199369-4199374 Fax : 0312- 4199371

e-posta : ahmetagar@ahmetagar.com

Sosyal Güvenlik Kurumuna Olan Borçların Yeniden Yapılandırılması İmkânı Getirdi.

Sosyal Güvenlik Kurumuna Olan Borçların Yeniden Yapılandırılması İmkânı Getirdi.

Ahmet AĞAR

Sosyal Güvenlik Müşaviri

I-Giriş:

Bilindiği üzere, kamu alacaklarının yapılandırılması amacıyla çıkarılan, Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında 7256 sayılı Kanun, 17.11.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

Kamuoyunda “Af Kanunu” olarak nitelendirilen 7256 sayılı Kanunla, başta vergi ve sigorta prim alacakları olmak üzere birçok kamu alacağının tahsili amacıyla, 31.08.2020 tarihine kadar olan borçların, gecikme zamlarının yerine Yİ-ÜFE dikkate alınarak peşin ya da 2 ayda bir ödenmek üzere 18 eşit taksitle ödeme imkânı getirilmiştir.

Bu kanunla, birçok kamu alacaklarının yeniden yapılandırılması ile ilgili bir düzenleme yapılmış olmakla birlikte, bu makale ile sadece, SGK’nın bazı alacaklarının yeniden yapılandırılarak peşin veya taksitler halinde ödenmesi ile ilgili olarak yapılan düzenleme ve bu konuda SGK’ya borçlu olanların yapacakları işlemler ve süreçler hakkında Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yayınlanmış olan 2020/45 sayılı genelge ile yapılan açıklamalar doğrultusunda bilgiler verilecektir.

II- Yapılandırma Kapsamına Giren SGK’ya Olan Borçlar:

Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip edilen, 2020/Ağustos ve önceki aylara ait olup 17.11.2020 tarihi veya Kanunun ilgili hükümlerinde belirtilen sürelerin sonuna kadar tahakkuk ettiği halde ödenmemiş olan borçlar yapılandırılacaktır.

Buna göre;

1) 5510 sayılı Kanunun 4. maddesinin (a), (b) ve (c) bentleri kapsamındaki (SSK’lı, Bağ-Kur’lu ve Emekli Sandığı) sigortalılık statülerinden kaynaklanan, 2020/ Ağustos ayı ve önceki aylara ilişkin sigorta prim, emeklilik keseneği ve kurum karşılığı, işsizlik sigortası primi, sosyal güvenlik destek primi ile bunlara bağlı gecikme cezası ve gecikme zammı borçları,

2) 2020 yılı Ağustos ayı ve önceki aylara ilişkin isteğe bağlı sigorta primleri ve topluluk sigortası primi ile bunlara bağlı gecikme cezası ve gecikme zammı borçları,

3) 31.08.2020 tarihine kadar (bu tarih dâhil) bitirilmiş olan özel nitelikteki inşaatlar ile ihale konusu işlere ilişkin yapılan ön değerlendirme, araştırma veya tespit sonucunda bulunan eksik işçilik tutarı üzerinden hesaplanan sigorta primi ile bunlara bağlı gecikme cezası ve gecikme zammı borçları,

4) 31.08.2020 tarihine kadar (bu tarih dâhil) yapılan tespitlere ilişkin olup ilgili kanunları uyarınca uygulanan idari para cezaları ile bunlara bağlı gecikme cezası ve gecikme zammı borçları,

5) İlgili kanunları gereğince takip edilen 2020 yılı Ağustos ayı ve önceki aylara ilişkin damga vergisi, özel işlem vergisi ve eğitime katkı payı ile bunlara bağlı gecikme zammı borçları,

6) Bu kanuna göre başvuru tarihi itibarıyla (31.12.2020) tarihi itibarıyla ödenebilme

kabiliyeti devam etmekte olan, yani, isteğe bağlı sigorta priminin ait olduğu ay dahil 12 ayı geçmemiş olan (ek 5, ek 6 ve ek 9 uncu maddeleri kapsamındaki sigortalılara ait primler dahil) isteğe bağlı sigorta primi ve 506 sayılı Kanunun 86. maddesi kapsamında (noterler, avukatlar ve Sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmayan ülkelerde iş üstlenen işverenlerin yurt dışındaki iş yerlerinde çalıştırılmak üzere götürdükleri işçilere ait olan) topluluk sigortası primi, damga vergisi, özel işlem vergisi ve eğitime katkı payı borçları,

7) Fazla ve Yersiz olarak ödendiği tespit edilen ve tahsil edilmesi gereken gelir ve aylıklar ile bunlara bağlı gecikme cezası ve zammı alacakları,

Yapılandırma kapsamına alınmış olup, bu borçlar peşin veya 18 aya varan taksitlerle ödenebilecektir. Buna göre;

a- Hesaplanan tutarların tamamının ilk taksit ödeme süresi içerisinde peşin olarak ödenmesi halinde kat sayısı uygulanmaz ve fer’i alacaklar yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarların % 90’ı, ilk iki taksit ödeme süresi içinde ödenmesi halinde ise % 50’sinin tahsilinden vazgeçilecektir.

b- Kuruma olan borç asılları ile bu alacaklara ödeme sürelerinin bittiği tarihlerden 17.11.2020 tarihine kadar geçen süre için Yİ – ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, kanunda belirtilen süre ve şekilde ödenmesi halinde, bu alacaklara uygulanan gecikme cezası ve gecikme zammı fer’i alacakların tamamının tahsilinden vazgeçilecektir.

c- 31.08.2020 tarihinden önce yapılan tespitlere ilişkin olup, 17.11.2020 tarihinden önce kesinleştiği halde ödenmemiş olan ve Kurumca takip edilen idari para cezası aslılarının %50’si ile bu tutara ödeme süresinin bittiği tarihten 17.11.2020 tarihine kadar geçen süre için Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde ödenmesi halinde, idari para cezası asıllarının kalan %50’si ile uygulanan gecikme cezası ve gecikme zammı gibi fer’i alacaklarının tamamının tahsilinden vazgeçilecektir.

III- Özel Bina İnşaatları ile İhale Konusu İşlerin Eksik İşçilik Prim Borçları:

31.08.2020 tarihine kadar (bu tarih dâhil) bitirilmiş özel nitelikteki inşaatlar ile ihale konusu işlere ilişkin olup bu Kanunun yayımı tarihinden önce SGK tarafından resen tahakkuk ettirilerek işverene tebliğ edildiği halde 17.11.2020 tarihine kadar ödenmemiş olan; özel nitelikteki inşaatlar ile ihale konusu işlere ilişkin yapılan ön değerlendirme, araştırma ve tespitler sonucunda bulunan eksik işçilik tutarı üzerinden hesaplanan sigorta primi asılları ile bu alacaklara gecikme cezası ve gecikme zammı hesaplanan sürenin başlangıç tarihinden 17.11.2020 tarihine kadar geçen süre için Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, Kanunda belirtilen süre ve şekilde ödenmesi halinde, bu alacaklara uygulanan gecikme cezası ve gecikme zammı fer’i alacakların tamamının tahsilinden vazgeçilecektir.

IV- SGK’ya Olan İdari Para Cezası Borçları:

31.08.2020 tarihinden önce (bu tarih dâhil) yapılan tespitlere ilişkin olarak 17.11.2020 tarihinden önce kesinleştiği halde bu tarih itibariyle ödenmemiş olan ve Kurumca takip edilen idari para cezalarının % 50’si ile bu tutara ödeme süresinin bittiği tarihten 17.11.2020 tarihine kadar geçen süre içinde Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, Kanunda belirtilen süre ve şekilde ödenmesi halinde, idari para cezası asıllarının kalan % 50’si ile uygulanan gecikme cezası ve gecikme zammı gibi fer’i alacaklarının tamamının tahsilinden vazgeçilecektir.

V- Genel Sağlık Sigortası Prim Borçları:

2020 yılı Ağustos ayı ve önceki aylara ilişkin olup 17.11.2020 tarihinden önce 5510 sayılı Kanunun 60. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi (Genel Sağlık Sigortası) kapsamında tahakkuk ettiği hâlde ödenmemiş olan prim borçlarının 30.04.2021 tarihine kadar ödenmesi halinde gecikme cezası ve gecikme zammı gibi fer’i alacakların tamamının tahsilinden vazgeçecektir. Bu Kanunun yayımı tarihinden önce 5510 sayılı Kanunun 60. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi kapsamındaki sigortalılık statüsünden kaynaklanan prim borcu bulunanlar anılan Kanunun 67. maddesinde belirtilen şartları  taşımaları halinde, 17.11.2020 tarihinden önceki döneme ait prim borçları dikkate alınmaksızın 30.04.2021 tarihine kadar sağlık hizmetlerinden ve diğer haklardan  yararlanacaktır.

VI- SGK’ya olan Borçların Yapılandırılması İçin Başvuru Süresi ve Ödeme Şekli:

1- Sosyal Güvenlik Kurumuna prim borcu bulunanların, 7256 sayılı Kanunun hükümlerinden yararlanabilmeleri için en geç, 31.12.2020 tarihine kadar SGK’nın ilgili Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne/Merkezine, 7256 sayılı Kanunun ekinde bulunan yapılandırma başvuru formunun doldurularak; e-Sigorta kanalıyla veya elden ya da İadeli Taahhütlü posta yoluyla mutlaka başvuruda bulunmaları gerekmektedir. Yapılandırma başvuru formunda, borcun peşin veya kaç taksit halinde ödeneceği belirtilmelidir. Borç taksitler halinde ödenecek ise azami 18 eşit taksitle ödenmek üzere 6, 9, 12 veya 18 eşit taksitle ödeme seçeneklerinden birinin tercih edilerek işaretlenmesi gerekmektedir.

2- SGK’ya olan borçların taksitle ödenmesi halinde, ödenecek tutarın ilk taksitin 28.02.2021 tarihine kadar, diğer taksitlerin ise bu tarihi takip eden ikişer aylık dönemler halinde azami 18 eşit taksitle ödenmesi gerekmektedir. Hesaplanan tutarların taksitli ödemelerinde ilgili maddelere göre belirlenen tutar;

1) Altı eşit taksit için (1,045),
2) Dokuz eşit taksit için (1,083),
3) On iki eşit taksit için (1,105),
4) On sekiz eşit taksit için (1,15),

Katsayısı ile çarpılacak ve bulunan tutar, taksit sayısına bölünmek suretiyle ikişer aylık dönemler hâlinde ödenecek taksit tutarı hesaplanacak. Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunan borçlulara tercih ettikleri taksit süresine uygun ödeme planı SGK tarafından verilecektir. Ancak, tercih edilen süreden daha kısa sürede ödeme yapılması hâlinde ödenecek tutar ilgili katsayıya göre düzeltilecektir.

VII- Kendi Adına Ve Hesabına Bağımsız (Bağ-Kurlu) Çalışanların Borçları nedeniyle
Durdurulmuş Olan Sigortalılık Sürelerinin İhyası:

5510 sayılı Kanunun 4. maddesinin (b) bendi kapsamında (Bağ-Kur) tescilleri yapıldığı  halde  prim  borçları  nedeniyle sigortalılık süreleri durdurulmuş olanlardan 17.11.2020 tarihi itibarıyla ihya edilmemiş olanların,  (ihya  talebinde  bulunduğu halde bildirilen ihya borcunu tam olarak ödeyerek ihya uygulamasından yararlanmayanlar dâhil) 01.12.2020 ila 31.01.2021 tarihleri arasında müracaat etmeleri ve durdurulmuş süreler için sigortalılık süreleri durdurulmamış gibi değerlendirilerek bu Kanuna göre hesaplanan tutarları en geç ilk taksit ödeme  süresi  olan  28.02.2021 tarihine kadar ödemeleri halinde, bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilecektir.

Durdurulan sürelere ilişkin ödenmesi gereken borç tutarı tamamının en geç ilk taksitin ödeme süresi olan 28.02.2021 tarihine kadar ödenmemesi halinde ise ihya  işlemi  geçerli  sayılmayacak, yapılmış olan ödemeler varsa bu süreler dışındaki prim borçlarına mahsup edilecek, yoksa ayrıca bir faiz hesaplanmaksızın ilgililere iade edilecektir.

Bu Kanunla yapılan bu yeni düzenlemelerden ve öngörülen indirimlerden yararlanabilmek için, Kurum aleyhine dava açmamak ve varsa açılmış olan davalardan vazgeçmek şarttır.

VIII- Taksitlerin Bozulması ve Yapılandırma Hakkının Kaybedilmesi Durumları:

1- Borcunu peşin olarak ödemeyi tercih etmiş olanlar, bu borçlarını en geç 28.02.2021

tarihine kadar ödememeleri veya aynı tarihe kadar peşin ödeme taleplerini taksitle ödeme talebine dönüştürüp ilk taksit ödemesini de yine en geç 28.02.2021 tarihine kadar yapmamaları,

2- Borcunu taksitle ödemeyi tercih etmiş olmasına rağmen ilk iki taksitin süresinde (28.02.2021 ve 30.04.2021 tarihlerinde) ve tam olarak ödenmemesi,

3- Bu Kanuna göre ödenmesi gereken taksitlerin ilk ikisinin süresinde ve tam ödenmesi  koşuluyla, kalan taksitlerden; bir takvim yılında iki veya daha az taksitin, süresinde ödenmemesi  veya eksik ödenmesi hâlinde, ödenmeyen veya eksik ödenen taksit tutarlarının son taksiti izleyen ayın sonuna kadar, gecikilen her ay için 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı  oranında  hesaplanacak  geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi şartıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanırlar.

Bu şartları yerine getirmeyenler, yapılandırma hükümlerinden yararlanma hakkını kaybedecektir.

IX- Sonuç Ve Öneriler:

SGK’ya borçlu olanlar için yapılmış olan bu düzenlemeler, zor durumda olduğu için zamanında prim borcunu ödeyemeyen işverenler ve sigortalılar için oldukça yararlı olmuştur. SGKya borçları bulunan işverenlerin ve GSS ve Bağ-Kur sigortalıların, bu düzenlemelerden yararlanabilmeleri için;

  1. En geç 30.12.2020 tarihine kadar (bu tarih dahil) ilgili SGK İl Müdürlüğüne /

Merkezine, başvuru formunun doldurulmak suretiyle; e-Sigorta kanalıyla veya elden ya da iadeli taahhütlü posta yoluyla başvuruda bulunmaları,

  1. Ödenecek olan ilk taksit tutarını en geç 28.02.2021 tarihine kadar mutlaka ödemeleri,

  2. İkişer aylık dönemler halinde ödenecek olan ilk iki taksitini süresinde ve tam olarak

ödemeleri, gerekir ve şarttır.

Aksi taktirde ödeme planı yürürlüğe girmemiş ve yapılandırma bozulmuş olacaktır.

SGK’ya borçlu olan tüm işverenlerin ve sigortalıların borçlarını yapılandırarak bu imkândan yararlanmalarını öneriyor ve diliyorum.

Büklüm Sokak No: 9/4 Kavaklıdere- ANKARA
Tel: 0312- 4199369 Fax: 0312- 4199371
e-posta: ahmetagar@ahmetagar.com
Web : www.ahmetagar.com

01.07.2020 TARİHİNDEN İTİBAREN AZ TEHLİKELİ İŞYERİNDE İŞ GÜVENLİĞİ UZMANI VE İŞYERİ HEKİMİ ÇALIŞTIRMAK ZORUNLUDUR

01.07.2020 TARİHİNDEN İTİBAREN AZ TEHLİKELİ İŞYERİNDE İŞ GÜVENLİĞİ UZMANI VE İŞYERİ HEKİMİ ÇALIŞTIRMAK ZORUNLUDUR

Ahmet AĞAR

Sosyal Güvenlik Müşaviri

I- GİRİŞ:

  Bilindiği gibi, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile işyerleri az tehlikeli, tehlikeli ve çok tehlikeli olmak üzere üç sınıfa ayrılarak, işyerlerinin tehlike sınıflarına göre kademeli olarak iş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi ve diğer sağlık personeli çalıştırma yükümlülüğü getirilmiş ve tehlikeli ve çok tehlikeli olan işyerlerinde bu yükümlülüklerin yerine getirilmesi uygulanmasına 2012 ve 2016 tarihlerinde geçilmiş ve devam etmektedir.

7033 sayılı Sanayinin Geliştirilmesi ve Üretimin Desteklenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 86. maddesi ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun’un 38. maddesinde yapılan düzenlemeye göre, 01.07.2020 tarihinden itibaren Az Tehlikeli Sınıfta yer alan Kamu ve özel sektörün bütün işyerlerinde İş Güvenliği Uzmanı ve İşyeri Hekimi çalıştırmak veya bunlardan hizmet almak zorunludur.

Çalışma hayatında çok önemli değişiklikler yapılmış olan 6331 sayılı Kanunla, çalışma ve iş hayatına yeni bazı önemli kavramlar girmiş, işverenlere ve çalışanlara da yeni bazı önemli SORUMLULUKLAR getirilmiştir. Bunlardan maksat, son birkaç yıldır Türkiye’de büyük çapta ve kitlesel olarak meydana gelen ve çok sayıda can ve mal kaybına yol açan iş kazalarını önlemek ve mümkün olan asgari düzeye indirmektir.

01.07.2020 tarihinden itibaren az tehlikeli sınıfta yer alan ve işçi sayısına bakılmaksızın tüm işyerlerinde iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekiminin bulundurulması ve bunlardan hizmet alınmasının yasal bir zorunluluk olduğu ve uygulamanın nasıl olacağı, bu makalenin konusu olacaktır.

II- AZ TEHLİKELİ İŞYERİNDE İŞVERENLERİN SORUMLULUĞU:

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu gereğince Kamu kurumları ile 50’den az çalışanı olan ve az tehlikeli sınıfta yer alan özel sektör işyeri işverenleri, 01.07.2020 tarihinden itibaren iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimini çalıştırmak veya bunlardan hizmet almak zorundadır.

Ancak, bu durumdaki işyeri işverenlerinin, kendi işyerlerinin iş güvenliği uzmanı olma imkânı da getirilmiştir. Kanun kapsamında alınması gereken sağlık raporlarının ise Kamu hizmet sunucuları veya aile hekimlerinden alınabileceği, yani işe girişlerde alınması gereken sağlık raporları ve periyodik muayeneler haricindeki bütün iş sağlığı ve güvenliği faaliyetlerinin sertifika almış olan işveren tarafından yerine getirilebileceği, 6331 sayılı Kanun ile hüküm altına alınmıştır.

10’dan az çalışanı olan ve az tehlikeli işyerleri işverenleri veya işveren vekilleri Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından açılan sertifika programlarına katılarak kendi işyerlerinin iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini yerine getirebilirler. Bakanlığın bu sertifika programına katılmak için herhangi bir mezuniyet şartı aranmaksızın 18 yaşını dolduran her işveren iş güvenliği uzmanlığı eğitimi alabilecektir.

III- İŞ GÜVENLİĞİ UZMANININ İŞYERİNDE ÇALIŞMASI GEREKEN SÜRE:

İş Güvenliği Uzmanlarının Görev, Yetki, Sorumluluk ve Eğitim Hakkında Yönetmeliğine göre iş güvenliği uzmanları, Yönetmelikte belirtilen görevlerini yerine getirmek için aşağıda belirtilen sürelerde görev yaparlar:

  1. Az tehlikeli sınıfta yer alanlarda, çalışan başına ayda en az 10 dakika,
  2. Tehlikeli sınıfta yer alanlarda, çalışan başına ayda en az 20 dakika,
  3. Çok tehlikeli sınıfta yer alanlarda, çalışan başına ayda en az 40 dakika.

Görev yaparlar. İş güvenliği uzmanları tam gün çalıştığı işyeri dışında fazla çalışma yapamazlar.

IV- İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KANUNUNA GÖRE İDARİ PARA CEZALARI:

6331 sayılı Kanuna göre, 50’den az çalışanı olan ve az tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde idari para cezalarının uygulanacağı suçlar ile ceza miktarları şöyledir:

1- İş güvenliği uzmanı ve veya işyeri hekimi görevlendirmeyen işverenlere,

görevlendirmediği her bir kişi için 3.516,00 TL, olmak üzere ve aykırılığın devam ettiği her ay için aynı miktarda,

2- Görevlendirdiği kişi veya hizmet aldığı kurum ve kuruluşların görevlerini yerine getirmeleri amacıyla araç, gereç, mekan ve zaman gibi bütün ihtiyaçlarını karşılamayan işverenlere, 3.516,00 TL tutarında,

3- Görevlendirdikleri kişi veya hizmet aldığı kurum ve kuruluş tarafından iş sağlığı ve güvenliği koordinasyonu sağlamayan, çalışanların sağlık ve güvenliğini etkilediği bilinen veya etkilenmesi muhtemel konular hakkında, görevlendirdikleri kişi veya hizmet aldığı kurum ve kuruluşları, başka işyerlerinde çalışmak üzere kendi işyerine gelen çalışanları ve bunların işverenlerini bilgilendirmeyen işverenlere, her bir ihlal için ayrı ayrı 3.516,00 TL tutarında,

İdari para cezası uygulanacaktır.

V- SONUÇ:

Çalışma yaşamı devam ettiği sürece, iş kazalarını ve meslek hastalıklarını tamamen ortadan kaldırmak ve yok etmek elbette mümkün değildir. Ancak, Ülkemizde meydana gelen iş kazalarının % 80’inin, verilecek iş güvenliği eğitimleri ile ve alınacak çok basit önlemlerle önlenebileceği, herkes tarafından kabul edilen ortak bir görüştür

Ülkemizde son yıllarda artarak meydana gelen iş kazaları, çalışma hayatının en önemli sorunlarından birisidir. Çalışanların maruz kaldığı iş kazaları ve bu kazalar sonucunda meydana gelen ölümler, gelişmiş ülkelere oranla oldukça fazladır. İş kazalarıyla ilgili yapılan araştırmalar, kazaların meydana gelmesinde çoğunlukla çalışanların birtakım kişisel özelliklerinin etkili olduğu, bunun yanı sıra makine, teçhizat ve çalışma ortamındaki hata ve eksikliklerin de kaza nedenleri arasında olduğunu ortaya koymuştur. İş kazalarının birinci derecede temel nedenleri, çalışanların güvensiz tutum ve davranışları ile işyerindeki güvensiz durumlardan oluşmaktadır.

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Sosyal Güvenlik Kurumu ve İş Sağlığı ve İş

Güvenliği Meclisi’nin tespitlerine göre son 3 yılda meydana gelen iş kazlarında, 2017 yılında 1633 işçi, 2018 yılında 1923 işçi ve 2019 yılında 1736 işçi hayatını kaybetmiştir.

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği gereğince, çalışma ve iş hayatına yeni bazı önemli kavramlar girmiş, işverenlere ve çalışanlara da yeni bazı önemli SORUMLULUKLAR getirilmiştir. Bunlardan maksat, son birkaç yıldır Türkiye’de büyük çapta ve kitlesel olarak meydana gelen ve çok sayıda can ve mal kaybına yol açan iş kazalarını önlemek ve mümkün olan asgari düzeye indirmektir.

İş kazalarını önlemeye çalışmak tüm işverenler için hem insani bir görev ve hem de yasal bir zorunluluktur. Bu insani ve yasal zorunluluğa tam uyulduğu takdirde, işçi de işveren de top yekûn Ülkemiz de kazançlı çıkacaktır.

Ahmet AĞAR Sosyal Güvenlik Müşaviri

Büklüm Sokak No: 9/4 Kavaklıdere- ANKARA

Tel: 0312- 4199369 Fax: 0312- 4199371

e-posta: ahmetagar@ahmetagar.com

Web : www.ahmetagar.com

İHALE KONUSU İŞLERİN DEVAMLI İŞYERİ İŞÇİLERİ İLE YAPILAN İŞLERDE ASGARİ İŞÇİLİK UYGULAMASI VE PRİM TEŞVİKLERİNDEN YARARLANMA

İHALE KONUSU İŞLERİN DEVAMLI İŞYERİ İŞÇİLERİ İLE YAPILAN İŞLERDE
ASGARİ İŞÇİLİK UYGULAMASI VE PRİM TEŞVİKLERİNDEN YARARLANMA

                                                                                                          Ahmet  AĞAR
Sosyal Güvenlik Müşaviri

          I- GİRİŞ:

5510 sayılı Kanunun 85. Maddesinde belirtilen kurum ve kuruluşları tarafından ihale mevzuatına göre yaptırılan her türlü işlerde, SGK tarafından yapılacak araştırma, işin kesin kabulünün ya da geçici kabulün noksansız olarak yapıldığı tarihten sonra ve işverene ödenmesi gereken Katma Değer Vergisi hariç, malzeme fiyat farkı ve akreditif bedeli dâhil toplam istihkak tutarına, işin asgari işçilik oranının %25 eksiği uygulanmak suretiyle yapılır.

İhale konusu işlerin işverene ait devamlı mahiyetteki işyerinde çalışan işçileri ile yapılması durumunda, eğer ihale sözleşmesinde veya şartnamesinde işte çalışacak kişi/gün sayısı belli değil ise asgari işçilik hesaplamasına tabi olacak ve bu hesaplama, Kurumun 2015/12 sayılı Devamlı İşyeri Sigortalıları ile Yapılan İhale Konusu İşlerde Teşvik Uygulaması Genelgesinde belirtilen şekilde yapılacaktır.

Bu makalenin konusu, ihale konusu işlerin devamlı mahiyetteki işyeri işçileri ile yapılması durumunda asgari işçilik uygulama ve sigorta primi teşviklerinden nasıl yararlanacaklarının usul ve esaslarının açıklanması olacaktır.

          II- İHALE KONUSU İŞLERİN DEVAMLI İŞYERİNDE YAPILMASINDA ASGARİ
İŞÇİLİK UYGULAMASI:

Bilindiği gibi, 5510 sayılı Kanunun asgari işçilik uygulaması ve uzlaşma başlıklı 85. maddesine göre, işveren, işin emsaline, niteliğine, kapsam ve kapasitesine göre işin yürütümü açısından gerekli olan sigortalı sayısının, çalışma süresinin veya prime esas kazanç tutarının altında bildirimde bulunduğunun tespiti halinde, yapılan işin niteliği, kullanılan teknoloji, işyerinin büyüklüğü, benzer işletmelerde çalıştırılan sigortalı sayısı, ilgili meslek ve kamu kuruluşlarının görüşü gibi unsurlar dikkate alınarak tespit edilir. Söz konusu tespitler, Kurumun denetim ve kontrolle görevlendirilmiş memurları tarafından yapılacağı hüküm altına alınmıştır.

Bazı işverenler, ihale yoluyla aldığı iş için geçici bir işyeri açmadan kendisine ait devamlı mahiyetteki işyerinde çalışan işçilerle yapmaktadır. Tabii ki yapabilir, ancak bunun için belli bazı  şartların uygun olması gerekir.

İhale konusu işin mahiyet kodu 2 olan devamlı işyeri işçileri ile yapıldığının işveren tarafından beyan edildiği takdirde, SGK tarafından bu işin devamlı mahiyetteki bu işyerindeki işçileri ile yapılıp yapılamayacağı, işkolu kodunun yapılan işe uygun olduğu ve bu işin belirtilen devamlı işyerinde çalışan sigortalılar tarafından yapılmış olduğu tespit edildikten sonra, işverenin ve varsa alt işverenlerin (taşeronların) ihale konusu işin yapıldığı süre içinde Kuruma herhangi bir borcunun da bulunmaması gerekmektedir.

5510 sayılı Kanunu 85. Maddesi ve buna ilişkin çıkarılan yönetmelik hükmüne göre, ihaleli işlerin devamlı işyeri işçileri ile yapılması ve Kuruma bildirilmesi gereken asgari işçilik bildirilmiş olduğunun anlaşılması halinde, işverenlerin defter ve belgeleri incelenmeden işe ait İlişiksizlik  Belgesi verilecek iken, halen bir çok işverenin bilmediği uzun zaman önce bu konuda önemli düzenlemeler yapılmıştır.

Bu konuda yapılan son düzenlemelere göre;

İhale konusu işlerin devamlı mahiyetteki işyerinde çalışan işçiler ile yapılması halinde, ilişiksizlik belgesinin verilmesi konusunda yapılan düzenlemelerin bilinmemesi veya gerekli şartlara uygun olarak söz konusu işlerin yapılmaması durumunda, işin bitiminde SGK tarafından yapılacak asgari işçilik hesaplaması sonucunda bildirilmesi gereken işçilik tutarı kadar işçilerin sigorta primi teşviklerinden yararlanmamış olduğu tespit edilmeyen işverenlere ilişiksizlik  belgesi verilmeyecek ve eksik işçilik tutarı teşviklerinden yersiz olarak yararlandığı  gerekçesiyle borç tahakkuk edilecektir. Bu nedenle, ihale konusu işlerin daimi işyerindeki işçilerle yapılması durumunda aşağıda açıklayacağım uygulamalara dikkat edilmesi gerekli ve zorunlu olduğu kadar, işverenlerin yararlarına olacaktır.

          III- İHALE KONUSU İŞTE ÇALIŞACAK KİŞİ/GÜN SAYISININ BELLİ OLMASI:

Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 110. maddesi ve Kurumun (SGK) 2013-41 sayılı Genelgesinin 4. bölümün 4.2 bendine göre, “ İşin sözleşmesinde çalıştırılacak sigortalı sayısı belli ise, öncelikle bu sigortalıların kişi/gün sayısı üzerinden Kuruma bildirilmiş olup olmadığı araştırılır. Bu araştırma sonucunda Kuruma bildirilmeyen sigortalılar ile ilgili belgelerin verilmesi, yapılacak bir ay süreli bir tebligat ile işverenden istenir. Belgelerin verilmemesi veya eksik verilmesi hâlinde bu belgeler ünitece re’sen düzenlenir. İşin sözleşmesi ile Kuruma yapılan bildirimler arasında bir eksikliğin bulunması hâlinde söz konusu eksikliğin ihale makamınca doğrulanması durumunda bazı aylardaki kişi/gün sayısı eksikliği üzerinde durulmaz.” hükmü bulunmaktadır.

Daha önceki bu uygulamaya göre,  işverenin ihale konusu işin yapıldığı döneme ilişkin olarak Kuruma borcunun da bulunmaması halinde ilişiksizlik belgesi verilmekteydi..

 

Bu şeklideki uygulamada daha sonra yapılan düzenlemelerle önemli değişiklikler yapılmış olup, ihale konusu işlerin devamlı mahiyetteki işyerlerindeki işçilerle yapılması durumunda, işe ait  asgari işçilik hesaplaması ve ilişiksizlik belgesinin verilmesi ile ilgili en son geçerli olan uygulama şöyledir:   

 

İhale sözleşme veya şartnamesinde ihale konusu işte çalışacak kişi/gün sayısının belli olması halinde, sözleşme veya şartnamesinde belirtilen kişi/gün sayısı kadar sigorta primi teşvikinden yararlanılması mümkün olamayacağından, ilgili sosyal güvenlik müdürlüğünce öncelikle ihale konusu iş döneminde Kuruma bildirilmesi gereken kişi/gün sayısı kadar kanun numarası seçilmeksizin bildirim yapılıp yapılmadığı araştırılacak, bu işte çalıştırılması gereken kişi/gün sayısı kadar kanun numarası seçilmeksizin bildirim yapıldığının anlaşılması halinde, bu nitelikteki işyerlerinin diğer sigortalılar için kanun numarası seçilerek yararlanmış oldukları sigorta primi teşviklerinin iptali cihetine gidilmeyecektir.

Yani, işin sözleşmesinde bu işte çalışacak olanların isimleri yazılı ise bu kişiler, işin dönemi süresince sigorta primi teşviklerinden yararlanamazlar. Sözleşmede işte çalışacak kişi/gün sayısı belirtilmiş ise, ilgili sosyal güvenlik müdürlüğünce öncelikle ihale konusu iş döneminde Kuruma bildirilmesi gereken kişi/gün sayısı kadar sigorta teşvikinden yararlandırılmadığının olup olmadığı araştırılacaktır. Belirtilen kişi/gün sayısı kadar teşvikten yararlanmadığının anlaşılması halinde, kalan diğer sigortalıların yararlanmış oldukları sigorta primi teşvikleri iptal edilmeyecektir.

Buna karşın, ihale konusu işte çalıştırılması gereken kişi/gün sayısı kadar kanun numarası seçilmeksizin bildirim yapılmadığının anlaşılması halinde, yani, sigorta primi teşviklerinden yararlanılmış ise, prime esas kazancı en düşük olan sigortalıdan başlanmak suretiyle işverenlerden iptal aslı/ek nitelikte belge istenmeksizin ilgili müdürlük tarafından teşvikli olarak verilmiş olan aylık prim ve hizmet belgelerinin re’sen düzeltilerek tahakkuk edecek fark primin gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte işverene tebliğ edilecek ve tahsil edilecektir.

IV- İHALE KONUSU İŞTE ÇALIŞACAK KİŞİ/GÜN SAYISININ BELLİ OLMAMASI:

Devamlı mahiyetteki işyerindeki işçilerle yapılacak olan işe ait ihale sözleşme veya şartnamesinde işte çalışacak kişi/gün sayısının belli olmaması ve idarece ihale konusu işte kimlerin çalıştırıldığının SGK’ya  bildirilmemesi durumunda, ihale konusu işe ait işverene ödenmesi gereken Katma Değer Vergisi hariç, malzeme fiyat farkı ve akreditif bedeli dahil toplam istihkak tutarına, yapılan işin karşılığı asgari işçilik oranı uygulanmak suretiyle bulunacak tutar ile ihale konusu iş süresinde  kanun  numarası seçilmeksizin düzenlenen belgelerde kayıtlı SPEK tutarı (2 nolu belge türü ile verilen SGDP ilişkin bildirimler dahil) karşılaştırılarak asgari  işçilik oranı uygulanmak suretiyle hesaplanan tutarın, kanun numarası seçilmeksizin bildirilen SPEK tutarı toplamından düşük olması halinde, bu işverenlerin, hesaplama yapılan ihale dönemi için  sigorta primi teşviklerinden usulüne uygun yararlanmış olarak kabul edilecektir.

Buna karşın, toplam istihkak tutarına asgari işçilik oranı uygulanmak suretiyle hesaplanan tutarın, ihale konusu iş süresince kanun numarası seçilmeksizin bildirilen SPEK tutarı toplamından fazla  olması halinde ise hesaplanan tutar ile kanun numarası seçilmeksizin bildirilen SPEK tutarı farkı kadar sigorta primi teşviki İPTAL yapılacaktır. Bu durumda, ihale konusu iş süresinde bildirim yapılan en son aya ait belgelerden başlanmak üzere, işverenlerden iptal ve asıl/ek nitelikte belge istenmeksizin, ilgili müdürlük tarafından kanun numarası seçilerek düzenlenmiş olan aylık prim ve hizmet belgeleri re’sen düzeltilecek ve yersiz olarak yararlanılan sigorta primi teşvik tutarı, gecikme  cezası ve gecikme zammı ile birlikte işverenden tahsil edilecektir.

          V- SONUÇ VE ÖNERİ:

          1- İhale konusu işlerin işverene ait devamlı mahiyetteki işyerinde çalışan işçileri ile yapılması durumunda, eğer ihale sözleşmesinde veya şartnamesinde işte çalışacak kişi/gün sayısı belli değil ise asgari işçilik hesaplamasına tabi olacak ve asgari işçilik oranı uygulanmak suretiyle bulunacak tutarı kadar o işyerinde çalışan sigortalıların, sigorta primi teşvikinden yararlanmaları mümkün olmayacaktır.

2-  İhale konusu bir işin aynı işverenin devamlı mahiyetteki işyerinde çalışan sigortalıları ile yapılması veya yapıldığının beyan edilebilmesi için o işyerinin faaliyet konusunun ve SGK işyeri mahiyet kodunun ihale konusu işe uygun olması gerekir.

          İhale konusu bir işin yapımını taahhüt eden ve bu işi kendinse ait daimi mahiyetteki bir işyerindeki sigortalıları ile yapmayı düşünen işverenlerin, iş bitiminden sonra işe ait teminatın iadesi için SGK’dan ilişiksizlik belgesi talebinde bulunduğunda, sigorta primi teşviklerinden yersiz yararlanmadan dolayı herhangi bir mağduriyet yaşamaması için bunlara dikkat etmesinin çok önemli olduğunu özellikle belirtmek isterim.

 

 

Büklüm Sokak No: 9/4 Kavaklıdere- ANKARA

Tel: 0312- 4199369  Fax: 0312- 4199371

e-posta: ahmetagar@ahmetagar.com

Web : www.ahmetagar.com

 

KORNAVİRÜS VEYA BAŞKA NEDENLERLE EKONOMİK SIKINTIYA DÜŞEN        İŞVERENLER, KISA ÇALIŞMA VE  KISA ÇALIŞMA ÖDENEĞİNE BAŞVURARAK YARARLANABİLİRLER.

KORNAVİRÜS VEYA BAŞKA NEDENLERLE EKONOMİK SIKINTIYA DÜŞEN        İŞVERENLER, KISA ÇALIŞMA VE  KISA ÇALIŞMA ÖDENEĞİNE BAŞVURARAK YARARLANABİLİRLER.

            I- GİRİŞ:                                                              

Bilindiği üzere, son günlerde dünyada etkisini artıran Koronavirüs Salgını, Türkiye’de de her geçen gün hızla yayılmakta, etkisini artırmakta ve gittikçe endişe verici bir şekilde kendini göstermektedir. Hiç kuşkusuz, artarak devam eden bu Kononavirüs Salgını, çalışma hayatını da oldukça olumsuz yönde etkilemekte ve başta turizm olmak üzere, birçok büyük perakende firmaların peş peşe faaliyetlerine geçici olarak ara vermelerine, işçileri işten çıkarmalarına veya ücretsiz izine ayırmalarına ve bazı işyerlerinin ise tamamen kapanmasına yol açmıştır..

Bu makalenin konusu, Koronavirüs Salgını veya başka nedenlerle ekonomik sıkıntıya düşen işverenlerin, işyerinde kısa çalışma yapmaları ve kısa çalışma ödeneğinden nasıl ve ne şekilde yararlanabilecekleri ile ilgili açıklamalar olacaktır.

 II- KISA ÇALIŞMA VE KISA ÇALIŞMA ÖDENEĞİNDEN YARARLANMAK:

            1- Kısa Çalışma Yapmanın Şartları Ve Süresi:

4857 sayılı İş Kanunu’na göre, Genel ekonomik, sektörel veya bölgesel kriz veya zorlayıcı sebeplerle işyerindeki haftalık çalışma sürelerinin geçici olarak önemli ölçüde azaltan veya işyerinde faaliyeti tamamen veya kısmen geçici olarak durduran işveren, durumu derhal gerekçeleri ile birlikte Türkiye İş Kurumuna, varsa toplu iş sözleşmesi tarafı sendikaya bir yazı ile bildirmesi gerekir. İşyerinde üç ayı aşmamak üzere kısa çalışma yapılabilir. Bu süre, Cumhurbaşkanı kararıyla altı aya kadar uzatılabiliyor.

Bu Kanuna göre sigortalı sayılan kişileri hizmet akdine tabi olarak çalıştıran işveren, kısa çalışma talebini, derhal gerekçeleri ile birlikte (Ekli Talep Formu ile)  Türkiye İş Kurumuna, varsa toplu iş sözleşmesi tarafı sendikaya bir yazı ile bildirir. Bu talebin uygunluğunun tespiti, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının İş Müfettişlerince yapılır.

Yukarıda belirtilen nedenlerle işyerinde geçici olarak en az dört hafta işin durması veya kısa çalışma hallerinde işçilere çalıştırılmadıkları süre için işsizlik sigortasından kısa çalışma ödeneği ödenir. Kısa çalışma süresi, zorlayıcı sebebin devamı süresini ve herhalde üç ayı aşmamak üzere işyerinde kısa çalışma yapılabilir.

 Kısa çalışma halinde İşsizlik Sigortası Fonundan kısa çalışma ödeneği ödenir. İşçinin kısa çalışma ödeneğine hak kazanabilmesi için, hizmet akdinin feshi hariç işsizlik sigortası hak etme koşullarını yerine getirmesi gerekir. 

            2- İşçinin Kısa Çalışma Ödeneğinden Yararlanmanın Şartları:

İşçinin kısa çalışma ödeneğinden yararlanabilmesi için, 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanun’un Ek 2. maddesine göre;

            1- İşverenin kısa çalışma talebinin Aile, Çalışma Ve Sosyal Hizmetler Bakanlınca uygun bulunması,
2- İşçinin kısa çalışmanın başladığı tarihte, 4447 sayılı Kanun’un 50’nci maddesine göre çalışma süreleri ve işsizlik sigortası primi ödeme gün sayısı bakımından işsizlik ödeneğine hak kazanmış olması, buna göre,
Kısa çalışmanın başladığı tarihten önceki son 120 gün hizmet akdine tabi olanlardan son üç yıl içinde en az 600 gün süreyle işsizlik sigortası primi ödemiş olması,
3- Kısa çalışmaya katılacaklar listesinde işçinin bilgilerinin bulunması,
Gerekmektedir.

            III- KISA ÇALIŞMA ÖDENEĞİNİN MİKTERI VE ÖDENMESİ: 

            Günlük kısa çalışma ödeneği; sigortalının son on iki aylık prime esas kazançları dikkate alınarak hesaplanan günlük ortalama brüt kazancının %60’ıdır. Bu şekilde hesaplanan kısa çalışma ödeneği miktarı, aylık asgari ücretin brüt tutarının %150’sini geçemez. Kısa çalışma ödeneği, çalışmadığı süreler için, işçinin kendisine ve aylık olarak her ayın beşinde ödenir. Ödemeler PTT Bank aracılığı ile yapılır. Ödeme tarihini öne çekmeye Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı yetkilidir.

1- Kısa çalışma ödeneğinin süresi üç ayı aşmamak üzere kısa çalışma süresi kadardır.
2- Kısa çalışma ödeneği, işyerinde uygulanan haftalık çalışma süresini tamamlayacak şekilde, çalışılmayan süreler için aylık olarak hesaplanır.
3- Kısa çalışmanın günlük, haftalık veya aylık çalışma süresi içerisinde yapılacağı zaman aralığı işyerinin gelenekleri ve işin niteliği dikkate alınarak işverence belirlenir.

            Kısa çalışma ödeneğinden yararlananlara ait sigorta primlerinin aktarılması ve sağlık hizmetlerinin sunulmasına ilişkin işlemler 5510 sayılı Kanunda belirtilen esaslar çerçevesinde yürütülecektir.

            IV- İŞSİZLİK ÖDENEĞİ  İLE İLGİLİ  DİĞER UYGULAMALAR:

            1- İşçinin kısa çalışma ödeneği aldığı süre için 5510 sayılı Kanun gereği ödenecek sigorta primi, İşsizlik Sigortası Fonu tarafından SGK’ya ödenecektir.

            2- Kısa çalışma ödeneğinden yararlanan işçi, işsizlik sigortasından yararlanmak için 4447 sayılı Kanunda öngörülen koşullar gerçekleşmeden işsiz kalırsa, kısa çalışma ödeneği aldığı süre düşüldükten sonra,  daha önce hak ettiği işsizlik ödeneği süresini dolduruncaya kadar işsizlik ödeneğinden yararlanacaktır.

            3- Kısa çalışma yapan işçinin çalışılmayan hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günlerine ilişkin ücret ve kısa çalışma ödeneği miktarı, kısa çalışma yapılan süreyle orantılı olarak işveren ve Kurum tarafından ödenecektir.

            4- İşveren hatalı bilgi ve belge vermesi nedeniyle yapılan fazla ödemeler, yasal faizi ile birlikte işverenden, işçinin kusurundan kaynaklanan fazla ödemeler ise yasal faizi ile birlikte işçiden tahsil edilecektir.

         5- Kısa Çalışma Ödeneğinin SGK’ya Bildirilmesi:

             Kısa çalışma yapılan süreler için, kısa çalışmaya tabi tutulan işçiler adına SGK Aylık Prim ve Hizmet Belgesi ile eksik gün gerekçesi 18 Kısa Çalışma Ödeneği Kodu ile bildirilmesi gerekir.

         V-  KISA ÇALIŞMANIN SONA ERMESİ VE BİLDİRİMİ:

         İşverenin, kısa çalışma uygulaması devam ederken, normal faaliyetine başlamaya karar vermesi halinde durumu Türkiye İş Kurumuna ve  varsa toplu iş sözleşmesi tarafı işçi sendikasına ve işçilere altı işgünü önce yazılı olarak bildirmesi zorunludur. Bildirimde belirtilen tarih itibariyle kısa çalışma sona erer. Geç bildirimlere ilişkin oluşan yersiz ödemeler yasal faizi ile birlikte işverenden tahsil edilecektir.

            VI- KORONAVİRÜS VEYA BAŞKA NEDENLERLE FAALİYETİNE GEÇİCİ                              ARA VEREN İŞVERENLER İŞÇİLERİ ÜCRETSİZ İZNE ZORLAYAMAZ:

            Koronavirüs Salgını veya başka nedenlerle ekonomik sıkıntıya düşen ve işyerindeki faaliyetlerine geçici olarak ara vermek zorunda kalan işverenler, İş Kanunu’na göre çalışanlarını ücretsiz olarak izin kullanmaya zorlayamazlar. Ancak, bu konuda işçi ile işverenin karşılıklı anlaşmaları ile mümkün olabilir. Şöyle ki;

1- İş Kanunu’na göre, işveren tarafından çalışanına ücretsiz izin kullandırılmasına ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. Yani, işverenin çalışanlarını tek taraflı olarak ücretsiz izine gönderebilmesi ile ilgili bir hakkı bulunmamaktadır. Ancak, işçin rızası ve işverenin de uygun görmesi durumunda belli bir süreyle sınırlı olmak üzere çalışana ücretsiz izin verilebilir.

            2- İşyerinde geçici olarak faaliyetine ara vermek isteyen işverenlerin yapmaları gereken hususlar şunlardır:

  1. a) İşyerindeki çalışma faaliyetine hangi tarih itibarıyla ara verileceğini işçilere ilan etmeleri,
    b) Yıllık ücretli izini olan işçilerin yıllık izinlerini kullanmaları  için bir planlama yapmaları,
    c) Eğer işçilerin bir kısmına veya tamamına ücretsiz izin verilecek ise, bunun işçilere yazılı olarak tebliğ edilmesi gerekir. İşçi ücretsiz izini 6 iş günü içinde kabul ederse, ücretsiz izin başlamış olur. Ancak işçi ücretsiz izine gitmeyi kabul etmezse bu durumda işveren işçinin geçerli neden kapsamında tazminatını ödeyerek iş akdini feshedebilir. İşveren fesih yapmaması halinde bu durumda işçi iş akdini haklı nedenle feshedebilir.

Bir işyerinin herhangi bir nedenle ekonomik krize girmesi, sürdürülebilir imkanı olmaması halinde, iki tarafın da bu durumu iyi niyetle, objektif ve sağ duyulu olarak değerlendirmeli, imkanlar elverdiği ölçüde öncelikle yıllık ücretli izin kullanımı seçeneği üzerinde durulmalıdır. Ücretsiz izin kullanma konusunda ise İş Kanunu’na göre  işçi ve işveren zaten birbirini zorlayamamaktadır. İşçinin rızası olmadan ücretsiz izin kullandırılması haklı fesi nedeni olarak değerlendirilecektir.

            VII- SONUÇ :

            4857 sayılı İş Kanunu ve 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu hükümleri uyarınca, gerek Koronavirüs Salgını veya gerek  başka nedenlerle ekonomik sıkıntıya düşen işverenlerin, işyerinde kısa çalışma yapmaları ve kısa çalışma ödeneğinden yararlanma hakları bulunmaktadır. Koronavirüs Salgını nedeniyle işyerindeki faaliyetine geçici bir süre için ara vermek zorunda olan işverenlerin, aşağıda yazılı bulunan Kısa Çalışma Talep Formunu doldurarak Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın duyurduğu gibi 23.03.2020 tarihinden itibaren  Türkiye iş Kurumuna baş vuruda bulunabileceklerini belirtir, tüm Ülkemizin bu Koronavirüsten olabildiğince en az zararla kurtulmasının dilerim.

 

                                                                                            Ahmet  AĞAR

                                                                                    Sosyal Güvenlik Müşaviri                                                    

 

Büklüm Sokak No: 9/4 Kavaklıdere- ANKARA                                                                           Tel: 0312- 4199369  Fax: 0312- 4199371
e-posta: ahmetagar@ahmetagar.com
Web : www.ahmetagar.com

 

 

KISA ÇALIŞMA TALEP FORMU

1 İşyeri Unvanı  
2 İşyeri Adresi  
3 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bölge Müdürlüğü İşyeri Numarası  
4 Sosyal Güvenlik Kurumu İşyeri Sicil Numarası  
5 Kısa Çalışmanın Başlatılacağı Tarih  
6 Kısa Çalışmanın Sona Ereceği Tarih  
7 Başvurunun Gerekçesi (Genel Ekonomik Kriz veya Zorlayıcı Neden)  
8 Başvuru Zorlayıcı Neden Gerekçesiyle Yapılmış İse Zorlayıcı Nedenin Ne Olduğu  
9 İşyerinde Çalışan Toplam Kişi Sayısı  
10 Kısa Çalışma Uygulanacak Kişi Sayısı  
11 İşyerinde Daha Önce Kısa Çalışma Uygulandı mı? Uygulandıysa Sebebi ve Süresi  
12 Kısa Çalışmanın Hangi Yöntemle Uygulanacağı (Haftalık Çalışma Süresinin Azaltılması veya Faaliyetin Kısmen/Tamamen Durdurulması)  
13 İşyerinde İrtibat Kurulacak Yetkilinin Adı Soyadı Unvanı  
14 İrtibat Kurulacak Yetkilinin Elektronik Posta Adresi  
15 İşyerinin Telefon ve Faks Numaraları  

13 Ocak 2009 tarih ve 27109 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kısa Çalışma ve Kısa Çalışma Ödeneği Hakkında Yönetmelik hükümleri çerçevesinde;

  1. İşyerimde uygulanacak kısa çalışmaya ilişkin (varsa) kanıtları belirteceğim.
  2. Bakanlık iş müfettişi tarafından yapılacak inceleme esnasında; kısa çalışma yaptırılacak işçilere ilişkin bilgileri http://statik.iskur.gov.tr/tr/kisacalisma/kisacalismabildirimlistesi.xls adreste yer alan formatta hazırlayarak, manyetik ortamda Türkiye İş Kurumu ………………… İl/Şube Müdürlüğüne, yazılı olarak da Bakanlık iş müfettişine teslim edeceğim.
  3. Varsa toplu iş sözleşmesi tarafı sendikaya, kısa çalışma başvurusu ve sonucu hakkında bilgi vereceğim. Kısa çalışma talebi uygun görüldüğünde işyerinde yazılı olarak ilan edeceğim.
  4. Kısa çalışma ödeneği alanların işe girmesi, yaşlılık aylığı almaya başlaması, herhangi bir sebeple silah altına alınması veya herhangi bir kanundan doğan çalışma ödevi nedeniyle işinden ayrılması veya geçici iş göremezlik ödeneğinin başlaması halinde bu durumu Kuruma bildireceğim.
  5. Normal faaliyete başlamaya karar vermem halinde durumu; Kurum birimine, varsa toplu iş sözleşmesi tarafı sendikaya ve işçilere altı işgünü önce yazılı olarak bildireceğim
  6. Yukarıdaki bilgilerin doğruluğunu kabul ve taahhüt ederim.

 

İşveren Adı Soyadı    :

Kaşe ve İmza              :

Tarih                           :…../…./……..

 

 

 

 

SGK ÇAĞRILARA BAŞLADI UYANDA YANACAK UYMAYAN DA YANACAK ?

SGK Stratejik eylem planında yer verilen ve bilhassa Eylül 2020 tarihine kadar tamamlanması gereken maddeler göre   ücretleri gerçek değerinden göstermeyen firmalar  ile ilgili eylem planda 3 önemli yaptırım ile ilgili çalışmalara hız verdi.

3 Aşamada yürürlüğe girecek tedbirler uygun planları yürütmeye başladı,

  1. Muhtasar beyan ve SGK bildirimlerinin birleştirilmesi.(Kaçak personel tespitleri, ve düşük gösterilen ücretler),
  2. Şubat 2020 tarihine kadar vergi idaresi ile tam entegrasyon ve takipler,
  3.  Eylül 2020 Tarihine kadar sisteme uymayan firmaların mükellefiyet kayıtlarının iptal edilmesi ve Cumhuriyet Savcılıklarına bildirim yapılarak 2 ile 5 ayıl arasında hapis cezaları istenmesi.
  4. Bu maddeleri dışında tedbir amaçlı 36 madde daha bulunmaktadır.

SGK ve Vergi İdaresi ve bankalar yatan ücret ödemeleri ile yapılan analizlerden elde edilen sonuçlara göre yapılan analizler sonucu düşük ücret beyan ve elden ödeme yapan firmalar yazı gönderilerek beyanlarını değiştirmeleri istenmektedir.  Aksi halde inceleme yapılacağı konularına yazılarında yer vermektedir.

1-    Yazının gereğini yapan firma riskleri; Yazıyı alan firmaları ciddi yaptırımlar beklemektedir.  Ücretlerde bu yazıyı esas alarak yükselttiği takdirde SGK 10 Yıl geriye girecek inceleme başlatarak SGK, İşsizlik, kayıtlarının düzeltilmesini talep edecektir. 10 yıllık geriye dönük verilen düzeltme beyanları nedeniyle alınan tüm teşvikler faizleri ile birlikte geri alınacaktır. Meslek Kodlarını bilerek doğru göstermedikleri için yeni kodlara göre yeni ücretler üzerinden ayrıca düzeltme beyanları istenecektir.

2-    Yazının gereğini yapmayanlar: SGK yazısına olumsuz cevap veren ücretlerin ve SGK kayıtlarının doğru olduğu konusunda israr eden firmalar ise bakanlık denetimine alınacaklar sonuç değişmiyor. Aynı cezalar ve sonuçlar onları da bekliyor.  Sadece gerçek ücret üzerinden doğru işlem yapan firmalar bu olumsuz durumdan etkilemeyecek.

Firmaları zaman zaman yazılarımız ile 2-3 yıldır uyarmamıza rağmen maliyetler nedeniyle sağlıklı yapı kurmak gerektiği konularında  uyarılara rağmen Sistem Kurmayan firmalar önünde zaman kalmadığı için yapacak fazla bir şeyleri olmayacak, yani 1-2 ayda ne kadar doğru toparlanmaları  ile kısmen kurtuluşlar yaşayacaklardır.

 Elden ücret ödeyen firmalar, gider pusulası ile iş yaptıran firmalar 23 Şubat 2020 tarihine kadar verecekleri beyanlar nedeniyle SGK ve vergi idaresi kıskacına uğramaları kaçınılmazdır. Kendi ayağına kurşun sıkmak zorunda kalacaklardır.

Bir anda yüksek miktarda SGK ve Vergiye esas Matrahlardaki artış SGK ve Vergi idaresinin beklentilerini karşılayacak ancak düzensizliği alışmış firmalar ise yapılacak ek tahakkuklar, her ay için kesilecek İdari Para Cezaları, Vergilerin ödeme imkanı olmadığı için 30. Eylülde işveren kayıtlarının silinmesi ile şirketlerini kapatmak zorunda kalacaklardır.

Bütün bu aşamalardan sonra kayıt dışı işçi çalıştıran ve elden ücret ödeme neden ile ve SGK kaçakları nedeniyle Cumhuriyet Savcılıklarına gitmek ve belki de hapis yatmak zorunda kalacaklar,

Firmalar ne yapmalı: Firmalar çok vakit kalmasa da tedbir alarak bazı riskleri ortadan kaldırma imkanı elde edebilirler. Risklerini öğrenmek ve tedbir almak için ciddi çalışmalar yapmalarına gerek bulunmaktadır.  Denetim ve analiz çalışmaları yaptırarak  sağlıklı yapıya kavuşma imkanlarını yakalamak için hızlı hareket etmelerinde fayda bulunmaktadır.

Şakir Gülsever

İK Yönetim Danışmanı

İş ve Sosyal Güvenlik Danışmanı,

SMMM-Eğitmen

2020 YILINDA İNSAN KAYNAKLARINI NELER BEKLİYOR?

Şirketler; bugüne kadar yapılanma  maliyetleri nedeniyle İnsan Kaynakları konusunda yatırım yapmadıkları gibi  iş yerlerini kendi bildikleri usuller ile yönetmeye çalıştıkları gözlenmektedir.

 

2020 Yılına kadar muhasebe birimleri ile personel ilişkilerini yürüten şirketler dava açılınca Hukuk birimleri ve Avukatlar ile sorunlarını çözmeye çalışmaktadır. 2020 Yılında bu çalışma şeklini devam ettirmeye çalışan şirketleri önemli zorluklar beklemektedir.

Şirketleri yapılanmaya ve tedbir almaya yönelik çalışmaları Ocak 2020 ayından itibaren başlatmak için kaynak ayırmaları zorunlu hale gelmiştir. Bunun durumun nedeni 2020 yılının başından itibaren şirketler yapılanmadıkları takdirde önemli para cezaları ile karşılaşmaları kaçınılmaz hale gelecek,alınan teşvikleri faizleri ile birlikte iade etmek zorunda kalacaklardır.

İnsan Kaynaklarını Hangi Sorunlar Bekliyor:

1) SGK firmalara yazı göndererek düşük ücret gösteren firmaları ücretleri doğru beyan etmeleri için uyarmaya başladı. 1 Aralık 2019 tarihinden itibaren yazılar gönderilmeye başlandı,

2) Muhtasar beyanname ve prim hizmet belgeleri 01.01.2020 tarihinden sonra birleştirme işlemleri başladı,

3)  28.02.2020 Tarihine kadar SGK ve Vergi İdaresi tam entegrasyona geçerek VERGİ ve Prime tabi kazançları kontrol edecek.

4) 30.09.2020 Tarihine kadar bordrolarını gerçek duruma geçirmeyen firmalar için ciddi denetimler ve işverenlerin Cumhuriyet savcılıklarına sevk edilmeye başlanacak,

5) 30.09.2020 Tarihine kadar düşük ücret ve elden ücret ödeyenlerin kuralları dinlemedikleri vergi ve SGK kaçaklarına neden oldukları için  firmaların mükellefiyet numaraları iptal edilecek.

6)    Kıdem ve Zorunlu BES yasası değişikliklerinin getireceği değişiklikleri ve yenilikler firmaları maliyetler yönünden zorlayacak,

7)   Kimlik Verileri Koruma Kanunu ile ilgili yapılacak çalışmalar.( 30.06.2020 Tarihine ertelendi)

8)    Meslek Kodlarının yanlışlıklarının düzeltilme süreçleri,

Tüm bu değişiklikler ve zorunluluklar nedeniyle firmaların İnsan Kaynakları Süreçlerini yapılandırılması çok önemli hale geliyor. Zamanın çok kısa olması ve tedbirlerin yoğunluğu firmaları önemli ölçüde etkileyecek.

İşletmelerin bu zorlu dönemdeki sorunlarını çözmeleri bu süreçlerin yan etkenleri ortadan kaldırmak ve zarar görmemeleri için DENETİM Çalışmaları yaptırmak ve ortaya çıkacak sorunları çözmek için İnsan Kaynakları süreçlerini yapılandırarak riskleri ortadan kaldırmaları ile kendilerini koruma altına almaları kaçınılmaz hale gelmektedir.

İnsan Kaynakları Fonksiyonlarına göre şirketler organizasyon ve görev tanımlarından başlayarak, işe alım, kariyer planları, ücret yönetimi, performans sistemi ile çalışan ilişkilerine yön vermeleri oldukça önemlidir.

Bilhassa personel ücretleri konusunda yapılacak çalışmalara ile personel ücret dengeleri kurulması,elden ücret ödeme sisteminin kaldırılması,meslek kodlarının organizasyon esas alınarak verilmemesi halinde ciddi  sorunların yaşanmaması kaçınılmazdır.

Genel Müdüre Elektrik mühendisi kodu verilmesi nedeniyle eksik beyan edilen SGK ve Vergi matrahları arasındaki ciddi ücret farklılıkları için firmalar incelemeye alınmaya  başlandı, Bu durumda olan firmalar için 10 yıl geriye dönük bordroların yapılması, SGK ve Vergi cezaları,İdari para cezaları hesaplanması ile faizleri ile birlikte   alınan teşvik bedellerinin geri alınması firmalar için oldukça önemli maliyetlere neden  olacaktır.

Davet ve düzeltme yazıları alan firmaların alınan yazıların  gereğini yapacak çalışmalara tedbir almadan başlanması  da ayrı bir sorun oluşturacaktır.  Firmalar geçmişte bilerek veya bilmeden yaptıkları bu hatalı işlemler nedeniyle bilinçli olarak riskleri önleyici tedbir almadıkları takdirde 2020 yılı sonu olmadan hem mükellefiyetlerinin silinme durumu ortaya çıkacak ve hem de Cumhuriyet Savcılıklarına hapis istemiyle sevk edileceklerdir.

39 Eylem planından 3-4 planda geçen bu tedbirler ve diğer tedbirler için SGK tarafından yayınlanan Stratejik eylem planının şirketlerin okumalarını tesviye ederim. İlk planda ücretlerin mukayesesi için Kasım  2019 ve önceki aylarda incelemesi biten firmaların ücretlerin  düşük gösterilmesi nedeniyle   düşük ücretlerin gerçeği yansıtacak şekilde  düzeltilmesi için Aralık 2019 ayı içerisinde firmalara yazılar gönderilmesi ile fiilen çalışmalar başlamıştır.

SGK tarafından yazı gelmeden sağlıklı çözümler geliştirmek ve incelemeden sorunsuz çıkmak için tüm firmaların İnsan Kaynakları ve personel ücretleri konusunda çalışmaları bazı sorunlardan kurtulmalarını sağlayacaktır.

Saygılarımla,

Şakir Gülsever

İnsan Kaynakları Yönetim Danışmanı

İş ve Sosyal Güvenlik Danışmanı

SMMM-Eğitmen

Derneğimizin izmir toplantısı

Derneğimizin izmir toplantısında emeği geçen katılım sağlayan tüm insanlarımıza teşekkürlerimizi sunarız…

« 1 arasında 10 »

Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlerin ve YMM’lerin Başka Bir İşyerinde Hizmet Akdi İle Çalışma Yasağı Kaldırılmalıdır

Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlerin ve YMM’lerin Başka Bir İşyerinde Hizmet Akdi İle Çalışma Yasağı Kaldırılmalıdır

Ahmet AĞAR

Sosyal Güvenlik Müşaviri

I- Giriş:

Bilindiği gibi, 3568 sayılı Kanun’un 45. maddesine göre; Serbest muhasebeci mali müşavirler ve yeminli mali müşavirler, aynı zamanda bir başka işyerinde hizmet akdi ile sigortalı olarak çalışamazlar, ticari faaliyette bulunamazlar.

Bu makalenin konusu, Serbest muhasebeci mali müşavirler ve yeminli mali müşavirler için telafisi güç ve imkânsız olan maddi zarara yol açmanın yanında, insan haklarına ve evrensel hukuk ilkelerine tamamen aykırı bulunan “Başka Bir İşyerinde Çalışma Yasağı”nın kaldırılması gerektiği ile ilgili açıklamalar olacaktır.

II- Meslek Mensuplarının Başka Bir İşte Çalışma Yasağı İle İlgili Mevzuat:

3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanun’un 45 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Serbest muhasebeci mali müşavirler bu unvanlarla, yeminli mali müşavirler ise bu unvan ve tasdik yetkisiyle; 2.maddede yazılı işlerin yürütülmesi amacıyla gerçek ve tüzelkişilere tabi ve onların işyerlerine bağlı olarak hizmet akdi ile çalışamazlar, ticari faaliyette bulunamazlar, meslekle ve meslek onuru ile bağdaşmayan işlerle uğraşamazlar.” hükmüne yer verilmiştir.

03.01.1990 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ve Yeminli Mali Müşavirlerin Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin “Hizmet akdi ve çalışamama” başlıklı 44. maddesinde “Serbest muhasebeci mali müşavirler ve yeminli mali müşavirler gerçek ve tüzel kişilere tabi ve onların işyerlerine bağlı olarak hizmet akdi ile çalışamazlar.” şeklinde düzenleme yapılmıştır.

Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Birliği (TÜRMOB) tarafından yayımlanan 2011/1 sayılı Genelgede, 6111 sayılı Kanun’un 33.maddesi ile 5510 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasında yapılan değişikliğe (sigortalılık statülerinin aynı kişi üzerinde birleşmesi halinde, özellikle 4/a sigortalı ve 4/b Bağ – Kur’lu statülerinin çatışmasında önceliğin 4/a sigortalı statüsüne tanınacağı yönündeki değişiklik) atıf yapıldıktan sonra;

3568 sayılı Kanunun 2 nci, 45 inci maddeleri hükümleri ile Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ve Yeminli Mali Müşavirlerin Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik maddeleri uyarınca, 3568 sayılı yasa uyarınca ruhsat alarak bağımsız büro faaliyetinde bulunan yahut mesleki şirketlerde imza yetkili olan meslek mensuplarının aynı zamanda bir işverene bağlı olarak çalışmaları mümkün değildir.

Açıklanan nedenlerle, bağımsız büro faaliyetinde bulunan yahut mesleki şirketlerde imza yetkili olan meslek mensuplarının aynı zamanda bir başka işyerinde 5510 sayılı Yasa’nın 4.maddesinin (a) bendi kapsamında çalışmasına olanak bulunmamaktadır.” düzenlemesini getirmiştir.

III- Özel Kanunla Meslek Mensuplarına Getirilen Bu Yasak,
Genel Çalışma Hayatına Ait 5510 Sayılı Kanuna Aykırıdır:

Genel çalışma hayatını düzenleyen 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanun, meslek unvanı üzerinde durmaksızın, başka kanunlarda yer alan istisnai düzenlemeleri dikkate almaksızın bir veya birkaç işveren tarafından hizmet akdi ile çalıştırılan herkesi zorunlu sigortalı (4/a statüsünde) olarak nitelendirmiştir. Meslek mensupları örneğinde olduğu gibi, vergi mükellefiyeti nedeniyle 5510 sayılı Kanun’un 4/b kapsamında zorunlu sigortalı olup da aynı zamanda da hizmet akdiyle çalışanların keza (4/a statüsü) sigortalılık hizmetlerin çakışmasında, 6111 sayılı Kanun ile 5510 sayılı Kanunun 53. maddesinde yapılan değişiklikle ortaya konulmuştur. Söz konusu 53. maddeye göre 4/b statüsünde bulunan bir sigortalının bir başka işyerinde ya da aynı işyerinde hizmet akdiyle çalışmaya başlaması halinde sigortalılık statüsü, önceden başlayan sigortalılığa üstünlük tanımak yerine, 4/a statündeki sigortalılık hali esas alınacaktır.

Sosyal güvenlik mevzuatı düzenlemesiyle sınırlı değerlendirildiğinde, bağımsız büro faaliyetinde bulunan yahut mesleki şirketlerde imza yetkili olan meslek mensuplarının 6111 sayılı Kanunla değiştirilen 5510 sayılı Kanun 53 üncü maddesi ile aynı Kanunun 3 üncü, 4 üncü ve 92 nci maddeleri gereği “4/a” statüsünde sigortalı sayılmalarına mani bir düzenleme bulunmamaktadır. Kaldı ki, 5510 sayılı Kanun’un “sigortalı sayılmayanlar” başlıklı 6. maddesinde yer alan kapsam dışı kişiler arasında “meslek mensupları” yer almamaktadır.

Ancak, 3568 sayılı Kanun’un “Yasaklar” başlıklı 45. maddesinin birinci fıkrasında “Serbest muhasebeci mali müşavirler bu unvanlarla, yeminli mali müşavirler ise bu unvan ve tasdik yetkisiyle; 2. maddede yazılı işlerin yürütülmesi amacıyla gerçek ve tüzel kişilere tabi ve onların işyerlerine bağlı olarak hizmet akdi ile çalışamazlar, ticari faaliyette bulunamazlar, meslek ve meslek onuru ile bağdaşmayan işlerle uğraşamazlar.” Denilmektedir.

Kanun’un bu düzenlemesine göre, 3568 sayılı Kanun ile meslek mensuplarının hizmet akdine dayalı olarak, bağımlı biçimde ve 5510 sayılı Kanunun 4/a (Sigortalı) çalışamayacaklarına ilişkin kısıtlama sadece “serbest muhasebeci mali müşavir unvanı” ile sınırlandırılmıştır.

Bağımsız büro faaliyetinde bulunan ruhsat sahibi bir serbest muhasebeci mali müşavirin veya yeminli mali müşavirin ”bu unvan ve sıfatından ayrı olarak” örneğin şirketin finanstan sorumlu genel müdürü, genel müdür yardımcısı, mali işler koordinatörü gibi unvanlarla 5510 sayılı Kanun’un 4/a statüsünde bağımlı çalışmasının önünde yasal hiçbir engel bulunmadığı gibi, bu şekilde hizmet akdiyle çalışan bir kişi zorunlu olarak 4/a kapsamında sigortalı sayılacaktır.

Bilindiği gibi, 5510 sayılı Kanunun 4. maddesine göre, bir kişinin birden fazla işyerinde çalışması mümkündür.

 

 

IV- Meslek Mensuplarının Başka Bir İşyerinde Çalışma Yasağı
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına Aykırıdır:

Anayasamızın Çalışma ve sözleşme hürriyeti başlıklı 48.maddesi “ Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahiptir. Özel teşebbüsler kurmak serbesttir..” hükmüne amirdir. Maddenin açıklamasından da anlaşılacağı üzere, çalışma hakkı herkes için Anayasal bir haktır. Bu hakkın özel bir kanunla ve yönetmeliklerle engellenmesi olamaz, olmamalıdır.

Meslek mensuplarının çok önemli sorunlarının yanında bir de başka bir İşte çalışamamasının sorunu vardır. Avukatlar, doktorlar, mimarlar, mühendisler ve Şirket ortakları başka bir işyerinde 4/a kapsamında sigortalı olarak çalışırken Mali Müşavirlerin ve YMM’lerin çalışamamaları, eşitlik ilkesine, evrensel hukuk normlarına ve insan haklarına tamamen aykırıdır.

V- Başka Bir İşyerinde Çalışan Meslek Mensuplarına Verilen Disiplin Cezaları Geçersizdir:

Yukarıda açıklandığı gibi 3568 sayılı Kanunun 45. maddesine göre meslek mensupları bu unvan ve tasdik yetkileri ile çalışamazlar.

Nitekim, T.C Ankara 9. İdare Mahkemesi 2013/1385 Esas no ve 2015/504 sayılı Kararında; “Bakılan uyuşmazlıkta; her ne kadar davacının 24.09.2001 – 30.09.2011 tarihleri arasında bir işverene hizmet akdiyle bağlı ve SSK’lı olarak çalıştığı ve meslek ruhsatını alarak çalışanlar listesine kaydolduktan sonra da hizmet akdi ile çalışmaya devam ettiği hususları sabit ise de, dava konusu işlemin dayanağını teşkil eden yukarıda açıklanan kanun ve yönetmelik hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, serbest muhasebeci mali müşavirlerin bu unvan ve tasdik yetkilerine ilişkin olarak gerçek ve tüzel kişilere tabi hizmet akdiyle çalışmalarının yasaklandığı, bir başka anlatımla, serbest muhasebeci mali müşavir unvanını kullanmadan bir başka gerçek veya tüzel kişiye tabi olarak hizmet akdiyle çalışmasının önünde yasal yönden bir engel bulunmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.” denilerek TÜRMOB Disiplin Kurulu’nca verilen cezayı iptal etmiştir.

VI- Sonuç:

Tüm vergilerin tahakkuk ve bildirimlerini, SGK’nın tüm sigorta primlerinin bildirimlerini yapan serbest muhasebeci ve mali müşavirler, ikinci sınıf vatandaş muamelesine tabi tutulamazlar. SMMM ve YMM’lerin Ülkemize ve özellikle vergi ve sigorta primlerinin tahakkuk ve tahsilatı için yaptıkları mesleki faaliyetlerinden dolayı taltif ve takdir edilmeleri ve yeşil pasaport verilmesi gerekenlerin başında gelmektedirler.

Çalışmak herkes için Anayasal bir hak olması nedeniyle, SMMM ve YMM’ler için özel olarak çıkarılan ve Anayasamıza aykırı olan 3568 sayılı Kanun ile meslek mensuplarının başka bir işyerinde 4/a kapsamında sigortalı olarak çalışmalarının önündeki bu yasal engelin mutlaka kaldırılması gerekmektedir. Meslek mensupları için çok önemli olan bu sorunun biran önce halledilmesi için TÜRMOB Yönetimi tarafından gerekli çalışmaların yapılacağına inanıyorum.

Büklüm Sok. No: 9/4 Kavaklıdere- ANKARA

Tel: 0312- 4199369-4199374 Fax : 0312- 4199371

e-posta : ahmetagar@ahmetagar.com