Kısa Çalışma Ve Ücretsiz İzin Süreleri İşçinin Kıdem ve Yıllık İzin Hesabında Dikkate Alınması Gerekir.

Kısa Çalışma Ve Ücretsiz İzin Süreleri İşçinin Kıdem ve Yıllık İzin Hesabında Dikkate Alınması Gerekir.

Ahmet AĞAR
Sosyal Güvenlik Müşaviri
I- GİRİŞ:

Bilindiği gibi, ilk defa hayatımıza giren Koronavirüs (Covid 19) salgını nedeniyle 26 Mart tarihinden itibaren  birçok işyerlerinde uygulanmaya başlanan Kısa Çalışma ve Kısa Çalışma Ödeneği 31 Mart 2021 tarihinde, işverenin işçiyi işten çıkarma yasağı ise 17 Mayıs 2021 tarihinde sona erecektir.

Bu duruma göre, kısa çalışma yapılan işyerlerinde 01 Nisan 2021 tarihinden itibaren normal çalışma düzenine geçilecek olan bütün işyerlerinde, işten çıkarma yasağının sona ereceği 17 Mayıs 2021 tarihinden sonra işverenleri tarafından işten çıkarılacak olan işçilerin, ücretsiz izinde bulundukları sürelerin 4857 sayılı İş Kanunu’na göre kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin hesabında çalışılmış gibi kabul edilerek dikkate alınıp alınmayacağı ve uygulamanın nasıl olacağı, bu makalenin konusu olacaktır. 

II- Kısa Çalışma ve Ücretsiz İzinde Geçen Sürelerin İşçinin Kıdemine Sayılması.

Bütün dünyada olduğu gibi Ülkemizi de gerek sağlık ve gerekse ekonomik açıdan son derece olumsuz etkileyen Koronavirüs Salgını nedeniyle, Cumhurbaşkanı’nın muhtelif tarih ve kararlarına göre uygulanan kısa çalışma ve ücretsiz izin sürelerinin, işçinin kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin sürelerinin hesabında çalışmış gibi hizmetine sayılıp sayılmayacağı ile ilgili kesin ve anlaşılır şekilde herhangi bir yasal düzenleme bulunmadığından, tartışma konusu olmakta ve bu konuda çok değişik görüş ve yorumlar yapılmaktadır.

1-Türkiye’de kısa çalışma uygulaması ilk defa 2003 yılında yürürlüğe giren 4857 sayılı İş Kanunu ile başlamış, daha sonra 15.05.2008 tarihinde yapılan bir düzenleme ile kısa çalışma uygulaması, 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’na aktarılarak devam edilmiştir.

4857 sayılı Kanun’un, Yıllık İzin Bakımından Çalışmış Gibi Sayılan Haller başlıklı 55. maddenin (j) bendine göre işverenler tarafından verilen diğer izinler ile kısa çalışma sürelerinin yıllık izine hak kazanmak için gerekli kıdemin hesabında dikkate alınacağı belirtilmiştir. Kanun’un bu maddesine göre, kısa çalışma süresi, yıllık izne hak kazanmak için gerekli sürenin hesabında dikkate alınacaktır.

III- Kıdem ve İhbar Tazminatının Hesabında Ücretsiz İzin Süreleri Nasıl Hesaplanır?

Kıdem tazminatı ile ilgili 1475 sayılı Kanunu’nun 14. Maddesine göre işçinin kıdemleri, hizmet akdinin devam etmiş veya fasılalarla yeniden akdedilmiş olmasına bakılmaksızın aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde çalıştıkları süreler, göz önüne alınarak hesaplanacağı, işyerlerinin devir veya intikali yahut herhangi bir suretle bir işverenden başka bir işverene geçmesi veya başka bir yere nakli halinde işçinin kıdemi, işyeri veya işyerlerindeki hizmet akitleri sürelerinin toplamı üzerinden hesaplanacağı hüküm altına alınmıştır.

4857 sayılı İş Kanunu’nun buna ilişkin düzenlemesine göre, kıdem süresinin başlangıcı, işçinin fiilen işe başlama tarihidir. Kıdem süresinin hesabında tam yıl esas alınmıştır. Buna göre, işçinin işe başlamasından itibaren işyerinde geçireceği her tam yıl, başka bir deyişle iş sözleşmesinin devam ettiği süre, fiilen çalışmış olup olmadığına bakılmaksızın işçinin kıdeminden sayılarak, kıdem tazminatı ödenmesinde dikkate alınacaktır. Bu nedenle iş sözleşmesinin devamı süresince işçinin fiilen çalıştığı sürelere istirahatlı veya izinli olarak geçirdiği süreler de kıdem sürelerine dâhil edilir. Kıdem süresinin sonu ise, bildirim sürelerine uyulmaksızın yapılan fesihlerde bildirimin karşı tarafa ulaştığı tarihtir.

Kıdem ve ihbar tazminatının hesabında dikkate alınması gereken sürelerle ilgili olarak, Yargıtay’ın birçok kararında hüküm altına alındığı gibi, iş sözleşmesinin devamı süresince işçinin fiilen çalıştığı sürelerle kanunen çalışma süresinden sayılan hallerin varsa deneme süresinin, münavebeli (ara verilen) işlerde ise ara verilen sürelerin, belirsiz süreli iş sözleşmesinin işverence haksız fesih hallerinde bildirim sürelerinin, hafta tatili, genel tatil günleri, yıllık ücretli izin süreleri, hastalık ve ücretli izin gibi durumlara ilişkin sürelerin de kıdem süresinin hesabında dikkate alınması gerekir.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin bir kararında, “Günde yarım ücret ödeneceği belirtilerek izne çıkartılan işçilerin, bu izin sürelerinin de kıdemlerine yansıtılması gerektiği” belirtilmiştir.

IV-Pandemi Salgını Nedeniyle Ücretsiz İzin Süresinin Kıdem Süresine Dahil Edilmesi
İçin Özel Bir Düzenleme Yapılması Yararlı Olacaktır.

Yukarıda açıklanan kanun ve Yargıtay kararlarındaki hükümlere bakıldığında, ücretsiz izin sürelerinin işçinin kıdem, ihbar ve yıllık ücretli izin sürelerinin hesabında dikkate alınması gerektiğine inanıyorum. Ancak, pandemi salgını nedeniyle Türkiye’de ilk defa bu kadar uzun süreli uygulanan ücretsiz izin sürelerinin, işçinin kıdem, ihbar ve yıllık ücretli izin sürelerinin hesabında dikkate alınacağına dair kanunda ve yönetmelikte kesin bir ifade bulunmamaktadır. Bununla ilgili olarak yasal bir düzenlemenin yapılması, ileride bu konuda çıkması muhtemel ihtilafları önleyecektir.

V- Sonuç Ve Önerilerim:

1-Bilindiği gibi, Pandemi Salgını nedeniyle işverenin işçiyi işten çıkarma yasağı, 17 Mayıs 2021 tarihinden itibaren sona erecektir.

Bütün dünyada olduğu gibi Ülkemizi de gerek sağlık ve gerekse ekonomik açıdan son derece olumsuz etkileyen Koronavirüs Salgını nedeniyle ekonomik sıkıntıya düştüklerinden dolayı işyerindeki faaliyetine geçici bir süre için ara vermek ve işçilerini ücretsiz izine ayırmak zorunda kalan bir çok işveren, işten çıkarma yasağının kalması ile birlikte bir kısım işçisini işten çıkarmaya başlayacaktır. Bu durumda işçinin kıdem, ihbar ve yıllık ücretli izin sürelerinin hesaplamalarında ihtilaf ve şikayetler ortaya çıkacağı ve bunların büyük bir ihtimalle dava konusu yapılacağı kesin gibi görünmektedir.

2- Yine bilindiği gibi, gerek kısa çalışma yapılan dönemlerde ve gerekse ücretsiz izin süresince işçilerin sigorta primleri ödenmemiş olduğundan, bu süreler işçinin emeklilik hizmet sürelerinde sayılmayacak ve hizmet gününe dâhil edilmeyerek işçiler mağdur edilmiş olacaktır.

Kıdem tazminatının hesaplamasında İşçi ile işverenler arasında çıkması muhtemel ihtilafların önlenmesi ve ayrıca, işçilerin kısa çalışma süreleri ile ücretsiz izin sürelerinde ödenmemiş sigorta primlerinin ödenmesi için BORÇLANMA imkanı ile kıdem, ihbar ve yıllık ücretli izin sürelerinde çalışılmış gibi sayılması için bir yasal düzenlemenin yapılmasında büyük bir yarar olacağını belirtiyor, bu vesileyle tüm Ülkemizin bu Koronavirüsten olabildiğince en az zararla ve kısa bir süre içinde ve sağlıklı bir şekilde kurtulmasını diliyorum.

Büklüm Sokak No: 9/4 Kavaklıdere- ANKARA
Tel: 0312- 4199369  Fax: 0312- 4199371
e-posta: ahmetagar@ahmetagar.com
Web : www.ahmetagar.com

YENİ İŞÇİ ALAN İŞVERENLERİN YARARLANDIKLARI BAZI SİGORTA PRİM TEŞVİKLERİNİN SÜRELERİ UZATILMIŞTIR.

YENİ İŞÇİ ALAN İŞVERENLERİN YARARLANDIKLARI BAZI SİGORTA

PRİM TEŞVİKLERİNİN SÜRELERİ UZATILMIŞTIR.

Ahmet Ağar

Sosyal Güvenlik Müşaviri

I- GİRİŞ :

02.12.2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 3247 ve 3648 sayılı Cumhurbaşkanı Kararları ile 6111 ve 7103 sayılı Kanunlara göre işverenlere verilen sigorta prim teşviklerinin süreleri uzatılmıştır.

Cumhurbaşkanı kararları ile süreleri uzatılmış olan Genç, Kadın ve Mesleki Belge Sahibi Olanların İstihdamına Yönelik Prim Teşviki ve İlave İstihdama ait Prim Teşvikleri ile bu teşviklerden yararlanma şekil ve şartları ile uygulama biçimleri, bu makalenin konusu olacaktır.

II- Genç, Kadın ve Meslek Eğitim Belgesine Sahip Olanların İstihdam Teşviki

16111 sayılı Kanunla, 4447 sayılı Kanuna eklenen Geçici 10. maddesine göre Genç. Kadın ve Mesleki Belge Sahibi Olanlardan işe alındıklarında halen uygulanmakta olan ve 31.12.2020 tarihinde bitecek olan sigorta primi istihdam teşvikinden yararlanma süresi, Cumhurbaşkanı’nın 3247 sayılı Kararı ile 31.12.2022 tarihine kadar uzatılmıştır.

Buna göre, 01.01.2020 ila 31.12.2022 tarihleri arasında özel sektör işverenlerince işe alınan/ alınacak olan ve fiilen çalıştırılanların, işe alındıkları tarihten önceki 6 aya ilişkin SGK’ya verilen Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamelerinde kayıtlı sigortalılar dışında olmaları, aynı döneme ilişkin işe alındıkları işyerinden bildirilen aylık prim ve hizmet belgelerindeki sigortalı sayısının ortalamasına ilave olmaları kaydıyla, 5510 sayılı Kanunu göre belirlenen prime esas kazançları üzerinden hesaplanan sigorta primlerinin işveren hisselerine ait tutarın tamamı, işe alındıkları tarihten itibaren İşsizlik Sigortası Fonundan karşılanır.

2- Bu Maddede Belirtilen Sigorta Prim Desteğinden Yararlanmanın Şartları ve Süreleri:

a) 18 yaşından büyük ve 29 yaşından küçük erkekler ile 18 yaşından büyük kadınlardan;

1) Mesleki yeterlik belgesi sahipleri için 48 ay süreyle,

2) Mesleki ve teknik eğitim veren orta veya yüksek öğretimi veya Türkiye İş Kurumunca düzenlenen işgücü yetiştirme kurslarını bitirenler için 36 ay süreyle,

3) Mesleki yeterlilik belgesi olmayan, mesleki ve teknik eğitim veren orta veya yüksek öğretim mezunu olmayan ya da Türkiye İş Kurumu’nca düzenlenen işgücü yetiştirme kurslarını bitirmemiş olan yanı vasıfsız işçiler için yirmi dört ay süreyle,

b) 29 yaşından büyük erkeklerden (a) bendinin (1) ve (2) numaralı alt bentlerinde sayılan belge ve niteliklere sahip olanlar için 24 ay süreyle,

c) Yukarıda yazılı (a) ve (b) kapsamına girenlerin Türkiye İş Kurumuna kayıtlı işsizler arasından işe alınmaları halinde ilave olarak 6 ay süreyle,

ç) 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi (hizmet akdiyle

SSK’lı olarak) kapsamında çalışmakta iken, 01/03/2011 tarihinden sonra mesleki yeterlik belgesi alanlar veya mesleki ve teknik eğitim veren orta veya yüksek öğretimi bitirenler için 12 ay süreyle,

d) 18 yaşından büyüklerden yukarıda yazılı bulunan (a), (b) ve (ç) bentlerine girmeyenlerin Türkiye İş Kurumuna kayıtlı işsizler arasından işe alınmaları halinde 6 ay süreyle,

İşçilerin sigorta primine esas kazançları üzerinden hesaplanacak sigorta primleri İşveren

hissesinin tamamı işsizlik sigortası fonundan karşılanacaktır.

Bu maddede sayılan belge ve nitelikler nedeniyle destek unsurundan yararlanabilmek için sigortalıların sahip oldukları mesleki, mesleki ve teknik eğitim veren orta veya yüksek öğretim kurumları veya Türkiye İş Kurumunca düzenlenen işgücü yetiştirme kurslarına ilişkin belgelerde belirtilen meslek ya da alanlarda işe alınmaları ve/veya çalışıyor olmaları gerekir.

III- 4447 sayılı Kanunun Geçici 19. Maddesine Göre İşverenlere Sağlanan İlave İstihdam
Prim Desteği:

7143 sayılı Kanunla, 4447 sayılı Kanuna eklenen Geçici 19. maddesinde yer alan ve halen devam etmekte olup, 31.12.2020 tarihinde bitecek olan ve işverenlerin yararlandıkları İlave İstihdam Prim Desteğinden yararlanma süresi, Cumhurbaşkanı’nın 3248 sayılı Kararı ile 31.12.2022 tarihine kadar uzatılmıştır. Buna göre;

1- 01.01.2020 ila 31.12.2022 tarihleri arasında özel sektör işverenlerince 5510 sayılı Kanunun 4/a maddesine göre işe alınanların işe girdikleri aydan önceki üç aylık sürede toplam on günden fazla 5510 sayılı Kanunun 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bendleri kapsamında Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmemiş olmaları ve isteğe bağlı sigortalılık hariç 5510 sayılı Kanunun 4/b (Bağ-Kur) bendi kapsamında sigortalı olmamaları, işe alındıkları yıldan bir önceki takvim yılında işe alındıkları işyerinden bildirilen aylık prim ve hizmet belgelerindeki veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerindeki sigortalı sayısının ortalamasına ilave olmaları kaydıyla, işyerinin imalat veya bilişim sektöründe faaliyet göstermesi halinde ilgili döneme ait günlük brüt asgarî ücretin sigortalının prim ödeme gün sayısıyla çarpımı sonucu bulunacak tutarı geçmemek üzere, sigortalının 5510 sayılı Kanunun 82’nci maddesi uyarınca belirlenen prime esas kazançları üzerinden hesaplanan sigortalı ve işveren hissesi primlerinin tamamı tutarında;

2- İşyerinin diğer sektörlerde faaliyet göstermesi halinde ise, sigortalının 5510 sayılı Kanunun 82’nci maddesi uyarınca belirlenen prime esas kazanç alt sınırı üzerinden hesaplanan sigortalı ve işveren hissesi primlerinin tamamı tutarında, her ay bu işverenlerin Sosyal Güvenlik Kurumuna ödeyecekleri tüm primlerden mahsup edilmek suretiyle işverene prim desteği sağlanır ve destek tutarı İşsizlik Sigortası Fonundan karşılanır.

Bu madde ile sağlanan prim desteği 2022 yılı Aralık ayı/dönemi aşılmamak üzere, destek kapsamına giren sigortalılar için 12 ay süreyle uygulanır. Ancak bu süre; işe giriş tarihi itibarıyla 18 yaşından büyük kadın, 18 yaşından büyük 25 yaşından küçük erkek sigortalılar ile Kuruma engelli olarak kayıtlı sigortalılar için 18 ay olarak uygulanır.

IV- Yukarıda Belirtilen Sigorta Prim Desteğinden Yararlanmanın Şartları:

5510 sayılı Kanun uyarınca aylık prim ve hizmet belgelerini yasal süresi içerisinde Sosyal Güvenlik Kurumuna vermesi, sigortalıların tamamına ait sigorta primlerinin sigortalı hissesine isabet eden tutarını yasal süresi içinde ödemesi ve kapsama giren sigortalının işe alındığı işyerinden dolayı Sosyal Güvenlik Kurumuna prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcu bulunmaması şarttır.

Ancak, Sosyal Güvenlik Kurumuna olan prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borçlarının 6183 sayılı Kanunun 48. maddesine göre tecil ve taksitlendirilmiş veya ilgili diğer kanunlar uyarınca prim borçlarının yeniden yapılandırılmış ve taksitlendirilmiş olması, bu tecil, taksitlendirme ve yeniden yapılandırma devam ettiği sürece işverenlerin bu prim indirimi hükmünden yararlanmasına engel teşkil etmez.

Bu madde hükümleri; 5335 sayılı Kanunun 30. maddesi kapsamına giren kurum ve kuruluşlara ait işyerleri ile 2886 sayılı Devlet İhale Kanununa ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa istinaden yapılan alım ve yapım işlerine ilişkin işyerlerinde ve sosyal güvenlik destek primine tabi çalışanlar ve yurt dışında çalışan sigortalılar hakkında uygulanmaz.

 Mevcut bir işletmenin kapatılarak değişik bir ad, unvan ya da bir iş birimi olarak açılması veya yönetim ve kontrolü elinde bulunduracak şekilde doğrudan veya dolaylı ortaklık ilişkisi bulunan şirketler arasında istihdamın kaydırılması, şahıs işletmelerinde işletme sahipliğinin değiştirilmesi gibi Fon katkısından yararlanmak amacıyla muvazaalı işlem tesis ettiği anlaşılan işyerlerinden Fon tarafından karşılanan tutar gecikme cezası ve gecikme zammıyla birlikte geri alınacaktır.

Bu madde hükümleri; 5335 sayılı Kanunun 30. maddesi kapsamına giren kurum ve kuruluşlara ait işyerleri ile 2886 sayılı Devlet İhale Kanununa ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa istinaden yapılan alım ve yapım işlerine ilişkin işyerlerinde ve sosyal güvenlik destek primine tabi çalışanlar ve yurt dışında çalışan sigortalılar hakkında uygulanmaz.

IV- Sonuç Olarak:

1- 6111 sayılı Kanunla, 4447 sayılı Kanuna eklenen Geçici 10. maddesine göre, 01.01.2020 ila 31.12.2022 tarihleri arasında özel sektör işverenlerince işe alınan/ alınacak olan 18 yaşından büyük ve 29 yaşından küçük Genç erkek, 18 yaşından büyük Kadın ve Meslek Eğitim Belgesine Sahip Olanların, işe alındıkları tarihten önceki 6 aydan beri işsiz olmaları ve işe alındıkları işyerinde çalışan sigortalı sayınının ortalamasına ilave olmaları kaydıyla, sigorta prime esas kazançları üzerinden hesaplanan sigorta primlerinin işveren hisselerine ait tutarın tamamı, işe alındıkları tarihten itibaren yukarıda II/2. maddede belirtilen sürece İşsizlik Sigortası Fonundan karşılanacaktır.

2- 7143 sayılı Kanunla, 4447 sayılı Kanuna eklenen Geçici 19. maddesinde göre, 01.01.2020 ila 31.12.2022 tarihleri arasında özel sektör işverenlerince işe alınanların ve işe girdikleri aydan önceki üç aylık sürede toplam on günden fazla sigortalı olmamaları, işe alındıkları yıldan bir önceki takvim yılında işe alındıkları işyerinden bildirilen sigortalı sayısının ortalamasına ilave olmaları kaydıyla, işyerinin imalat veya bilişim sektöründe faaliyet göstermesi halinde günlük brüt asgarî ücretin sigortalının prim ödeme gün sayısıyla çarpımı sonucu bulunacak tutarı geçmemek üzere, prime esas kazançları üzerinden hesaplanan sigortalı ve işveren hissesi primlerinin tamamı tutarında;

İşyerinin diğer sektörlerde faaliyet göstermesi halinde ise, prime esas kazanç alt sınırı üzerinden hesaplanan sigortalı ve işveren hissesi primlerinin tamamı tutarında,

2022/Aralık ayını geçmemek üzere 12 ve 18 ay süreyle her ay bu işverenlerin Sosyal Güvenlik Kurumuna ödeyecekleri tüm primlerden mahsup edilmek suretiyle İlave İstihdam Prim Desteği Sağlanacak ve bu destek tutarı İşsizlik Sigortası Fonundan karşılanacaktır.

Büklüm Sok. No: 9/4 Kavaklıdere- ANKARA

Tel: 0312- 4199369-4199374 Fax : 0312- 4199371

e-posta : ahmetagar@ahmetagar.com

Meslek Mensuplarının Düzenledikleri Belge, Bildirge ve Beyannamelerden Dolayı İşverenlerle Müşterek ve Müteselsil Sorumluluğu

Meslek Mensuplarının Düzenledikleri Belge, Bildirge ve Beyannamelerden Dolayı İşverenlerle Müşterek ve Müteselsil Sorumluluğu

Ahmet AĞAR

Sosyal Güvenlik Müşaviri

I- Giriş:

6728 sayılı Yatırım Ortamının İyileştirilmesi amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 46’ncı maddesiyle 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 12’nci maddesinin ikinci fıkrasına eklenen düzenleme kapsamında muhtasar ve prim hizmet beyannamesinin defter ve kayıtlara ve bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgelere uygun olmamasından işverenlerle birlikte yazılı sözleşme ile yetki verilmiş serbest muhasebeci, serbest muhasebeci malî müşavir ve yeminli malî müşavirler de müştereken ve müteselsilen sorumlu sayılmışlardır. Söz konusu düzenlemeye ilişkin usul ve esasların detayları, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğine Ek 4.madde olarak eklenmiştir.

3568 sayılı Kanuna göre yetki belgesi almış meslek mensuplarına getirilen sorumluluklar ve mesleki faaliyetleri sırasında bu sorumluluklarını yerine getirmedikleri gerekçesiyle, işverenlerle birlikte müştereken ve müteselsilen muhatap olabilecekleri konular, bu makalede açıklanacaktır.

II- Meslek Mensuplarının Müşterek ve Müteselsil Sorumluluğu:

5510 sayılı Kanun’un 12 nci maddesinin ikinci fıkrasına 6728 sayılı Kanun’unun 46.maddesiyle “Bu Kanun gereği internet, elektronik ve benzeri ortamda Kuruma gönderilecek muhtasar ve prim hizmet beyannamesinin defter ve kayıtlara ve bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgelere uygun olmamasından işverenlerle birlikte yazılı sözleşme ile yetki verilmiş serbest muhasebeci, serbest muhasebeci malî müşavir ve yeminli malî müşavirler de müştereken ve müteselsilen sorumludur.” hükmü eklenmiştir.

6728 sayılı Kanunla 5510 sayılı Kanunun 12.madde metnine eklenen hüküm uyarınca Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesinde yazan bilgilerin işyeri yasal kayıt ve belgeleriyle uyumlu olmaması halinde işverenle birlikte arasında yazılı sözleşme imzaladığı SMMM ve YMM de müştereken ve müteselsilen sorumlu hale getirilmiştir.

5510 sayılı Kanunun 12.maddesinin ikinci fıkrasına eklenen hükmün uygulanmasına ilişkin usul ve esasların yönetmelikle düzenleneceği belirtildiğinden, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinde 05.12.2017 tarihinde yapılan değişiklik sonucu eklenen Ek 4.maddeye göre;

Kanun uyarınca düzenlenmesi ve verilmesi gereken muhtasar ve prim hizmet beyannamesinin defter kayıtlarına veya bu defter ve kayıtların dayanağını teşkil eden belgelere uygun olmamasından işverenlerle birlikte 3568 sayılı Kanuna göre yazılı sözleşme ile yetki verilmiş meslek mensupları da müştereken ve müteselsilen sorumludur. Kanun uyarınca düzenlenmesi ve verilmesi gereken muhtasar ve prim hizmet beyannamesinin Meslek mensupları tarafından düzenlenmesi ve verilmesi amacıyla işverenler ve ilgili meslek mensupları arasında yazılı sözleşme düzenlenir. Bu maddenin yürürlük tarihinden itibaren ilk defa tescil edilecek işyerlerine ilişkin olarak işverenler ve meslek mensupları arasında düzenlenen sözleşmenin bir örneği gerekli görülmesi halinde Kurumca istenir. Bu maddenin yürürlük tarihinden önce tescil edilen işyerlerine ilişkin olarak Kanuna ait hususların da yer aldığı yeni sözleşmenin bir örneğinin gerektiğinde ibrazı istenir.

Yazılı sözleşme ile yetki verilmiş meslek mensuplarının, Kanuna göre düzenledikleri muhtasar ve prim hizmet beyannamesinde yer alan bilgilerin, defter ve kayıtlara ve bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgelere uygun olmamasına kendi kusurlu davranışları ile sebebiyet verdiklerinin, Kurumca veya yetkili adli mercilerce tespit edilmiş olması halinde meslek mensupları ortaya çıkan prim kaybından, gecikme cezasından, gecikme zammından, idari para cezalarından ve Kanunun 96 ncı maddesi kapsamında fazla veya yersiz yapılan ödemelerden işverenlerle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulur. … Kanuna göre düzenlenecek ve verilecek muhtasar ve prim hizmet beyannamesinin defter ve kayıtlara ve bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgelere uygun olmamasından meslek mensuplarının sorumlu olması için, defter, kayıt ve belgelerin imza karşılığı veya yazılı tutanak yoluyla, bilgilerin ise mail, kısa mesaj veya yazılı tutanak gibi yollarla meslek mensuplarına intikali gerekir.  İşveren veya işveren tarafından yetki verilen kişinin imzası olmayan veya bu kişiler tarafından intikal ettirilmeyen bilgi ve belgelere istinaden meslek mensupları tarafından düzenlenen defter, belge ve bilgiler için ilgili meslek mensupları sorumlu sayılacaktır.”

Yönetmeliğin bu maddesine göre, Kanun uyarınca düzenlenmesi ve verilmesi gereken muhtasar ve prim hizmet beyannamesinin defter kayıtlarına veya bu defter ve kayıtların dayanağını teşkil eden belgelere uygun olmamasından işverenlerle birlikte 3568 sayılı Kanuna göre yazılı sözleşme ile yetki verilmiş meslek mensupları da müştereken ve müteselsilen sorumludur.

Muhtasar ve prim hizmet beyannamesinde yer alan bilgilerin işyeri defter ve kayıtları ile bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgelere uygun olmaması nedeniyle ortaya çıkan prim kaybı, gecikme cezası, gecikme zammı, idari para cezaları ve Kanunun 96’ncı maddesi kapsamında fazla veya yersiz yapılan ödemeler bakımından meslek mensubun işverenlerle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulabilmesi için, meslek mensubunun işverenden habersiz olarak, işverenin ve SGK’nın aleyhine, kendisinin veya üçüncü kişilerin lehine bir menfaat elde etmesi sonucunda söz konusu olacaktır. Bunun en tipik örneği sahte sigortalı bildirimi oluşturmaktadır.

III- Meslek Mensuplarının Gerçeğe Aykırı Belge, Bildirge ve Beyanname Düzenlemesi

Ayrıca SSİ Yönetmeliğine eklenen Ek 7. Madde hükmüne göre, “Kanuna göre Kuruma verilmesi gereken belge, bildirge ve beyannamelerin, daha az prim ödemek, yararlanamayacağı sigorta prim teşvik, destek veya indirimlerinden yararlanmak veya daha fazla yararlanmak, özel nitelikteki inşaat işleri ve ihale konusu işlerde asgari işçilik tutarını tamamlamak, iş kazası ve meslek hastalığı, hastalık, analık, genel sağlık, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarından  haksız menfaat sağlamak gibi amaçlarla kasten gerçeğe aykırı olarak düzenlendiğinin tespit edilmesi halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 204 üncü, 206 ncı ve 207 nci maddeleri kapsamında Cumhuriyet Savcılıklarına suç duyurusunda bulunulur. Bu bildirimler sonucunda prim ödenmiş olduğunun tespiti halinde primler Kuruma irat kaydedilir, primlerin ödenmemiş olması halinde ise tahsil cihetine gidilmez. Bu maddeyle ilgili usul ve esaslar Kurumca belirlenir.”   

Uygulamada, özellikle sahte sigortalılık soruşturmaları yürüten SGK denetim elemanları tarafından meslek mensupları hakkında da sahte sigortalı bildirimi nedeniyle Cumhuriyet Savcılıklarına suç duyurusunda bulunulmaktadır. Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğine eklenen Ek Madde 7 hükmüyle hangi amaçlarla belge, bildirge ve beyannamelerin düzenlenmesi gerekeceği örnekleme yoluyla belirtilmiştir. Buna göre, SMMM ya da YMM daha az prim ödemek, sigorta prim teşviklerinden yersiz yararlanmak, asgari işçilik tutarını doldurmak, kısa ve uzun vadeli sigorta kollarından haksız menfaat sağlamak ve buna benzer menfaat temin etmek amacıyla belge, bildirge ve beyannamelerin düzenlenmiş olması gerekmektedir. İşveren tarafından kimlik bilgileri verilerek meslek mensuplarından kişilerin sigortalı giriş bildirgelerinin verilmesinin, sigortalılığa dair her ay prim belgelerinin Kuruma gönderilmesinin istenilmesi nedeniyle bu işlemleri yürüten, ancak işyerindeki çalışmaların fiili olup olmadığına dair iç denetim yetkisi bulunmayan meslek mensuplarının bu kapsamda sorumlu tutulması hakkaniyete uygun değildir. Ayrıca, bir kişinin yetkisi olmayan bir konuda sorumlu tutulması, evrensel hukuk ilkelerine de mantık’a da aykırıdır.

Yetki ve sorumluluğun dengelenmesi gereklidir. Asgari işçilik incelemelerinde de ihale makamı ile yazışma, belge ve bilgi temin etme yetkisi bulunmayan, SGK müdürlüklerindeki işyeri dosyalarını inceleme, faturalı işçiliklere dair karşı inceleme yetkisi bulunmayan SMMM ve YMM’lerin sorumlu tutulması yetki-sorumluluk dengesi açısından isabetli değildir. Nitekim Danıştay 9.Hukuk Dairesi 20.02.2019 tarih, 2017/2642 esas, ve 2020/988 karar sayılı karanında, “Karşı inceleme yetkisi bulunmayan SMMM meslek mensubunun sorumluluğunun bulunmadığına” hükmetmiştir

Bir diğer husus ise “kasti davranışın” SGK yetkilerince, özellikle denetim elemanlarınca tespit yetkisi bulunmamaktadır. Kastın tespiti ancak mahkeme kararı ile yapılabilecektir. SMMM ya da YMM’lerin daha az prim ödemek, sigorta prim teşviklerinden yersiz yararlanmak, asgari işçilik tutarını doldurmak, kısa ve uzun vadeli sigorta kollarından haksız menfaat sağlamak ve buna benzer menfaat temin etmek amacıyla “kasten” hareket ettiğinin, mahkeme kararı olmadan ileri sürülmesi mümkün değildir. SGK’ya verilen belge, bildirge ve beyannamelerin belirtilen menfaatleri temin amacıyla kasten düzenlendiği sonucuna Kurum yetkililerinin varması ve meslek mensubu hakkında “kasti davranış” nedeniyle suç duyurusunda bulunması teknik olarak çok güçlü delillerin varlığına bağlıdır.

Belirtilen nedenlerle Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinde yapılan düzenleme yersiz, eksik, kendi içinde çelişkilidir. Mahkemelerin yetkisinde olan “kasti davranışı” tespit yetkisi SGK personeline verilmektedir.

IV- Meslek Mensuplarının İşverenle Birlikte Sorumlu Tutulmamaları

İçin Dikkat Edecekleri Hususlar:

İşverenlerle yaptıkları yazılı sözleşme ile işverenin yasal kayıt ve belgelerini düzenlemiş olan serbest muhasebeci mali müşavirlerin, 5510 sayılı Kanun ve Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği ile getirilmiş olan bu sorumluluklardan ve idari para cezalarından etkilenmemeleri için işlerini titizlikle yapmaları ve ayrıca aşağıda yazılı bulunan hususlara mutlaka riayet etmeleri gerekmektedir. Aksi takdirde isnat edilebilecek cezalardan sorumlu olmadıklarını ispat etmeleri mümkün olmayacaktır.

Bu bakımdan, yılın 365 günü çok yoğun olan iş yükü nedeniyle gece gündüz çalışmak zorunda olan meslek mensuplarının, mesleklerini icra ederken, meydana gelebilecek yasal dışı işlemlerden ve usulsüzlüklerden sorumlu tutulmamaları ve idari para cezalarına muhatap olmamaları için;

1- İşyeri açılışları yapılırken ve işe giriş bildirgeleri verilirken, işveren tarafından işe başlama tarihinin ve işçilerin hangi tarihte işe başlayacağının, AGİ hariç işçiye ödenecek net ücretinin ne kadar olacağının mutlaka işverenden yazılı ve imzalı olarak veya işveren adına kayıtlı e- mailinden mesaj olarak istenmeli ve alınmalıdır.

2- İşten ayrılış bildirgesi verilirken,  işveren tarafından işçinin hangi tarihte işten ayrıldığı, işten ayrıldığı tarihe kadar ay içinde kaç gün çalıştığı, ayrılış nedeni, son ücreti, varsa mesaisi varsa başka alacağının mutlaka işverenden yazılı ve imzalı olarak veya işveren adına kayıtlı e- mailinden mesaj olarak istenmeli ve alınmalıdır.

Tabi bu şekilde işverenlerden bu belgelerin yazılı olarak istenmesi, meslek mensubu ile işveren arasında olması gereken güvene dayalı iş ilişkisini ve çalışma ortamını kaçınılmaz olarak olumsuz yönde etkileyeceği de bir gerçektir.

V- Sonuç :

05.12.2017 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, 3568 sayılı Kanuna göre yetki belgesi almış meslek mensuplarına, internet, elektronik ve benzeri ortamda Kuruma gönderilecek muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinin defter ve kayıtlara ve bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgelere uygun olmamasından işverenlerle birlikte müştereken ve müteselsilen, meslek mensubu olan Serbest Muhasebeci, Serbest Muhasebeci Malî Müşavir ve Yeminli Malî Müşavirlerin sorumlu tutulmaları, bu hizmetleri veren meslek mensuplarını oldukça zora sokacak ve işlemediği bir suçtan, haberi dahi olmayacağı ve işverenin bilerek veya bilmeyerek yapacağı bazı iş ve işlemlerinden dolayı SGK tarafından tahakkuk ettirilecek olan cezalardan müştereken sorumlu tutulmaları, hukuka ve yapılan işin doğasına tamamen aykırıdır.

Büklüm Sokak No: 9/4 Kavaklıdere- ANKARA

Tel: 0312- 4199369 Fax: 0312- 4199371

e-posta: ahmetagar@ahmetagar.com

Web : www.ahmetagar.com

2020 Yılında Uygulanacak Olan Asgari Ücret Desteği.

2020 Yılında Uygulanacak Olan Asgari Ücret Desteği.

         Ahmet Ağar
Sosyal Güvenlik Müşaviri   

            I- Giriş:

 

25.03.2020 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisinde kabul edilen ve 26.03.2020 tarihli mükerrer Resmi Gazete’de yayımlanan ve 01.Ocak 2020 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yürürlüğe giren 7226 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 29. Maddesiyle 5510 sayılı Kanuna eklenen 80. maddesine göre özel sektör işyerlerinde 2016 yılından başlayıp, 2019 yılında sona erenasgari ücret desteği, 2020 Ocak ayından başlanmak üzere 12 ay süreyle tüm işyerleri için işçi başına aylık 75,00 TL olarak yeniden uygulanacakrtır.

 

2020 yılında yeniden uygulanacak olan asgari ücret desteği,geçmiş yıllardaki  uygulamalara göre farklı olacaktır. 2020 yılında uygulanmak üzere  yapılan bu düzenlemeye göre, 2020 yılı öncesinde tescil edilen işyerlerinde ve 2020 yılı içinde tescil edilen/edilecek olan işyerleri içinasgari ücret desteğinin ne şekilde uygulanacağı ve kimlerin nasıl yararlanabileceği, bu makalenin konusu olacaktır.

 

II- Asgari Ücret Desteğinden Kimler ve Nasıl Yararlanacaktır.

 

1- 7226 sayılı Kanun’un 29. maddesi ile 5510 sayılı Kanuna eklenen geçici 80. maddesine göre, 2020 yılı öncesi tescil edilen ve bu kanun’un 4/a maddesi kapsamında haklarında uzun vadeli sigorta kollarına tabi sigortalıları çalıştıran işverenlerin; 2019 yılının aynı ayına ilişkin Kuruma vermiş oldukları aylık prim ve hizmet belgelerinde veya muhtasarve prim hizmet beyannamesinde prime esas günlük kazancı 128 TL,(aylık 3.840,00 TL)ve altında bildirilensigortalılarıntoplam prim ödeme gün sayısını geçmemek üzere, 2020 yılında cari aya ait verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinde bildirilen sigortalılara ilişkin toplamprim ödeme gün sayısının,2020 yılı Ocak ila Aralık ayları için günlük 2,50 TL ile çarpımı sonucu bulunacak tutar,bu işverenlerin SGK’ya ödeyecekleri sigorta primlerinden mahsup edilecek ve bu tutar İşsizlik Sigorta Fonundan karşılanacaktır.(30 X 2,50 = 75,00 TL X işçi sayısı)

2- 2020 yılı içinde ilk defa kurulacakolan işyerlerinde 5510 sayılı Kanunun 4/a maddesi kapsamında bildirilen /bildirilecek tüm sigortalılara ilişkinSGK’ya verilecek aylık prim ve hizmet belgelerinde prime esas günlük kazancı 98,10 TL ila 735,75 TL arasında olan tüm sigortalıların toplam prim ödeme gün sayısının,2020 yılı Ocak ila Aralık ayları için günlük 2,50 TL ile çarpımı sonucu bulunacak tutar, işverenlerin SGK’ya ödeyecekleri sigorta prim tutarından mahsup edilecek ve bu tutar İşsizlik Sigorta Fonundan karşılanacaktır.

III- Toplu İş Sözleşmesi Uygulanan İşyerlerinde Asgari Ücret Prim Desteği.

6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu hükümleri  uyarınca  toplu  iş

sözleşmesine tabi özel sektör işverenlerine ait işyerleri için asgari ücret desteği, günlük 256 TL, (aylık 7.680 TL.) ve altında bildirilen sigortalıların toplam prim ödeme gün sayısının2,50 TL ile çarpımı sonucunda bulunacak tutar, işverenlerin SGK’ya ödeyecekleri sigorta prim tutarından mahsup edilecek ve bu tutar İşsizlik Sigorta Fonundan karşılanacaktır.

 

            IV- Yer Altında Çalışan İşçilere Uygulanacak Asgari Ücret Desteği.

 

3213 sayılı Maden Kanunu’nun ek 9. maddesi uyarınca ücretleri asgari ücretin iki katından az olamayacağı “Linyit” ve “Taşkömürü” çıkarılan işyerlerinde yer altında çalışan sigortalılar için prime esas günlük kazancı 341TL(aylık 10.230,00 TL) ve altında bildirilen sigortalıların, 2019 yılının aynı ayına ilişkin SGK’ya verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde bildirilen prim ödeme gün sayısının yüzde 50’sini geçmemek üzere, 2020 yılında cari aya ait verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde bildirilen sigortalılara ait toplam prim ödeme gün sayısı dikkate alınacaktır.

V- Asgari Ücret Prim Desteğinden Yararlanamayacak Olanlar.

1- Asgari ücret Desteğinden yararlanılacak ayda, 2019 yılı Ocak ila Kasım aylarına ait aylık prim ve hizmet belgesi ile 4/a bendi kapsamında uzun vadeli sigorta kollarından en az sigortalı bildirimi yapılan aydaki sigortalı sayısının altında bildirimde bulunulması halinde asgari ücret prim desteği uygulanmayacaktır.

2- Bu düzenlemeye göre, mevcut bir işletmenin kapatılarak değişik bir unvan ya da bir iş birimi olarak açılması veya yönetim ve kontrolü elinde bulunduracak şekilde doğrudan veya dolaylı ortaklık ilişkisi bulunan şirketler arasında istihdamın kaydırılması,  şahıs işletmelerinde işletme sahibinin değiştirilmesi gibi İşsizlik Sigortası Fonu katkısından yararlanmak amacıyla muvazaalı işlem tesis ettiği anlaşılan veya sigortalıların prime esas kazançlarını 2020 yılı Ocak – Aralık dönemi için eksik bildirilen işyerlerinden İşsizlik Sigortası Fonundan karşılanan tutar, gecikme cezası ve zammıyla birlikte geri alınacak, bu iş yerleri hakkında bu madde hükümleri uygulanmayacaktır.

3- İşverenlerin çalıştırdıkları sigortalılara ait 2020 yılı Ocak ila Aralık aylarına ilişkin aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresi içerisinde verilmemesi ve primlerinin ödenmemesi, çalıştırdıkları kişileri sigortalı olarak bildirmemeleri veya bildirilen sigortalıların fiilen çalışmadıklarının tespit edilmesi durumunda bu işyeri, asgari ücret desteğinden yararlanamayacaktır. Ayrıca yararlanılmış olan bu tutar, gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte geri alınacaktır.

4- SGK’ya prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcu bulunan işverenler bu asgari ücret desteğinden yararlanamaz. Ancak SGK’ya olan söz konusu bu borçlarını 6183 sayılı Kanunun 48. Maddesine göre taksite bağlayan işverenler, bu destekten yararlanabilecektir.

VI- SONUÇ: 

 

Emekli olup, Sosyal Güvenlik Destek Primine tabi olarak çalışanlar ile 2020 yılında kurulacak olan işyerleri hariç, 5510 sayılı Kanun’un 4/a maddesi kapsamında haklarında uzun vadeli sigorta kollarına tabi sigortalıları çalıştıran işverenlerin, 2020 yılında uygulanmak üzere, 2019 yılının aynı ayına ait Kuruma vermiş oldukları aylık prim ve hizmet belgelerinde  toplam prim ödeme gün sayısını geçmemek üzere, günlük 2,50 TL ile çarpımı sonucu bulunacak tutar, SGK’ya ödeyecekleri sigorta primlerinden mahsup edilecek ve bu tutar İşsizlik Sigorta Fonundan karşılanacaktır.

İşverenlerin bu destekten yararlanabilmeleri için, aylık prim ve hizmet belgelerini yasal süresi içinde Kuruma vermeleri ve geçmiş dönemlere ilişkin Kuruma herhangi bir borcunun bulunmaması veya taksite bağlanmış olması gerekmektedir.                                                                                 

Büklüm Sokak No: 9/4 Kavaklıdere- ANKARA

Tel: 0312- 4199369  Fax: 0312- 4199371

e-posta: ahmetagar@ahmetagar.com

Web : www.ahmetagar.com

KORNAVİRÜS VEYA BAŞKA NEDENLERLE EKONOMİK SIKINTIYA DÜŞEN        İŞVERENLER, KISA ÇALIŞMA VE  KISA ÇALIŞMA ÖDENEĞİNE BAŞVURARAK YARARLANABİLİRLER.

KORNAVİRÜS VEYA BAŞKA NEDENLERLE EKONOMİK SIKINTIYA DÜŞEN        İŞVERENLER, KISA ÇALIŞMA VE  KISA ÇALIŞMA ÖDENEĞİNE BAŞVURARAK YARARLANABİLİRLER.

            I- GİRİŞ:                                                              

Bilindiği üzere, son günlerde dünyada etkisini artıran Koronavirüs Salgını, Türkiye’de de her geçen gün hızla yayılmakta, etkisini artırmakta ve gittikçe endişe verici bir şekilde kendini göstermektedir. Hiç kuşkusuz, artarak devam eden bu Kononavirüs Salgını, çalışma hayatını da oldukça olumsuz yönde etkilemekte ve başta turizm olmak üzere, birçok büyük perakende firmaların peş peşe faaliyetlerine geçici olarak ara vermelerine, işçileri işten çıkarmalarına veya ücretsiz izine ayırmalarına ve bazı işyerlerinin ise tamamen kapanmasına yol açmıştır..

Bu makalenin konusu, Koronavirüs Salgını veya başka nedenlerle ekonomik sıkıntıya düşen işverenlerin, işyerinde kısa çalışma yapmaları ve kısa çalışma ödeneğinden nasıl ve ne şekilde yararlanabilecekleri ile ilgili açıklamalar olacaktır.

 II- KISA ÇALIŞMA VE KISA ÇALIŞMA ÖDENEĞİNDEN YARARLANMAK:

            1- Kısa Çalışma Yapmanın Şartları Ve Süresi:

4857 sayılı İş Kanunu’na göre, Genel ekonomik, sektörel veya bölgesel kriz veya zorlayıcı sebeplerle işyerindeki haftalık çalışma sürelerinin geçici olarak önemli ölçüde azaltan veya işyerinde faaliyeti tamamen veya kısmen geçici olarak durduran işveren, durumu derhal gerekçeleri ile birlikte Türkiye İş Kurumuna, varsa toplu iş sözleşmesi tarafı sendikaya bir yazı ile bildirmesi gerekir. İşyerinde üç ayı aşmamak üzere kısa çalışma yapılabilir. Bu süre, Cumhurbaşkanı kararıyla altı aya kadar uzatılabiliyor.

Bu Kanuna göre sigortalı sayılan kişileri hizmet akdine tabi olarak çalıştıran işveren, kısa çalışma talebini, derhal gerekçeleri ile birlikte (Ekli Talep Formu ile)  Türkiye İş Kurumuna, varsa toplu iş sözleşmesi tarafı sendikaya bir yazı ile bildirir. Bu talebin uygunluğunun tespiti, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının İş Müfettişlerince yapılır.

Yukarıda belirtilen nedenlerle işyerinde geçici olarak en az dört hafta işin durması veya kısa çalışma hallerinde işçilere çalıştırılmadıkları süre için işsizlik sigortasından kısa çalışma ödeneği ödenir. Kısa çalışma süresi, zorlayıcı sebebin devamı süresini ve herhalde üç ayı aşmamak üzere işyerinde kısa çalışma yapılabilir.

 Kısa çalışma halinde İşsizlik Sigortası Fonundan kısa çalışma ödeneği ödenir. İşçinin kısa çalışma ödeneğine hak kazanabilmesi için, hizmet akdinin feshi hariç işsizlik sigortası hak etme koşullarını yerine getirmesi gerekir. 

            2- İşçinin Kısa Çalışma Ödeneğinden Yararlanmanın Şartları:

İşçinin kısa çalışma ödeneğinden yararlanabilmesi için, 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanun’un Ek 2. maddesine göre;

            1- İşverenin kısa çalışma talebinin Aile, Çalışma Ve Sosyal Hizmetler Bakanlınca uygun bulunması,
2- İşçinin kısa çalışmanın başladığı tarihte, 4447 sayılı Kanun’un 50’nci maddesine göre çalışma süreleri ve işsizlik sigortası primi ödeme gün sayısı bakımından işsizlik ödeneğine hak kazanmış olması, buna göre,
Kısa çalışmanın başladığı tarihten önceki son 120 gün hizmet akdine tabi olanlardan son üç yıl içinde en az 600 gün süreyle işsizlik sigortası primi ödemiş olması,
3- Kısa çalışmaya katılacaklar listesinde işçinin bilgilerinin bulunması,
Gerekmektedir.

            III- KISA ÇALIŞMA ÖDENEĞİNİN MİKTERI VE ÖDENMESİ: 

            Günlük kısa çalışma ödeneği; sigortalının son on iki aylık prime esas kazançları dikkate alınarak hesaplanan günlük ortalama brüt kazancının %60’ıdır. Bu şekilde hesaplanan kısa çalışma ödeneği miktarı, aylık asgari ücretin brüt tutarının %150’sini geçemez. Kısa çalışma ödeneği, çalışmadığı süreler için, işçinin kendisine ve aylık olarak her ayın beşinde ödenir. Ödemeler PTT Bank aracılığı ile yapılır. Ödeme tarihini öne çekmeye Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı yetkilidir.

1- Kısa çalışma ödeneğinin süresi üç ayı aşmamak üzere kısa çalışma süresi kadardır.
2- Kısa çalışma ödeneği, işyerinde uygulanan haftalık çalışma süresini tamamlayacak şekilde, çalışılmayan süreler için aylık olarak hesaplanır.
3- Kısa çalışmanın günlük, haftalık veya aylık çalışma süresi içerisinde yapılacağı zaman aralığı işyerinin gelenekleri ve işin niteliği dikkate alınarak işverence belirlenir.

            Kısa çalışma ödeneğinden yararlananlara ait sigorta primlerinin aktarılması ve sağlık hizmetlerinin sunulmasına ilişkin işlemler 5510 sayılı Kanunda belirtilen esaslar çerçevesinde yürütülecektir.

            IV- İŞSİZLİK ÖDENEĞİ  İLE İLGİLİ  DİĞER UYGULAMALAR:

            1- İşçinin kısa çalışma ödeneği aldığı süre için 5510 sayılı Kanun gereği ödenecek sigorta primi, İşsizlik Sigortası Fonu tarafından SGK’ya ödenecektir.

            2- Kısa çalışma ödeneğinden yararlanan işçi, işsizlik sigortasından yararlanmak için 4447 sayılı Kanunda öngörülen koşullar gerçekleşmeden işsiz kalırsa, kısa çalışma ödeneği aldığı süre düşüldükten sonra,  daha önce hak ettiği işsizlik ödeneği süresini dolduruncaya kadar işsizlik ödeneğinden yararlanacaktır.

            3- Kısa çalışma yapan işçinin çalışılmayan hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günlerine ilişkin ücret ve kısa çalışma ödeneği miktarı, kısa çalışma yapılan süreyle orantılı olarak işveren ve Kurum tarafından ödenecektir.

            4- İşveren hatalı bilgi ve belge vermesi nedeniyle yapılan fazla ödemeler, yasal faizi ile birlikte işverenden, işçinin kusurundan kaynaklanan fazla ödemeler ise yasal faizi ile birlikte işçiden tahsil edilecektir.

         5- Kısa Çalışma Ödeneğinin SGK’ya Bildirilmesi:

             Kısa çalışma yapılan süreler için, kısa çalışmaya tabi tutulan işçiler adına SGK Aylık Prim ve Hizmet Belgesi ile eksik gün gerekçesi 18 Kısa Çalışma Ödeneği Kodu ile bildirilmesi gerekir.

         V-  KISA ÇALIŞMANIN SONA ERMESİ VE BİLDİRİMİ:

         İşverenin, kısa çalışma uygulaması devam ederken, normal faaliyetine başlamaya karar vermesi halinde durumu Türkiye İş Kurumuna ve  varsa toplu iş sözleşmesi tarafı işçi sendikasına ve işçilere altı işgünü önce yazılı olarak bildirmesi zorunludur. Bildirimde belirtilen tarih itibariyle kısa çalışma sona erer. Geç bildirimlere ilişkin oluşan yersiz ödemeler yasal faizi ile birlikte işverenden tahsil edilecektir.

            VI- KORONAVİRÜS VEYA BAŞKA NEDENLERLE FAALİYETİNE GEÇİCİ                              ARA VEREN İŞVERENLER İŞÇİLERİ ÜCRETSİZ İZNE ZORLAYAMAZ:

            Koronavirüs Salgını veya başka nedenlerle ekonomik sıkıntıya düşen ve işyerindeki faaliyetlerine geçici olarak ara vermek zorunda kalan işverenler, İş Kanunu’na göre çalışanlarını ücretsiz olarak izin kullanmaya zorlayamazlar. Ancak, bu konuda işçi ile işverenin karşılıklı anlaşmaları ile mümkün olabilir. Şöyle ki;

1- İş Kanunu’na göre, işveren tarafından çalışanına ücretsiz izin kullandırılmasına ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. Yani, işverenin çalışanlarını tek taraflı olarak ücretsiz izine gönderebilmesi ile ilgili bir hakkı bulunmamaktadır. Ancak, işçin rızası ve işverenin de uygun görmesi durumunda belli bir süreyle sınırlı olmak üzere çalışana ücretsiz izin verilebilir.

            2- İşyerinde geçici olarak faaliyetine ara vermek isteyen işverenlerin yapmaları gereken hususlar şunlardır:

  1. a) İşyerindeki çalışma faaliyetine hangi tarih itibarıyla ara verileceğini işçilere ilan etmeleri,
    b) Yıllık ücretli izini olan işçilerin yıllık izinlerini kullanmaları  için bir planlama yapmaları,
    c) Eğer işçilerin bir kısmına veya tamamına ücretsiz izin verilecek ise, bunun işçilere yazılı olarak tebliğ edilmesi gerekir. İşçi ücretsiz izini 6 iş günü içinde kabul ederse, ücretsiz izin başlamış olur. Ancak işçi ücretsiz izine gitmeyi kabul etmezse bu durumda işveren işçinin geçerli neden kapsamında tazminatını ödeyerek iş akdini feshedebilir. İşveren fesih yapmaması halinde bu durumda işçi iş akdini haklı nedenle feshedebilir.

Bir işyerinin herhangi bir nedenle ekonomik krize girmesi, sürdürülebilir imkanı olmaması halinde, iki tarafın da bu durumu iyi niyetle, objektif ve sağ duyulu olarak değerlendirmeli, imkanlar elverdiği ölçüde öncelikle yıllık ücretli izin kullanımı seçeneği üzerinde durulmalıdır. Ücretsiz izin kullanma konusunda ise İş Kanunu’na göre  işçi ve işveren zaten birbirini zorlayamamaktadır. İşçinin rızası olmadan ücretsiz izin kullandırılması haklı fesi nedeni olarak değerlendirilecektir.

            VII- SONUÇ :

            4857 sayılı İş Kanunu ve 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu hükümleri uyarınca, gerek Koronavirüs Salgını veya gerek  başka nedenlerle ekonomik sıkıntıya düşen işverenlerin, işyerinde kısa çalışma yapmaları ve kısa çalışma ödeneğinden yararlanma hakları bulunmaktadır. Koronavirüs Salgını nedeniyle işyerindeki faaliyetine geçici bir süre için ara vermek zorunda olan işverenlerin, aşağıda yazılı bulunan Kısa Çalışma Talep Formunu doldurarak Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın duyurduğu gibi 23.03.2020 tarihinden itibaren  Türkiye iş Kurumuna baş vuruda bulunabileceklerini belirtir, tüm Ülkemizin bu Koronavirüsten olabildiğince en az zararla kurtulmasının dilerim.

 

                                                                                            Ahmet  AĞAR

                                                                                    Sosyal Güvenlik Müşaviri                                                    

 

Büklüm Sokak No: 9/4 Kavaklıdere- ANKARA                                                                           Tel: 0312- 4199369  Fax: 0312- 4199371
e-posta: ahmetagar@ahmetagar.com
Web : www.ahmetagar.com

 

 

KISA ÇALIŞMA TALEP FORMU

1 İşyeri Unvanı  
2 İşyeri Adresi  
3 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bölge Müdürlüğü İşyeri Numarası  
4 Sosyal Güvenlik Kurumu İşyeri Sicil Numarası  
5 Kısa Çalışmanın Başlatılacağı Tarih  
6 Kısa Çalışmanın Sona Ereceği Tarih  
7 Başvurunun Gerekçesi (Genel Ekonomik Kriz veya Zorlayıcı Neden)  
8 Başvuru Zorlayıcı Neden Gerekçesiyle Yapılmış İse Zorlayıcı Nedenin Ne Olduğu  
9 İşyerinde Çalışan Toplam Kişi Sayısı  
10 Kısa Çalışma Uygulanacak Kişi Sayısı  
11 İşyerinde Daha Önce Kısa Çalışma Uygulandı mı? Uygulandıysa Sebebi ve Süresi  
12 Kısa Çalışmanın Hangi Yöntemle Uygulanacağı (Haftalık Çalışma Süresinin Azaltılması veya Faaliyetin Kısmen/Tamamen Durdurulması)  
13 İşyerinde İrtibat Kurulacak Yetkilinin Adı Soyadı Unvanı  
14 İrtibat Kurulacak Yetkilinin Elektronik Posta Adresi  
15 İşyerinin Telefon ve Faks Numaraları  

13 Ocak 2009 tarih ve 27109 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kısa Çalışma ve Kısa Çalışma Ödeneği Hakkında Yönetmelik hükümleri çerçevesinde;

  1. İşyerimde uygulanacak kısa çalışmaya ilişkin (varsa) kanıtları belirteceğim.
  2. Bakanlık iş müfettişi tarafından yapılacak inceleme esnasında; kısa çalışma yaptırılacak işçilere ilişkin bilgileri http://statik.iskur.gov.tr/tr/kisacalisma/kisacalismabildirimlistesi.xls adreste yer alan formatta hazırlayarak, manyetik ortamda Türkiye İş Kurumu ………………… İl/Şube Müdürlüğüne, yazılı olarak da Bakanlık iş müfettişine teslim edeceğim.
  3. Varsa toplu iş sözleşmesi tarafı sendikaya, kısa çalışma başvurusu ve sonucu hakkında bilgi vereceğim. Kısa çalışma talebi uygun görüldüğünde işyerinde yazılı olarak ilan edeceğim.
  4. Kısa çalışma ödeneği alanların işe girmesi, yaşlılık aylığı almaya başlaması, herhangi bir sebeple silah altına alınması veya herhangi bir kanundan doğan çalışma ödevi nedeniyle işinden ayrılması veya geçici iş göremezlik ödeneğinin başlaması halinde bu durumu Kuruma bildireceğim.
  5. Normal faaliyete başlamaya karar vermem halinde durumu; Kurum birimine, varsa toplu iş sözleşmesi tarafı sendikaya ve işçilere altı işgünü önce yazılı olarak bildireceğim
  6. Yukarıdaki bilgilerin doğruluğunu kabul ve taahhüt ederim.

 

İşveren Adı Soyadı    :

Kaşe ve İmza              :

Tarih                           :…../…./……..

 

 

 

 

Derneğimizin izmir toplantısı

Derneğimizin izmir toplantısında emeği geçen katılım sağlayan tüm insanlarımıza teşekkürlerimizi sunarız…

« 1 arasında 10 »

Üyelik Aidatları

Değerli Üyelerimiz;

Derneğimizin yeni bir ivme kazanabilmesi, kurumsal alt yapısının oluşturularak, üyelerimize çağdaş, modern, süratli ve kaliteli hizmet sunulabilmesi için, öncelikle idari ve mali açıdan güçlendirilmesi gerektiği, bütün bunların realize edilebilmesi için yıllık üye aidatlarının tahsiline hız verilmesi ve bu konuda gerekli yaptırımların vakit geçirilmeksizin yürürlüğe konulması için gereki uyarılarımız internet sitemizde siz değerli üyelerimize çeşitli zamanlarda hatırlatılmak suretiyle ifade edilmiştir.

Sizlere daha çağdaş ve kaliteli hizmet sunulabilmesi ve kurumsal alt yapının oluşturulması için derneğimizin ekonomik açıdan güçlü bir konuma gelmesi hepimizin ortak dileğidir.

Herhangi bir hatırlatmaya gerek kalmaksızın veya Yıllık Üye Aidatlarının ödenmesi hususundaki talebimize kayıtsız kalmayarak, tüzük hükümlerine uygun bir şekilde aidatlarını ödeyen değerli üyelerimize teşekkürlerimizi sunarken, tüm hatırlatmalarımıza rağmen, henüz bu vecibelerini yerine getirmemiş bulunan değerli üyelerimize “Üye aidatlarımızı zamanında ödemek her üyemiz için tüzük gereği derneğimize karşı üyelerimiz adına taahhüt niteliğinde” olduğunu ve yıllık üye aidatını zamanında yatıran üyelerimize de yapılmış bir haksızlık olduğunu bir kez daha hatırlatmak isteriz.

Henüz aidatlarını ödememiş bulunan değerli üyelerimizin yıllık üye aidatlarını (30) gün içerisinde aşağıda bilgilerini vermiş olduğumuz Derneğimize ait Banka Hesaplarına veya Dernek Merkezimize makbuz karşılığı yatırmalarını önemle rica ederiz.

Çetin ATEŞ

Y.Kurulu Başkanı

SOSYAL GÜVENLİK HAFTASI KUTLAMA MESAJI

 

SOSYAL GÜVENLİK HAFTASI KUTLAMA MESAJI

Doğumla başlayıp ölümden sonra bile devam eden, ekmek kadar su kadar ihtiyaç duyulan bir çağdaş hak olan sosyal güvenlik hakları konusunda mesailerini tüm vatandaşlarımızın doğru bilgilenmesine adayan bir mesleği temsil eden Sosyal Güvenlik Müşavirleri Derneği olarak tüm yurttaşlarımızın Sosyal Güvenlik Haftasını kutlarız.”

Şevket Tezel
Sosyal Güvenlik Müşavirleri Derneği Yönetim .Kurulu Başkanı