İŞ KAZASI YAŞANMAYAN İŞVERENLERE TEŞVİK

İş kazası yaşanmayan “Çok tehlikeli” sınıfta yer alan işyerlerine prim teşviki uygulaması 1 Ocak 2019 tarihinde başlıyor.

Prim teşvikinden, çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerinde son 3 yılda iş kazası meydana gelmeyen işverenler yararlanacak. Teşvik tutarı, SGK’ya bildirilen prim gün sayısı üzerinden hesaplanacak. Prime esas kazancın yüzde 1’i tutarında işsizlik sigortası primi teşviki uygulanacak.

2019 yılında teşvikten yararlanmaya başlayacak işveren, 2021 yılı sonuna kadar işsizlik primi ödemeyecek. İşverenin teşvikten yararlanabilmesi için en az 10 kişi çalışması ve bu işyerlerinde ölümle ya da sürekli iş göremezlikle sonuçlanan iş kazası olmaması şartı aranacak. Teşvikten yararlanmakta olan işyerinde çalışan sayısının 10 ve altına düşmesi durumunda, izleyen aydan itibaren teşvik uygulamasına son verilecek. İş sağlığı ve güvenliği uzmanlarıyla sözleşme yapmamış olan işverenler teşvikten yararlanamayacak.

Teşvikten yararlanacak işverenlerin İş-Kur veya SGK’ya herhangi bir başvuruda bulunması gerek yok. Sosyal Güvenlik Kurumu, her yılın sonunda veri tabanındaki işyerlerini tarayarak, son üç yıl ölümlü ya da sürekli iş göremezlikle sonuçlanan iş kazası meydana gelmeyenleri belirleyerek koşulları sağlayan işverene Ocak 2019 tarihinden itibaren üç yıl süreyle teşvik verecek.

Teşvikten yararlanırken meydana gelen iş kazasını bildirmeyenlerin veya geç bildirenlerin yararlandıkları teşvikler, gecikme faiziyle geri istenecek ve bu işyerleri 5 yıl süreyle teşvikten yararlanamayacak.

Fırat ÇALIŞKAN

Sosyal Güvenlik Müşaviri

HASTALIK RAPORU SÜRESİ BİTMEDEN İŞÇİNİN İŞ AKDİ FESHİ

İşverenlerin bazıları uzun süreli rapor alan işçilerinin iş sözleşmelerini sonlandırma yoluna gitmektedirler. Oysa kanunlarımızda bu uygulama açıklanmış olsa da işverenler bu açıklamaları pek dikkate almadan işlem yaptıkları görünmektedir.
Hastalanan işçi SGK ile anlaşmalı hastanelerden hastalığına göre çalışamaz raporu alırlar. İşçinin işten çıkarılabilmesi işyerindeki çalışma süresi ve sağlık raporundaki süre ile ilgilidir. Hastalanan işçinin işten çıkarılmasında ihbar süresi ile rapor arasında ilişki kurulması gerekir. Bunun içinde altı hafta + ihbar süresi formülü devreye girer.
Bu süre dolduktan sonra işveren isterse işçiyi işten çıkarabilir. 
Bir işyerinde bir yıl çalışma süresi olan işçinin hastalık nedeniyle işten çıkarılabilmesi için 10 haftalık bir sürenin geçmesi gerekiyor. 10 haftalık sürenin hesabın da 4 haftalık kısmı bir yıllık kıdemi olan işçinin ihbar süresidir.

4857 sayılı İş Kanunu SÜRELİ FESİH – MADDE 17.

– Belirsiz süreli iş sözleşmelerinin feshinden önce durumun diğer tarafa bildirilmesi gerekir.
İş sözleşmeleri;
a) İşi altı aydan az sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak iki hafta sonra, 
b) İşi altı aydan bir buçuk yıla kadar sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak dört hafta sonra,
c) İşi bir buçuk yıldan üç yıla kadar sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak altı hafta sonra, 
d) İşi üç yıldan fazla sürmüş işçi için, bildirim yapılmasından başlayarak sekiz hafta sonra,
Feshedilmiş sayılır.  Bu süreler asgari olup sözleşmeler ile artırılabilir.

Yargıtay’ın bu yönde kararları da bulunuyor. Örnek kararların bir tanesin de “işçinin raporlu ve istirahatli geçirdiği süre normal ihbar süresini aştığında işverenin ihbarsız fesih hakkı doğar şeklindedir”

Örneğin:

Bir firmada çalışan A, 2 yıldır çalıştığı işyerinden rahatsızlığı sonucu 90 günlük sağlık raporu almıştır. İşveren A’yı ne zaman işten çıkarma hakkı ortaya çıkabilir?
A ihbar süresi+6 hafta formülüne göre işlem yaparsak;
2 yıllık kıdemine karşılık 6 hafta+6 hafta=12 hafta*7 gün=84 gün sonra iş akdi fesih edilir.
İşçi A, iş akdi 84. günden sonra işten çıkarabilir. Şayet A, 84 günlük süre dolmadan işten çıkarılırsa işveren ihbar öneli+6 hafta süresine uymadığı için ihbar tazminatı ödemek zorunda kalır. Hastalığından dolayı işçi A, 84 günü dolduktan sonra veya dolmadan işten çıkarılırsa her durumda kıdem tazminatına hak kazanacaktır. İşçi A’nın rapor süresinin 84 günlük kısmı kıdem tazminatına esas süreye ilave edilecektir.

Hastalık dolayısıyla raporlu işçinin iş sözleşmesinin feshedilmesi için beklenilmesi gereken süre olan 6 hafta + ihbar süresi dolmadan önce işveren tarafından iş sözleşmesi feshedilirse;

–  Usulsüz  fesih sayılır. Usulsüz fesih yapıldığı takdirde işveren işçiye ihbar tazminatı ve bir yıldan fazla çalışması var ise kıdem tazminatı öder.

–  İşçi iş güvencesi kapsamında ise işe iade davası açabilir.

–  Raporlulukta bekleme süresinde beklenilmeden işçinin iş sözleşmesinin feshedilmesi işçinin bir yıllık çalışmasını doldurmayı engelleyerek kıdem tazminatına hak kazanmayı ortadan kaldırmaya yönelik ise işverenin kötü niyetli olursa kötü niyet tazminatı öder.

FIRAT ÇALIŞKAN

Sosyal Güvenlik Uzmanı

SGK’ya yapılan borçlanma bedelleri geri alınır

Doğum ve askerlik gibi hizmet borçlanma bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu ‘dan (SGK) geri alınabilmesine ilişkin düzenleme 16 Haziran 2011 tarihinde yapılmıştır.

Hizmet borçlanma bedellerinin SGK’dan geri alınabilmesine ilişkin koşullar, 12.05.2010 tarihli ve 27579 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin 66 ncı maddesi hükümlerinde bulunmaktadır.

16 Haziran 2011 tarihli ve 27966 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 8 inci maddesinin (b) bendi ile, 12.05.2010 tarihli Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin “Borçlanmaya İlişkin Süreler” başlıklı 66 ıncı maddesine (11) numaralı yeni fıkra eklemiştir.

(11) numaralı fıkra hükümleri; “5510 sayılı Kanunun 41 inci maddesine göre yapılan borçlanmalarda aylık bağlanmamış olması şartıyla borçlanma tutarının tamamı sigortalının talebi halinde iade edilir.” şeklindedir.

Read More

Fazla mesai ücreti nasıl hesaplanır?

4857 sayılı İş Kanunu’na göre haftalık çalışma süresi 45 saattir. 45 saati aşan çalışmalar fazla mesai olarak değerlendirilir. Fazla mesai yaptırılmasının nedenleri kanunda belirtilmiştir. İşçi fazla mesai onay formunu imzalamadıysa işveren işçiyi fazla mesai yapmaya zorlayamaz. Sürekli şekilde fazla mesai yaptırılması kanuna aykırıdır. Bir işçi yılda en fazla 270 saat fazla mesai yapabilir. İşçi kendisi rıza gösterse bile yılda 270 saatten daha çok fazla mesai yapamaz. Yıllık fazla mesai süresi hesaplanırken, yarım saatten kısa fazla mesailer yarım saat, yarım saatten uzun, bir saatten kısa fazla mesailerin bir saat olarak değerlendirilir.

Örneğin; iş yerindeki mesainin sabah 08.30 akşam 17.30 olduğunu kabul edelim. Bu durumda akşam 17.30’dan sonra yapılan çalışmalar fazla mesai olarak değerlendirilecektir. Read More

ÇOCUK İŞÇİ ÇALIŞTIRACAKSANIZ DİKKAT!

ÇOCUK İŞÇİ ÇALIŞTIRACAKSANIZ DİKKAT!

Anayasaya göre, kimse yaşına uymayan işlerde çalıştırılamaz ve küçükler çalışma şartları bakımından özel olarak korunur. İş Kanunu 15 yaşını doldurmamış çocukların çalıştırılmasını yasaklamıştır. 15 yaşını dolduranlar ise bedensel, zihinsel ve psikolojik gelişimlerini etkilemeyecek, okula gitmelerine, derslerini takip etmelerine ve mesleki eğitimlerine engel olmayacak şekilde çalıştırılabilir. Read More

İşveren vekili iş güvencesinden faydalanamaz

İşveren vekili iş güvencesinden faydalanamaz

 

İş Kanuna göre; işveren adına hareket eden ve işin, işyerinin ve işletmenin yönetiminde görev alan kimselere işveren vekili denir.

İş güvencesinden yararlanamayacak işveren vekilleri her şeyden önce, işletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekilleri ile yardımcıları olduğuna göre, işletmenin tümünü yöneten genel müdürler ile yardımcıları iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayacaktır. Read More

Evlenene devletten 5 bin TL

Evlenene devletten 5 bin TL

 

16 Nisan’da başlayacak olan 27 yaşına kadar evlenmek isteyenlere verilecek olan çeyiz yardımı düzenlemesi bazı okurlarımızın kafasını karıştırmış. Bu konuda birçok okurdan sorular gelmeye devam ediyor. Bu konuya bir açıklık getirmek gerekirse; en fazla 24 yaşında henüz evlenmemiş gençlerle, 18 yaş altında çocuğu olan aileler çeyiz hesabı açtırmak için bankalara başvurabilecek. Read More

SAHTE SİGORTALILIK…

Sahte sigortalılık veya diğer bir deyişle sigortalı göstermek, işveren ile işçi arasında herhangi bir iş ve hizmet akdi olmadığı, fiilen işyerinde hiç çalışılmadığı halde sanki işyerinde çalışıyormuş gibi işe girişini yapıp, başta Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) olmak üzere kurumları ve üçüncü şahısları yanıltmaktır. Read More

Deneme süresinde işçilerinizi sigortasız çalıştırmayın

Sosyal Güvenlik doğumumuzdan itibaren hayatımızın sonuna kadar devletin bize sunmuş olduğu bir sistemdir. Herkes sosyal güvenlik desteğine ihtiyaç duyar ve her insanın hakkıdır devletin de görevidir.

Her insan Sosyal Güvenlik Yasası ve Haklarını bilmek zorundadır. Ülkemizde Sosyal Güvenlik Yasasında mevzuatta yenilik olduğunda herkes bunu bilemeyebilir. Bireyler kendi iş durumu ve sosyal sağlık ve güvenlik durumu ile ilgili birçok soruları olabilir. Read More