Cumhurbaşkanı’nın Yaşlılık Aylığının Durumu Cumhurbaşkanı iken bu görevinden herhangi bir nedenle

Cumhurbaşkanı’nın Yaşlılık Aylığının Durumu

Cumhurbaşkanı iken bu görevinden herhangi bir nedenle ayrılanlara , istekleri üzerine , müracaat tarihini takip eden aybaşından itibaren , istek tarihinde Cumhurbaşkanına ödenmekte olan aylık ödeneğin % 40 ı oranında yaşlılık aylığı bağlanır.Ancak herhangi bir nedenle görevden ayrılan Cumhurbaşkanı , 28. Maddeye göre yaşlılık aylığına hak kazanıyorsa , 29. Maddeye göre yaşlılık aylığı ayrıca hesaplanır ve aylıklardan yüksek olanı yaşlılık aylığı olarak bağlanır.28. maddeye göre aylığa hak kazanmaması halinde birinci fıkraya göre bağlanan aylığın tümü , 28. Maddeye göre aylığa hak kazanması halinde ve 29. Maddeye göre hesaplanan aylık , birinci fıkraya göre bağlanan aylıktan düşükse aradaki fark hazineden tahsil edilir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı veya Başbakanın Yaşlılık Aylığının Durumu Read More

EMEKLİ AYLIĞI ALANLARIN YENİDEN ÇALIŞMASI

EMEKLİ AYLIĞI ALANLARIN YENİDEN ÇALIŞMASI

 

Emeklilik aylığı bağlandıktan sonra ister 4/a’lı ister 4/b’li olarak tanımlanan, bir çalışma sürecine dahil olan herkes SGDP ödemek durumundadır.  01.10.2008 tarihinden itibaren ilk defa sigortalı olduktan sonra yaşlılık aylığına hak kazanan sigortalıların, 4/a kapsamında işe girmeleri halinde yaşlılık aylıkları kesilecek olması ve SGDP ödeyerek bu arada emekli aylığını alarak çalışmalarını sürdüremeyecek olmasıdır. 01.10.2008 tarihinden itibaren sigortalı olanlar açısından emekli olduktan sonra emekli aylığını almaya devam ederek 4/a ‘lı olarak çalışmak 5510 Sayılı Kanun’un 30 maddesi uyarınca artık mümkün olmayacaktır.

01.10.2008 tarihinden önce sigortalı olanlar ise emekli olduktan sonra emekli aylıklarını da almak suretiyle 4/a kapsamında çalışabilecek olup, yüklü oranda da sosyal güvenlik destek primi ödemek durumundadır.Emekli çalıştırmanın cazibesi de bir nevi yitmiş olmaktadır.

Bu düzenleme 5510 Sayılı Kanun’un Geçici 14 üncü maddesine göre; Kanun’un yürürlüğe girdiği 01.10.2008 tarihi itibariyle sosyal güvenlik destek primi ödeyerek çalışmaya devam edenler ile yasanın yürürlük tarihinden önce çalışmaya başlayan ve 5510 Sayılı Kanun’un yürürlük tarihinden sonra herhangi bir tarihte emekli olanların yeniden çalışmaya başlaması halinde, sosyal güvenlik destek primi açısından mevcut uygulamanın aynen devam ettirilmesi öngörülmüştür.

Yaşlılık aylığı alırken sigortalı işte çalışanlar , bu süre için geç. m. 14 gereğince sosyal güvenlik destek primi kesilerek çalışmalarını sürdürmek isterlerse , Kurum yaşlılık aylığını kesemez ve ödediği aylıkları da geri isteyemez. Read More

SOSYAL SİGORTALARIN BAŞLICA GELİR KAYNAĞI PRİMLER VE ORANLARI

SOSYAL SİGORTALARIN BAŞLICA GELİR KAYNAĞI PRİMLER VE ORANLARI

 

Primler yapılacak sigorta yardımları ve Kurum yönetim giderlerini karşılamak adına sigortalı olanlar için sigortalının kazancının belli bir yüzdesinden alınan parayı ifade eder. Bu primler , zorunlu olarak sigortalı adına ve hesabına Sosyal Güvenlik kurumuna ödenir.

İşveren ücretin tümünü işçiye ödemek yerine , alıkoyduğu belli bir miktarı , prim adı altında Sosyal güvenlik Kurumu ‘na yatırmaktadır.

Prim Oranları Read More

24.07.2015-Avukatlardan Gelen Sorulara Göre Borçlanmaları Nasıl Olacak ?

Sosyal Güvenlik Kanunu’nda bireyin emekli olabilmesi için veya ölümü halinde geriye kalan hak sahiplerine maaş bağlanması için sigortalının; 3 önemli şartı birlikte yerine getirmesi gerekmektedir. Bu şartlar 1-yaş , 2- prim ödeme gün sayısı, 3- sigortalı hizmet süresi olarak , zorunlu bulunmaktadır. Belirtilen bu üç koşulun daha erken yerine getirilip daha çabuk emekli olmada “Borçlanma” uygulaması bir çok çalışan için önemli bulunmaktadır. SGK uygulamasında belirli kişilere belirli hallerde geriye doğru çalışılmadan geçen süreleri borçlanma olanağı tanınmıştır .

BORÇLANILACAK SÜRELER Read More

28.05.2015-SGK Meslek Hastalığı Sayısını Düşük Tutuyor / İşverenin İş Kazalarında Yapması Gerekenler

TÜRKİYE’de meslek hastalıklarının normalden daha düşük gösterildiğini öne süren TMMOB, “2013 yılında çalışan sayısına göre 75 bin civarında meslek hastalığı tespit edilmesi gerekirken SGK istatistiklerinde meslek hastalığı sayısının 371 olması anlaşılır bir durum değildir” tespitini yaptı. TMMOB’a göre 2012 yılında 75 bin olan iş kazası sayısı, 2013 yılında iş kazası sayısı yüzde 291 oranında artışla 191 bine çıktı.

KAZALAR YÜZDE 291 ARTTTI VE RAKAMLAR DÜŞÜK GÖSTERİLİYOR
TMMOB Ulusal İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Kongresi’nin sonuç bildirgesinde ,Türkiye’de her 100 bin çalışan başına düşen ölümlü iş kazalarında Avrupa’da birinci, dünyada üçüncü sırada yer aldığı ,  iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik sayısında belirgin artış yaşandığı açıklandı. TMMOB’un analizlerine göre iş kazası sonucu ölüm sayısı 2004’te 543 oldu. İş kazaları nedeniyle ölümler 2013’te bin 360’a, 2014’te bin 886’ya yükseldi. Buna göre iş kazası sonucu ölümler, 2013 yılında, 2012’ye göre yüzde 83 oranında arttı. 2012 yılında 75 bin iş kazası yaşanırken, 2013 yılında iş kazası sayısı 191 bin 389 oldu. 2013 yılında 2012’ye göre iş kazalarında yüzde 291 oranında artış yaşandı. Read More

09.04.2015-İŞÇİNİN KÜFÜR VE HAKARETE UĞRAMASI SONUCU , İŞYERİNİ TERK ETMESİNE YARGITAY NE DİYOR ?

İş sözleşmesini İş Kanunu’nun 24. maddesine dayanarak fesih eden işçi ihbar ve kıdem tazminatına hak kazanır mı?

4857 sayılı İş kanununun 24. maddesi iş sözleşmelerinin işçi tarafından, bildirim süresi verilmeksizin ve kıdem tazminatı hakkı talep edilerek feshine ilişkin esasları düzenlemektedir. Madde kapsamında;

  • İşçinin işin niteliğinden kaynaklanan nedenlerle hastalanması,
  • İşverenin yasalardan ve iş sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmemesi,
  • İşçiye hakaret ve benzeri davranışlar sergilemesi,
  • İşyerinde bir haftadan uzun süre ile işin durmasına yol açan bir olayın meydana gelmesi benzeri durumlarda iş sözleşmesi işçi tarafından bildirim süresi verilmeksizin ve kıdem tazminatı hakkı talep edilerek fesih edilebilmektedir.

NİTEKİM ÖRNEK YARGITAY KARARI İŞÇİNİN KÜFÜR VE HAKARETİ UĞRAMASI SONUCUNDA KIDEM VE İHBAR TAZMİNATINA HAK KAZANACAĞI KONUSUNDA İNCELEMEYE DEĞERDİR.

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İş. K/24, 25 1475 S.İşK/14 Read More

09.03.2015-İŞÇİNİN BORDRODAKİ ÜCRETİ GERÇEĞİ YANSITMADIĞINDA DAVADA İSPATI

Sözleşme özgürlüğü çerçevesinde taraflar ücretin miktarını iş sözleşmesi veya toplu iş sözleşmesi serbestçe kararlaştırabilirler.

İşveren, işçiye sözleşmede veya toplu iş sözleşmesinde belirlenen; sözleşmede hüküm bulunmayan hâllerde ise, asgari ücretten az olmamak üzere emsal ücreti ödemekle yükümlüdür.(TBK m.401/1) Ancak uygulamada sigorta primlerinin yüksek maliyeti nedeniyle , genellikle işverenler bazı sosyal güvenlik hukuku yükümlülüklerinden kaçınmak amacı ile işçilerin ücretlerini aralarında kararlaştırdıkları ücretten daha az özellikle asgari ücretten göstermekte ve ücret bordrolarını da buna göre düzenlemektedirler. Bunun sonucu olarak da sigortalının gerçek ücreti ile asgari ücret arasındaki fark sigortalıya açıktan ödenmektedir. Sigorta primlerinin düşüklüğü kişinin ileride alacağı emekli maaşını düşürmekle birlikte kıdem tazminatının doğması ile sonuçlanan sözleşme fesihlerinde işçi ile işverenin karşı karşıya  gelmesi sorununu gündeme getirmektedir. Böyle bir durumda sigortalı işten ayrıldıktan sonra dava yoluna başvurmaktadır. Read More