BANKA SANDIKLARI TEŞVİK VE BİR KAÇ HUSUS

8 Şubat 2019

18 ocak 2019 Tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 7161 sayılı Torba Kanunun

MADDE 41- 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 81 inci maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinin sekizinci cümlesi yürürlükten kaldırılmıştır.

Düzenlemesini getirmiştir.

Kaldırılan hüküm ise ;

5510 md. 81 1.Fıkra (ı) bendi cümle 8 “…Bu fıkrada düzenlenen teşvik, kamu idareleri hariç bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalılara ilişkin matrah, oran ve esaslar üzerinden 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesi kapsamındaki sandıkların statülerine tabi personel için de uygulanır.” şeklindedir.

İlgili Fıkrada  5 puanlık prim teşviki olan Hazine düzenlemesi yer almaktadır.

Bu hükme göre artık 506 geçici 20.maddede yer alan  Bankalar, sigorta şirketleri,ticaret ve sanayi odaları ve borsalar tarafından kendi personellerinin emeklilikleri için kurulan ve SGK gibi emeklilik hakkı sağlayan ve SGK’ya ileride devredileceği kabul edilen Emeklilik Sandıkları  olup, artık bu sandıklara toplanan primlere 5 puanlık hazine teşvikinden yararlanma imkanları kaldırılmıştır.

Kısaca hatırlatmak gerekirse Halbank, Ziraat Bankası, İş Bankası, Vakıfbank, Akbank gibi bankalar ile Odalar ve Borsalar Birliği kendi sandıkları aracılığı ile halen kendi personelinin Emeklilik Haklarını sağlamaktadırlar. Bankalardan eski sandıklarını SGK’ya devretmiş olanlar ile doğrudan sandık kurmaksızın personelini SGK’ya bildirenler ise yararlanacaktır.

Aslında bir çoğu kamu ağırlıklı olan Banka ve Birliklerin 5 puanlık teşvikten yararlanmaları baştan yanlış olsa da kamu ağırlıklı işyerleri için olması gereken düzenleme  geçte olsa isabetlidir. Ancak özel kesim işyerleri bakımından bu haktan ellerinden alınması teşviğin temelinde yatan yatırım ve istihdamı artırmak amacından bu grup için uzaklaşıldığı anlamına gelecektir.

Yeri gelmişken Banka Sandıklarının SGK’ya nazaran daha  yüksek emekli aylığı verdiği ortadadır. Ayrıca  ek bir kaynaktan (munzam vakıf) emekli aylığının üçte biri kadar ödeme imkanı olan Banka uygulamaları da vardır.

Bu gün için bireysel emeklilik yönlendirmesi ile sağlanmaya çalışılan sosyal güvenliğin basamaklandırılması, ek güvence bankalarda yıllardır sağlanagelmektedir.

Düzenleme bir yönü ile Banka Sandıklarının SGK’ya devir sürecini hızlandıracaktır. Basit gibi gelen bu teşvik aslında tahsil edilen primlerin 1/7 si gibi ciddi bir orana karşılık gelmektedir.

Sandıklardan söz açılmışken  Yargı uygulamalarında, sandık mensuplarından 6111 sayılı yasa yürürlük öncesine kadar dava açanlara Sandıkların bağladıkları ilk aylıktan sonra SSK zamlarından az zam yapılamayacağı kabul edilmiş, 6111 sayılı kanun değişikliği sonrası istekte bulunanlarda ise ölçünün 506 geçici 20.madde uygulaması ile sadece aynı hizmet SGK’da geçse ne aylık alırsa ondan az olamayacağı uygulaması getirilmiştir.

EN AZ AYLIKLAR 1.000 TL OLDU (7161 TORBA KANUN)

7 Şubat 2019

18 Ocak 2019 tarihli resmi gazetede yayımlanan 7161 sayılı torba kanunun 42. maddesi  ile 5510 sayılı kanuna Ek madde 19 eklemesi yapılmıştır.

Bu değişikliğin yürürlük tarihi yayımı takip eden ödeme dönemidir.

Kanun değişikliğine göre Yaşlılık ve Malul aylıkları ile ölüm aylıklarının % 100 payı ek ödeme dahil 1.000TL den az olamayacaktır.

Düzenleme alt sınırın düşüklüğü nedeni ile önceki dönemlerde aylık alanlara nazaran dezavantajlı durumu hafiflemiştir. Gerçekten 700 TL gibi bağlanan aylıklar olduğundan, alt sınırın yükseltilmesi olumlu bir adım olmuştur. Denebilir ki bu adımlar sıklaştırılacak, alt sınırlar 2019 Temmuz dönemi için 1.400 TL olması halinde   var olan bir çok şikayet sona ermiş olacaktır. Bu adımın atılması, beklentimizi artırmıştır. Elbetteki primi ve günü az olanlar ile primi ve günü çok olanlar arasında fark yine de, prim ödemesini teşvik anlamında korunmalı, sigortasızlığı teşvik eden ihtimaller azaltılmalıdır.

Ölüm aylıklarında  1.000TL  lik sınır çalışmayan 1 eş 1 çocuk , çalışan 1 eş 2 çocuk veya annesiz babasız iki çocuk  olması halinde toplam 1.000TL den az olamayacak, çalışmayan tek eş için alt sınır 750TL olacaktır.

Olması gereken aylık ile bu alt sınır aylık arasındaki fark Hazine tarafından karşılanacaktır.

Yürürlük tarihinin eleştirisi; Yürürlük yayımı takip eden ilk ödeme dönemidir. Doğru uygulama 01 Ocak 2019 olmalıydı. Örneğin aylığının 15 ocakta alan kişi yasanın yayım tarihi 18 ocak olmakla Şubat 2019 da zam alırken, her ayın 19 unda alanlar ise 19 Ocakta bu farklı alabilir durumda olduklarından uygulama başlangıcının yayım yerine geriye yürür şekilde 1 Ocak 2019 daha isabetli bir seçim olabilirdi.

YENİ TEŞVİKLE KURUMA 3 AY SIFIR PRİM ÖDENECEKTİR!

Son yıllarda ”İstihdam Artırma” adına bir çok teşvik yürürlüğe konuluyor.

İşveren kesimi,işverenle barışık,ileride denetimle elinden geri alınmayacak teşvikleri istiyor.

Primini devamlı düzenli ödemenin yanında;

a.)SPEK işveren paylarının kalıcı düşürülmesi

b.)Düzenli prim ödeyenlere işletme büyüklüğüyle orantılı indirimli prim ödeme

c.)Fazla sigortalı istihdama yönelik(Ortalama sigortalı sayısı , bir önceki ayın ,dönem sonunun,yıl ortalamasının üstünde) 6111 benzeri 24 aylık teşvik gibi.

Ülkemizde uygulaması ve anlaşılması güç teşvikler var,hatta bazıları artık uygulanmıyor.

Teşvikler işverenlerin ileride hata yaptın denilerek boyunlarının kılıçla vurulduğu bir hale geliyor,bir çok işyerinin kapısına kilit vurulacak durumla karşı karşıya kalabiliriz.

Sektörde teşviki kullanarak ileride hata yaptın denilerek ,geri teşvik istendiğinde inanılmaz derecelerde davalar gündeme gelir.

Bundan dolayı basit ve anlaşılır teşvike yer verilmelidir.

Başta Cumhurbaşkanına,Aile,Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanına teşviklerin artı ve aksayan yönleri anlatılmalı,karşılaşılan güçlükleri önleyecek politikalar belirlenmelidir.Bununla ilgili düzenlemelere yer verilmesi gerekir.

Yapılandırması bozulanlar için 28/02/2019 son tarihi bu tarihte önümüzdeki günlerde belki bir ay daha uzayabilir.

İşverenleri yaşatmalıyız işyeri yaşamalı,istihdam artmalıdır.

SON TEŞVİK NEDİR?

  • Özel sektör işverenlerince 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında işe alınanların; işe girdikleri aydan önceki üç aylık sürede toplam on günden fazla5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamında Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmemiş olmaları ve isteğe bağlı sigortalılık hariç 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı olmamaları, işe alındıkları yıldan bir önceki takvim yılında işe alındıkları işyerinden bildirilen aylık prim ve hizmet belgelerindeki veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerindeki sigortalı sayısının ortalamasına ilave olmaları kaydıyla
  • İşyerinin imalat veya bilişim sektöründe faaliyet göstermesi halinde ilgili döneme ait günlük brüt asgarî ücretin sigortalının prim ödeme gün sayısıyla çarpımı sonucu bulunacak tutarı geçmemek üzere(85,28 TL.=2558,40)
  • İşyerinin diğer sektörlerde faaliyet göstermesi halinde sigortalının 5510 sayılı Kanunun 82 nci maddesi uyarınca belirlenen prime esas kazanç alt sınırı üzerinden hesaplanan sigortalı ve işveren hissesi primlerinin tamamı(2558,40X0,375=959,40 TL.)
  • Her ay bu işverenlerin Sosyal Güvenlik Kurumuna ödeyecekleri tüm primlerden mahsup edilmek suretiyle işverene prim desteği sağlanır ve destek tutarı Fondan karşılanır.
  • Prim desteği 2020 yılı Aralık ayı/dönemi aşılmamak üzere, destek kapsamına giren sigortalılar için 12 ay süreyle uygulanır. Ancak bu süre; işe giriş tarihi itibarıyla 18 yaşından büyük kadın, 18 yaşından büyük 25 yaşından küçük erkek sigortalılar ile Kuruma engelli olarak kayıtlı sigortalılar için 18 ay olarak uygulanır.
  • İşyeri ile ilgili aylık prim ve hizmet belgelerinin veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinin yasal süresi içerisinde verilmemesi, primlerin yasal süresinde ödenmemesi ve Sosyal Güvenlik Kurumuna prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcu bulunması durumlarında bu maddede belirtilen destekten yararlanılamaz. Ancak Sosyal Güvenlik Kurumuna olan prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borçlarını 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesine göre tecil ettiren ve taksitlendiren veya ilgili diğer kanunlar uyarınca yapılandıran işverenler bu taksitlendirme veya yapılandırma devam ettiği sürece bu madde hükmünden yararlandırılır.
  • Mevcut bir işletmenin kapatılarak değişik bir ad, unvan ya da bir iş birimi olarak açılması veya yönetim ve kontrolü elinde bulunduracak şekilde doğrudan veya dolaylı ortaklık ilişkisi bulunan şirketler arasında istihdamın kaydırılması, şahıs işletmelerinde işletme sahipliğinin değiştirilmesi gibi Fon katkısından yararlanmak amacıyla muvazaalı işlem tesis ettiği anlaşılan işyerlerinden Fon tarafından karşılanan tutar gecikme cezası ve gecikme zammıyla birlikte geri alınır.
  • Mahkeme kararıyla veya yapılan kontrol ve denetimlerde çalıştırdığı kişileri sigortalı olarak bildirmediği veya bildirilen sigortalıyı fiilen çalıştırmadığı tespit edilen işyerleri hakkında, 5510 sayılı Kanunun ek 14 üncü maddesi uyarınca işlem yapılır.
  • Belirtilen yararlanma süresini aşmamak üzere, destekten yararlanılmış olan sigortalının destek süresini tamamlamadan işten ayrılıp yeniden işe başlaması halinde, söz konusu sigortalıdan dolayı yeniden işe başladığı tarihteki durumu dikkate alınarak ikinci fıkrada belirtilen sürelerden kalan süre kadar bu destekten yararlanmaya devam edilir.
  • 5335 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamına giren kurum ve kuruluşlara ait işyerleri ile 2886 sayılı Kanuna, 4734 sayılı Kanuna ve uluslararası anlaşma hükümlerine istinaden yapılan alım ve yapım işleri ile 4734 sayılı Kanundan istisna olan alım ve yapım işlerine ilişkin işyerleri ile sosyal güvenlik destek primine tabi çalışanlar ve yurtdışında çalışan sigortalılar hakkında uygulanmaz.
  • 1/1/2018 ila 31/12/2020 tarihleri arasında 5510 sayılı Kanun kapsamına alınan işyerleri ve daha önce tescil edildiği halde ortalama sigortalı sayısının hesaplandığı yılda sigortalı çalıştırılmaması nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumuna aylık prim ve hizmet belgesi veya muhtasar prim hizmet beyannamesi vermeyen işyerleri, bu maddede belirtilen şartlar sağlanmak kaydıyla, 1/1/2018 tarihinden sonra ilk defa sigortalı bildiriminde bulunulan ayı takip eden üçüncü aya ilişkin aylık prim ve hizmet belgesi veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesinden itibaren bu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen süre kadar bu destekten yararlandırılır.
  • Bu madde kapsamında destekten yersiz yararlanıldığının tespiti halinde, yararlanılan destek tutarı işverenden 5510 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte tahsil edilir.
  • Bu maddeyle sağlanan teşvikten yararlanmakta olan işverenler, bu teşvikten yararlanılan ayda aynı sigortalı için diğer sigorta primi teşvik, destek ve indirimlerinden yararlanamaz.
  • Fondan bu madde kapsamında karşılanan tutarlar, gelir ve kurumlar vergisi uygulamalarında gelir, gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınmaz.

1/2/2019 ila 30/4/2019 tarihleri arasında işyerlerinde 2018 yılı Ocak ila Aralık ayları/döneminde aylık prim ve hizmet belgesi veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesi ile 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında uzun vadeli sigorta kollarından en az sigortalı bildirimi yapılan aydaki/dönemdeki sigortalı sayısına ilave olarak işe alınanlar.

Bu maddede belirtilen prim desteği ile birlikte işe alındıkları ay dâhil üç aylık süre için prim ödeme gün sayısının 67,36 Türk lirası ile çarpımı sonucu bulunacak tutar Fondan karşılanmak üzere işverene destek olarak ayrıca sağlanır.

Örnek:

Ocak:50 Şubat:60 Mart:70 Nisan-Aralık Dönemi:45 Kişi var devam ediyor;

Şubat 2019 tarihinde işçi Mehmet işe aldı,İş Kura kayıtlı işsiz 10 günden az çalışması var.

Teşvik kapsamına alınacaktır.45+1=46 kişi olduğu için bundan dolayı 67,36×30=2020,80 TL

Tek şart işveren haklı nedenle iş akdini feshi etmeden 9 ay çalıştırma zorunluluğu var.1/02/2019 işe girişi var+9 ay =1/11/2019 kadar iş akdi feshi olmayacaktır.

Her teşvikte olduğu gibi prim mahsuplaşması yapılacaktır.

Örnek : İmalat veya bilişim sektöründe faaliyet göstermesi

SPEK 8.000 TL..%37,5..3.000 TL…3.000-2558,40=441,60  TL. Prim kuruma işveren ödeyecektir.

DESTEK İSE.. 67,36×30=2020,80 TL.

Örnek:İşyerinin diğer sektörlerde faaliyet göstermesi halinde

SPEK 4.000 TL..%37,5..1.500 TL…1.500-959,40=540,6 TL. Prim kuruma işveren ödeyecektir.

DESTEK İSE.. 67,36×30=2020,80 TL.

Böylece kuruma sıfır prim ödeyecektir.

VERGİ İNDİRİMİ UYGULANACAKTIR!

4447/ Geçici 19 uncu maddesi kapsamında işe alınanların ücretlerinin, ilgili yılda uygulanan asgarî ücretin aylık brüt tutarının prim ödeme gün sayısına isabet eden tutarı üzerinden hesaplanan gelir vergisinin asgarî geçim indirimi uygulandıktan sonra kalan kısmı, verilecek muhtasar beyanname üzerinden tahakkuk eden vergiden terkin edilir.

Bu madde kapsamında yapılan ücret ödemelerine ilişkin düzenlenen kâğıtlara ait damga vergisinin aylık brüt asgarî ücretin prim ödeme gün sayısına isabet eden kısmı beyan edilmez ve ödenmez.

2019 YILINDA AÇILAN YENİ İŞYERİ!

5510 sayılı Kanun kapsamına alınan işyerleri ve daha önce tescil edildiği halde ortalama sigortalı sayısının hesaplandığı yılda sigortalı çalıştırılmaması nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumuna aylık prim ve hizmet belgesi veya muhtasar prim hizmet beyannamesi vermeyen işyerleri, bu maddede belirtilen şartlar sağlanmak kaydıyla, 1/1/2019 tarihinden sonra ilk defa sigortalı bildiriminde bulunulan ayı takip eden üçüncü aya ilişkin aylık prim ve hizmet belgesi veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesinden itibaren  ;

ÖRNEK:

A İşyeri ilk defa 01/01/2019 tarihinde açılsın,      ŞUBAT-MART-NİSAN  olacağından Nisan ayı 1 aylık kısmı yararlanır.

B İşyeri İlk defa 01/02/2019 tarihinde açılsın,MART-NİSAN-MAYIS olacağından yararlanamayacaktır.

Teşvikin kalan kısımlarında yararlanacaktır.

VEDAT İLKİ

vedat.uzman@gmail.com

05415161962 whatsapp

NOT:Konuyla ilgili genelge kurum tarafından hazırlanacak olup,Mart ayında yayınlanacaktır

MUHASEBECİ ÖLDÜ DİYELER ÜÇ GÜN SONRA DUYALAR

21 Şubat 2019

İbrahim Bilsel 18.02.2019 P.tesi günü ofisinde çalışırken kalp krizi geçirerek vefat etmiştir.Meslektaşın hazin ölüm haberi hikayesi,Sosyal Medya Facebook hesaplarında yayınlandı.Angarya ve iş yükü stresi meslektaşların kronik hastalıkları haline gelen,Şeker,Kolestrol,Yüksek Tansiyon,Kalp Krizi ,Beyin Kanamaları,Felç gibi ölümcül hastalıklarla ansızın aramızdan ayrılmalarına neden oluyor.

Son yıllarda bir çok meslek mensubu sağlık alanında kendilerini ihmal ediyorlar,bunun ana sebebi periyodik sürelere bağlanan evrakların GİB ,SGK ve diğer Kamu kurumlarına süreli verilmesi,yukarıda yazdığımız sağlık sorunlarını tetikliyor.

Meslek Mensuplarının Odaları/Üst Kuruluşları var.Bu konularda komisyon oluşturmak suretiyle meslek mensuplarına ;

a.)Hastalık,

b.)Analık-Doğum,

c.)Yakınlarının vefatı,

ç.)Evlenme,

d.)Tabi ve Doğal Afet(Deprem,sel,yangın) gibi,

Buna benzer mücbir sebeplerde orta da varlığını sürdürse bile,meslek mensubu evlendiğinde mutlu gününde işi,Anne olduğunda işi,Eşi çocuk dünya getirdiğinde işi,Anası-babası ve yakını vefat ettiğinde cenaze de işi,İş yeri yansa da,Deprem de yerle bir olsa da,sel götürse de işi ile birlikte yaşıyor.

Angaryaları zaten yazmak istemiyorum.

Meslek mensubu ile birlikte olduğumuzda en çok yakındıkları konuların başında yüklendikleri gereksiz mükellef sorumlulukları onları bezdirmiştir.

Meslektaş bu sorumluluk ile birlikte;

  • Ailesi
  • Sosyal Yaşantısı,
  • Sağlığı risk altında.

Oysa günümüzde meslek mensupları ise,meslek amacından uzaklaşmış,işveren emrinde onun her işlemini gören emir eri vazifesi görevi yüklenmiştir.

  • Mükellefin gözünde meslek mensubuna para veriyorum mali danışmanım
  • Her türlü hileyi ört bas eder
  • Denetimlerde yolsuzlukları örter
  • SGK karşısında kayıt dışılığı savunur
  • İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununda danışmanım
  • Sadece iş yerimin vergisini değil, angarya olarak araç sigortam, emlak vergimi, elektrik, su, doğalgaz, gsm faturalarımı öder
  • Defter tasdik zamanı koşuşturur tasdiki yaptırır.

liste uzar gider.

Meslek mensubu ise gerek mükellefler tarafından gerekse işverenler tarafından elinde sihirli değnek olduğu,yıl sonunda gider ve gelir kalemlerine ince ayar çekerek ödenecek vergileri,sigorta primlerini düşürecek sihirbaz olarak algılanır.

Değişen vergi,sosyal güvenlik ve ticaret hayatına ait mevzuatlar her gün onları okumaları,yorumlamalarına gerektirse de ,bürolarında bırakın mevzuat ve günceli takip etmeyi,vergi idaresinden,sosyal güvenlik kurumlarından ve diğer devlet dairelerinden geçen zamanlarından dolayı,gecenin geç vakitlerine kadar çalışıyorlar.

Eskiden gelen alışkanlıklarda halen mükelleflerde son sürat devam ediyor.

Vefat eden meslektaşın ölümü iş yerinde gerçekleştiği için işin bir başka boyutu;

İş Kazası Hükümleri uygulanması olacaktır.

MADDE 13- İş Kazası

  1. b) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hâle getiren olaydır.

İş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık sigortasından sağlanan haklar

MADDE 16-

  1. c) İş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine, gelir bağlanması.
  2. e) İş kazası ve meslek hastalığı sonucu ölen sigortalı için cenaze ödeneği verilmesi.

Ölüm Aylığı

Meslektaşın 5 yıllık sigortası olması ile birlikte hak sahiplerine ölüm maaşı bağlanacaktır.

Aynı zaman da Gelir alma hakları da vardır.

VEDAT İLKİ

vedat.uzman@gmail.com

05415161962 whatsapp

 

2019 YILINDA İLK DEFA SİGORTALI OLANLAR NE ZAMAN EMEKLİ OLUR?

20 Şubat 2019

5510 sayılı Kanun yayınlanalı 11 yıllık süre yaklaşmasıyla birlikte 58 yaş ve 60 yaşlarında emeklilikler artık yaş almaya başladı.Yıllar geçtikçe sürelere göre artık emeklilik yaşları 65-65 yaklaşıyor.

 

Aşağıdaki tabloya bakarak sizde çocuklarınızın ne zaman emekli olacağını hesaplamayı yakalayın

 

5510/28. Maddenin İki ve Üçüncü Fıkralarına Göre

Aylığa Hak Kazanma Koşulları

Madde No 4/1-(a) Sigortalıları İçin7200, 4/1-(b) ve 4/1-(c)

Sigortalıları İçin 9000 Prim

Gün Sayısı Koşulunun

Oluştuğu Tarih

Tahsis Talep Tarihindeki En Az
Yaş Sigortalılık Niteliğine Göre Prim Gün Sayısı
Kadın Erkek 4/1-(a) 4/1-(b) ve 4/1-(c)
28/iki-(a) 01.05.2008 – 31.12.2035 58 60 7200 9000
28/ üç 01.05.2008 – 31.12.2035 61 63 5400 5400
28/iki-(b) ve üç 01.01.2036 31.12.2037 59 61 7200 9000
62 64 5400 5400
01.01.2038 – 31.12.2039 60 62 7200 9000
63 65 5400 5400
01.01.2040 – 31.12.2041 61 63 7200 9000
64 65 5400 5400
01.01.2042 – 31.12.2043 62 64 7200 9000
65 65 5400 5400
01.01.2044 – 31.12.2045 63 65 7200 9000
65 65 5400 5400
01.01.2046 – 31.12.2047 64 65 7200 9000
65 65 5400 5400
01.01.2048 65 65 7200 9000
65 65 5400 5400

 

2019 yılında ilk defa sigortalı olacak;

4/a-İŞÇİ….20 Yılda 7200 gün..01/01/2019+20=01/01/2039 yılında Kadın 60 yaşında Erkek 62 yaşında

**15 yıl 5400 gün ile Kadın 61 yaşında Erkek 63 yaşında

4/b -BAĞ-KUR..25 YIL 9000 gün..01/01/2019+25=01/01/2044 yılında Kadın 63  yaşında Erkek 65 yaşında emekli olacaktır.

**15 yıl 5400 gün ile Kadın 61 yaşında Erkek 63 yaşında

 

4/c -Emekli Sandığı..25 YIL 9000 gün..01/01/2019+25=01/01/2044 yılında Kadın 63  yaşında Erkek 65 yaşında emekli olacaktır.

**15 yıl 5400 gün ile Kadın 61 yaşında Erkek 63 yaşında

Günü doldurduğu yaşın kademesinde emekli olacaktır.

Burada artık sigortalılar şuna dikkat edecek ara vermek yada zamanlama hatası bu yaşları ileri seviyelere atarak sigortalının yaşını öteleyecektir.

Özellikle 1/10/2008 tarihinden sonra ara vermeden çocukları için prim ödeyenler 4/b 25 yıl(Kadın-Erkek) sürelerini dikkate almaları yada 15 yıl süreye göre değerlendirmeleri gerekir.

VEDAT İLKİ

vedat.uzman@gmail.com

05415161962 whatsapp

EYT KATMERLİ YAŞA YAKALANMAKTAN KURTARAN KİŞİ KİM?

Emeklilikte yaşa takılanlarla ilgili Kanunun 08/09/1999 Tarihinde Resmi Gazete de yayımlandığında,bu yasanın bazı maddelerinin Anayasa aykırı olduğunu ileri süren grubu olan o dönem de TBMM sandalyesi olan Fazilet Partisi Genel Başkanı ve milletvekilleri Anayasa Mahkemesinden kararın iptalini istediler.

Dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel,Hükümetin Başbakanı DSP Bülent Ecevit-MHP Devlet Bahçeli-ANAP Mesut Yılmaz.

Bu üçlü evet Sosyal Güvenlikte Kara Delik var diyerek,4447 sayılı Kanunu önümüze koyarak EYT kapısını araladı.

28 Mayıs 1999’da koalisyon hükümeti kuruldu. DSP-MHP-ANAP’ın koalisyon protokolünde de “Milletimiz, bu tercihi ile siyasi hayatımıza istikrarsızlık, çatışma ve kutuplaşma yerine, hoşgörü, uzlaşma ve işbirliği ortamının hâkim olarak ülke sorunlarına istikrar içinde çözüm üretilmesini arzuladığını göstermiştir” ifadesine yer verilmişti.

Aşağıdaki kanun maddesi sadece 506 sayılı Kanundaki İşçiler İçin yer verdik.

MADDE 17. – 506 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici maddeler eklenmiştir.

GEÇİC İ MADD E 81 – B u Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte;

A ) Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce yürürlükte bulunan hükümlere göre yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazanmış olanlar ile sigortalılık süresi 18 yıl ve daha fazla olan kadınlar ve sigortalılık süresi 23 yıl ve daha fazla olan erkekler hakkında, bu Kanunun yürüdüğe girdiği tarihten önce yürüdükte bulunan hükümler uygulanır.

B)
a) Sigortalılık süresi 17 (dahil) yıldan fazla 18 yıldan az olan kadınlar 20 yıllık sigortalılık’ süresini ve 41 yaşını doldurmaları, sigortalılık süresi 22 (dahil) yıldan fazla 23 yıldan az olan erkekler 25 yıllık sigortalılık süresini ve 45 yaşını doldurmaları ve en az 5000 gün.

b) Sigortalılık süresi 16 (dahil) yıldan fazla 17 yıldan az olan kadınlar 20 yıllık sigortalılık süresini ve 43 yaşını doldurmaları, sigortalılık süresi 21 (dahil) yıldan fazla 22 yıldan az olan erkekler 25 yıllık sigortalılık süresini ve 46 yaşını doldurmaları ve en az 5000 gün,

c) Sigortalılık süresi 15 (dahil) yıldan fazla 16 yıldan az olan kadınlar 20 yıllık sigortalılık süresini ve 45 yaşını doldurmaları, sigortalılık süresi 20 (dahil) yıldan fazla 21 yıldan az olan erkekler 25 yıllık sigortalılık süresini ve 48 yaşını doldurmaları ve en az 5000 gün,

d) Sigortalılık süresi 14 (dahil) yıldan fazla 15 yıldan az olan kadınlar 20 yıllık sigortalılık süresini ve 47 yaşını doldurmaları, sigortalılık süresi 19 (dahil) yıldan fazla 20 yıldan az olan erkekler 25 yıllık sigortalılık süresini ve 50 yaşını doldurmaları ve en az 5150 gün,

e) Sigortalılık süresi 13 (dahil) yıldan fazla 14 yıldan az olan kadınlar 20 yıllık sigortalılık süresini ve 48 yaşını doldurmaları, sigortalılık süresi 18 (dahil) yıldan fazla’ 19 yıldan az olan erkekler 25 yıllık sigortalılık süresini ve 51 yaşını doldurmaları ve en az 5300 gün,

f) Sigortalılık süresi 12 (dahil) yıldan fâzla 13 yıldan az olan kadınlar 20 yıllık sigortalılık süresini ve 49 yaşını doldurmaları, sigortalılık süresi 17 (dahil) yıldan fazla 18 yıldan az olan erkekler 25 yıllık sigortalılık süresini ve 52 yaşını doldurmaları ve en az 5450 gün,

g) Sigortalılık süresi 11(dahil) yıldan fazla 12 yıldan az olan kadınlar 20 yıllık sigortalılık süresini ve 50 yaşını doldurmaları, sigortalılık süresi 16 (dahil) yıldan fazla 17 yıldan az olan erkekler 25 yıllık sigortalılık süresini ve 53 yaşını doldurmaları ve en az 5600 gün,

h) Sigortalılık süresi 10 (dahil) yıldan fazla 11 yıldan az olan kadınlar 20 yıllık sigortalılık süresini ve 51 yaşını doldurmaları, sigortalılık süresi 15 (dahil) yıldan fazla 16 yıldan az olan erkekler 25 yıllık sigortalılık süresini ve 54 yaşını doldurmaları ve en az 5750 gün,

ı) Sigortalılık süresi 10 yıldan az olan kadınlar 20 yıllık sigortalılık süresini ve 52 yaşını doldurmaları, sigortalılık süresi 15 yıldan az erkekler 25 yıllık sigortalılık süresini ve 56 yaşını doldurmaları ve en az 6000 gün, Malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalan primi ödemiş bulunmaları şartı ile yaşlılık aylığından yararlanabilirler.

C)
a) 15 yıllık sigortalılık süresini, kadın ise 50, erkek ise 55 yaşını doldurmuş ve 3600 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş bulunanlara istekleri halinde yaşlılık aylığı bağlanır.

b) (a) bendinde öngörülen şartlan yerine getirememiş durumda olanlardan kadın ise 52, erkek ise 56 yaşını doldurmuş olması, en az 15 yıllık sigortalılık süresini tamamlaması ve en az 3600 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmaları şartıyla yaşlılık aylığından yararlanabilirler.

 

ÖRNEK:

08/09/1999 Tarihinde 01/09/1984 tarihinde sigortalı olan Erkek 08/09/1999-01/09/1984..07/00/15 yıl ;

h) sigortalılık süresi 15 (dahil) yıldan fazla 16 yıldan az olan erkekler 25 yıllık sigortalılık süresini ve 54 yaşını doldurmaları ve en az 5750 gün, Malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalan primi ödemiş bulunmaları şartı ile yaşlılık aylığından yararlanabilirler.

Anayasa Mahkemesine neden taşındı.

Mahkeme, Sosyal Güvenlik Yasası`nın yürürlüğe girdiği 8 Eylül 1999`dan sonra işe giren kadınların 58, erkeklerin 60 yaşında emekli olmalarını Anayasa`ya aykırı bulmamıştı. Yüksek Mahkeme, 5 sosyal güvenlik kuruluşuna tabi olarak Yasa`nın yürürlüğü girdiği tarihte çalışanlara kademeli emeklilik getiren düzenlemeleri ise iptal etmişti.

GEREKÇELİ KARAR

Gerekçeli kararda Anayasa Mahkemesi, kadınlarda 58, erkeklerde 60 yaşında emekli olma hakkı getiren düzenlemeye onay verirken, Türkiye`de ortalama yaş süresinin yükseldiğine dikkati çekti.
Yüksek Mahkeme, sosyal güvenlik kuruluşlarının işlevlerini yerine getirebilmeleri için belirtilen olumsuzlukların ortadan kaldırılması amacıyla çalışanların emekli yaş haddi ve prim ödeme gün sayılarının belirli bir ölçü ve denge gözetilerek yükseltilmesinin sosyal güvenlik hakkını ortadan kaldıran veya onu kullanılamayacak ölçüde sınırlayan bir düzenleme olarak nitelendirilemeyeceğine işaret etti.

Anayasa Mahkemesi, yasa çıktığında sigortalı olanların emekliliğine getiren kademeli geçişi ise “adil, makul ve ölçülü“ bulmayarak, iptal etti.

Anayasa Mahkemesi, kapatılan FP`nin 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu`nun 33 maddesinin iptali ve bazı maddelerin yürürlüğünün durdurulması istemiyle açtığı davayı 23 Şubat 2001`de sonuçlandırmıştı.

“Yaşlılık gerçekleşmesi yönünden diğer sosyal risklerden ayrı özelliğe sahiptir. Yasalarda emeklilik yaşının kesin olması nedeniyle sigortalı yarınını bu güvenlik içinde planlamaktadır. Sosyal devlet sosyal adaletin, refahın ve güvenliğini gerçekleşmesini sağlayan devlettir. Sosyal güvenlik kuruluşları çalışanların geleceğine ilişkin güvenini sağlamak durumundadır. Bu sağlanamadığı takdirde sosyal güvenlik kavramından da bahsedilemez. Bu nedenle sosyal güvenlik sisteminde yapılan değişikliklerin hukuk devletinde olması gereken hukuk güvenliğini zedelemeyecek biçimde adil, makul ve ölçülü olması zorunludur.“

6 AY SONRA DÜZENLENEN KANUN İLE;

Yeni bir ayak oyunu yapıldı.Bu ne idi;

ı) Sigortalılık süresi 10 yıldan az olan kadınlar 20 yıllık sigortalılık süresini ve 52 yaşını doldurmaları, sigortalılık süresi 15 yıldan az erkekler 25 yıllık sigortalılık süresini ve 56 yaşını doldurmaları ve en az 6000 gün, Malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalan primi ödemiş bulunmaları şartı ile yaşlılık aylığından yararlanabilirler.

Süreler;

Tahsis Talep Tarihindeki En Az
23.5.2002 Tarihindeki Sigortalılık Süresi/Sigortalılık Süresinin Başlangıcı Sigortalılık süresi Yaşı GünSayısı
Kadın Erkek Kadın Erkek Kadın Erkek
4 yıl – 5 yıl 24.5.1997-23.5.1998 2 yıl 8 ay 15 gün-3 yıl 6 ay 24.11.1998-8.9.1999 20 25 54 58 5975
3 yıl – 4 yıl 24.5.1998-23.5.1999 20 55 5975
2 yıl 8 ay 15 gün-3 yıl 24.5.1999-8.9.1999 20 56 5975

 

506 Sayılı Kanunun Geçici 81/C Bendine Göre Aylığa Hak Kazanma Koşulları

4759 sayılı Kanunla 23.5.2002 tarihinden geçerli olmak üzere 506 sayılı Kanunun geçici 81. maddesinde yapılan değişiklikle anılan maddenin birinci fıkrasının (C) bendinin (a) alt bendinde yer alan 15 yıl + 50/55 yaş + 3600 gün koşuluna göre yaşlılık aylığına hak kazanma koşulları sigortalılık sürelerinin tespiti bakımından 23.5.2002 tarihi esas alınarak belirlenecek olup, bu tarihten sonra emekli olacaklar için 15 yıl, 3600 gün ve 50/55 yaş şartlarını yerine getirecekleri tarihe göre kademeli geçiş süreci öngörülmüştür.

23.5.2002 tarihinde öngörülen şartları yerine getiremeyenler, bu şartları aşağıda belirtilen tarih aralıklarından hangi tarih aralığında yerine getiriyorsa o yaşlarda aylığa hak kazanacaklardır.

– 24.5.2002 ile 23.5.2005 tarihleri arasında yerine getirenler kadın ise 52, erkek ise 56 yaşını doldurmuş olmaları,

– 24.5.2005 ile 23.5.2008 tarihleri arasında yerine getirenler kadın ise 54, erkek ise 57 yaşını doldurmuş olmaları,

– 24.5.2008 ile 23.5.2011 tarihleri arasında yerine getirenler kadın ise 56, erkek ise 58 yaşını doldurmuş olmaları,

– 24.5.2011 tarihinden sonra yerine getiren kadınlar 58, 24.5.2011 ile 23.5.2014 tarihleri arasında yerine getiren erkekler 59 yaşını doldurmuş olmaları,

– 24.5.2014 tarihinden sonra yerine getiren erkekler 60 yaşını doldurmuş olmaları,

halinde yaşlılık aylığına hak kazanacaklardır.

Kademeli yaşta ;

23/05/2002 göre örnek verirsek;

ÖRNEK:

08/09/1999 Tarihinde 01/09/1984 tarihinde sigortalı olan Erkek

08/09/1999-01/09/1984..07/00/15 yıl ;

h) sigortalılık süresi 15 (dahil) yıldan fazla 16 yıldan az olan erkekler 25 yıllık sigortalılık süresini ve 54 yaşını doldurmaları ve en az 5750 gün, Malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalan primi ödemiş bulunmaları şartı ile yaşlılık aylığından yararlanabilirler.

48 yaş 5225 gün ile emekli olunması sağlandı.

SONUÇ:

Bir yandan kayıp haklar revize edilirken ,diğer taraftan kademeli artışa devam ettirildi.

O yılların FP Lideri her zaman bu haksızlığa itiraz etse de Rahmetli Prof.Dr.Başbakan her zaman bu konuyu haksızlığı dile getirmiştir,en fazla da yukarıdaki örnekte görüldüğü gibi Anayasa Mahkemesine taşımasıyla birlikte 01/09/1984 SSK girişi olan ben 08/09/1999 Kanun Anayasa Mahkemesine götürülmese idi 54 yaşında 5750 günle emekli olacak iken,48 yaşında 5225 günle emekli olmayı hak ettim.

İşte EYT Sn.Başbakan Prof Dr. Necmettin Erbakan’ın Anayasa Mahkemesine taşımasıyla haksızlığı bir nebze de olsa gidermiş oldu.

 

VEDAT İLKİ

vedat.uzman@gmail.com

05415161962 Whatsapp

İŞVERENLERE NEFES ALDIRAN TEŞVİK

6 Şubat 2019

2019 yılı asgari ücretinin %26,05 oranında artmasıyla birlikte ,işveren kesimi buna karşın artan işçilik maliyetiyle,SGK ödenecek işveren sigorta primi paylarında indirim talebinde bulundular.7162 Sayılı Kanunla GELİR VERGİSİ KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN (30 Ocak 2019 Tarihli ve 30671 Sayılı Resmi Gazete’ de Yayımlanmıştır) bu kanunda ;

31.5.2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa aşağıdaki geçici madde 78 eklenmiştir.Geçici madde 78 ile konu detaylandırılmıştır.

5510 sayılı Kanunun 4-1(a)/SSK kapsamında uzun vadeli sigorta kolları hükümleri uygulanan sigortalıları çalıştıran işverenler yararlanacaktır.Bu sigortalılardan Sendikalı işyerleri dışında çalışanlar için 3.060 TL.(SPEK Dahil) ve altında 2018 yılının aynı ayına ilişkin SGK’una  verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinde sigortalıların toplam prim ödeme gün sayısını geçmemek üzere 2019 yılında cari aya ilişkin verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinde bildirilen sigortalılara ilişkin toplam prim ödeme gün sayısı esas alınır.

Sendikalı işyerleri için bu rakam 6.090 TL(SPEK Dahil) dikkate alınacaktır.2019 yılı içinde ilk defa bu Kanun kapsamına alınan işyerlerinden bildirilen sigortalılara ilişkin toplam prim ödeme gün sayısı esas alınır.

500 KİŞİ SAYISININ TESPİTİ!

2018 yılı Ocak ila Kasım ayları/döneminde uzun vadeli sigorta kollarından aylık prim ve hizmet belgeleri veya muhtasar ve prim hizmet beyannameleri ile bildirimi yapılan 4. maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalı sayısının ortalaması esas alınır. SGK sadece 4/a uzun vadeli prim ödeyen kişi sayısını dikkate alacak,bulduğu rakamı 11 aya bölerek uzun vadeli işçi sayısı 500 üstü ve altı olarak tespit edecektir.Ortalama sigortalı sayısı; 500’ün  altında olan işyerleri için günlük 5 Türk lirası(Aylık 150 TL.), 500’ün ve üzerinde olan işyerleri için günlük 3,36 Türk lirası(100,80 TL.)  destek sağlanır.

İSTİHDAM ARTIRILMASI DİKKATE ALINMIŞTIR!

Destekten yararlanılacak ayda/dönemde, 2018 yılı Ocak ila Kasım ayları/döneminde aylık prim ve hizmet belgesi veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesi ile 4. maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında uzun vadeli sigorta kollarından en az sigortalı bildirimi yapılan aydaki/dönemdeki sigortalı sayısının altında bildirimde bulunulması halinde bu madde hükümleri uygulanmaz.Bunu da örnek verirsek işletme tüm aylarda ilk 6 ay 50 kişi çalıştırmış,5 ay 45 kişi çalıştırması halinde istihdam da düşme olduğundan 2019 yılında 45 kişi altında bildirim tespiti halinde teşvik tutarlarından yararlanamaz.

TEŞVİK ÖDENMEYECEK HALLER!

Mevcut bir işletmenin kapatılarak değişik bir ad ve unvan altında ya da bir iş birimi olarak açılması veya yönetim ve kontrolü elinde bulunduracak şekilde doğrudan veya dolaylı ortaklık ilişkisi bulunan şirketler arasında istihdamın kaydırılması, şahıs işletmelerinde işletme sahipliğinin değiştirilmesi gibi İşsizlik Sigortası Fonu katkısından yararlanmak amacıyla muvazaalı işlem tesis ettiği anlaşılan veya sigortalıların prime esas kazançlarını 2019 yılı Ocak ila Aralık ayları/dönemi için eksik bildirdiği tespit edilen işyerlerinden İşsizlik Sigortası Fonunca karşılanan tutar, gecikme cezası ve gecikme zammıyla birlikte geri alınır ve bu işyerleri hakkında bu madde hükümleri uygulanmaz.İşverenlerin çalıştırdıkları sigortalılarla ilgili 2019 yılı Ocak ila Aralık aylarına/dönemine ait aylık prim ve hizmet belgelerini veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerini yasal süresi içerisinde vermediği, sigorta primlerini yasal süresinde ödemediği, denetim ve kontrolle görevli memurlarca yapılan soruşturma ve incelemelerde çalıştırdığı kişileri sigortalı olarak bildirmediği veya bildirilen sigortalının fiilen çalışmadığı durumlarının tespit edilmesi, SGK’una prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcu bulunması hâllerinde Geçici madde 78 birinci fıkrasının (b) bendine ilişkin hükümler uygulanmaz. Ancak SGK’una olan prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borçlarını 6183 sayılı Kanunun 48. maddesine göre tecil ve taksitlendiren işverenler bu tecil ve taksitlendirme devam ettiği sürece anılan fıkra hükmünden yararlandırılır. Geçici madde 78 uygulanmasında 5510/ ek 14. maddesi hükümleri uygulanmaz.

DİĞER HÜKÜMLER

Geçici Madde 78/Birinci fıkranın (a) bendinin uygulanmasında, bir önceki yılın aynı ayına ilişkin olarak aylık prim ve hizmet belgesi veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesi verilmemiş olması halinde bildirim yapılmış takip eden ilk aya ilişkin aylık prim ve hizmet belgesindeki veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesindeki bildirimler esas alınır. 2018 yılından önce 5510 sayılı Kanun  kapsamına alınmış ancak 2018 yılında sigortalı çalıştırmamış işyerleri hakkında birinci fıkranın (b) bendi hükümleri uygulanır.3213 sayılı Kanunun ek 9. maddesi uyarınca ücretleri asgarî ücretin iki katından az olamayacağı hükme bağlanan “Linyit” ve “Taşkömürü” çıkarılan işyerlerinde yer altında çalışan sigortalılar için birinci fıkranın uygulanmasında (a) bendi uyarınca belirlenecek günlük kazanç 271 Türk lirası olarak ve 2018 yılının aynı ayına ilişkin Kuruma verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinde bildirilen prim ödeme gün sayısının yüzde 50’sini geçmemek üzere, 2019 yılında cari aya ilişkin verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinde bildirilen sigortalılara ilişkin toplam prim ödeme gün sayısı dikkate alınır.

Bu madde hükümleri, 5018 sayılı Kanuna ekli (I) sayılı cetvelde sayılan kamu idarelerine ait kadro ve pozisyonlarda 4. maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında çalışan sigortalılar için uygulanmaz.4734 sayılı Kanunun 2. maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c) ve (d) bentlerinde sayılan idareler tarafından ilgili mevzuatı uyarınca yapılan ve sözleşmesinde fiyat farkı ödeneceği öngörülen hizmet alımlarında, ihale dokümanında personel sayısının belirlendiği ve haftalık çalışma saatinin tamamının idarede kullanılmasının öngörüldüğü işçilikler için birinci fıkra uyarınca İşsizlik Sigortası Fonu tarafından karşılanacak tutarlar bu idarelerce işverenlerin hak edişinden kesilir.

2019 yılı Ocak ila Aralık aylarına/dönemine ilişkin yasal süresi dışında Kuruma verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde veya Hazine ve Maliye Bakanlığına verilecek muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinde kayıtlı sigortalılar için bu madde hükümleri uygulanmaz.

VEDAT İLKİ

vedat.uzman@gmail.com

05415161962 whatsapp

İŞYERİNDE FİLM SEYRET-OYUN OYNA-UYU-VERİLEN TALİMATLARA UYMA TAZMİNATSIZ İŞ AKDİ FESHİ

5 Şubat 2019

4857 Sayılı İş Hukukunun 25/II Maddesi İşverenin haklı nedenle iş akdi fesihlerini saymıştır.

II- Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri:

  1. a) İş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı noktalarından biri için gerekli vasıflar veya şartlar kendisinde bulunmadığı halde bunların kendisinde bulunduğunu ileri sürerek, yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler veya sözler söyleyerek işçinin işvereni yanıltması.
  2. b) İşçinin, işveren yahut bunların aile üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak sözler sarf etmesi veya davranışlarda bulunması, yahut işveren hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve isnatlarda bulunması.
  3. c) İşçinin işverenin başka bir işçisine cinsel tacizde bulunması.
  4. d) İşçinin işverene yahut onun ailesi üyelerinden birine yahut işverenin başka işçisine sataşması, işyerine sarhoş yahut uyuşturucu madde almış olarak gelmesi ya da işyerinde bu maddeleri kullanması.
  5. e) İşçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması.
  6. f) İşçinin, işyerinde, yedi günden fazla hapisle cezalandırılan ve cezası ertelenmeyen bir suç işlemesi.
  7. g) İşçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü, yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi.
  8. h) İşçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi.

ı) İşçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi, işyerinin malı olan veya malı olmayıp da eli altında bulunan makineleri, tesisatı veya başka eşya ve maddeleri otuz günlük ücretinin tutarıyla ödeyemeyecek derecede hasara ve kayba uğratması.

O halde yukarıdaki yazı başlığımız bize 25/II-(h) ve (ı) maddeleri ihlal edenlerin haklı nedenle işverence iş akdi fesih yapacağını işaret ediyor.

Somut Yargıtay Kararı da bunu destekliyor.

T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2015/11105 Karar No. 2018/4922 Tarihi: 12.03.2018

Davacı vekili;

İş akdinin işveren tarafından haklı neden olmadan feshedildiğini, feshe gerekçe olarak davacının iş başında uyumasının gösterildiğini ve savunmasının alındığı gün iş sözleşmesine son verildiğini, hak kazandığı alacak kalemlerinin ödenmemesi için böyle bir iddia ileri sürüldüğünü, feshin son çare olması ilkesine de aykırı hareket edildiğini, davacının yıllık izinlerinin kullandırılmadığını ve ücretinin de ödenmediğini iddia ederek, kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti alacaklarının tahsilini istemiştir.

Davalı vekili;

Davacının iş sözleşmesinin İş Kanunu’nun 25/II/h maddesi uyarınca haklı nedenle feshedildiğini, işyerinde  mesai saatleri içinde film izlediğinin tespit edildiğini, disiplin kurulu tarafından davacıya ihtar cezası verildiği, bilgisayarda iskambil oyunu oynadığının görüldüğünü, savunmasında bu tespitin doğru olduğunu kabul ettiği, benzer bir davranışın tekrarı halinde iş sözleşmesinin İş Kanunu’nun 25/II-h-ı maddesi uyarınca haklı nedenle feshedileceğinin ihtar edildiği, görev alanında uyuduğunun tespit edildiğini ve video kayıtlarıyla delille kanıtları var(bütün bu eylemleri muhtelif tarihlerde yapıyor) iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiği noter kanalı ile tebliğ ediliyor.

Yerel Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabulüne, yıllık izin ücreti talebinin reddine karar verilmek suretiyle dava kısmen kabul edilmiştir.

YARGITAY KARARI:

Davacı iki kez ihtar edilmiş, üçüncü kez de görevini savsayarak uyumuştur. Burada fesih sebebi salt uyumak olmayıp, her üç eylem birlikte değerlendirildiğinde işçinin yapmakla görevli olduğu ödevleri uyarıldığı halde yapmaması söz konusudur. İşçinin işi savsaması farklı şekillerde olabilir. Haklı fesih için her seferinde aynı eylemin olması gerekmez. Davalı işverenin feshi haklı olup, davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi yerine kabulü hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.

VEDAT İLKİ

vedat.uzman@gmail.com

05415161962 whatsapp

GELİR VERGİSİ VE SGK TEŞVİKTE SON DÜZENLEMELER NEDİR?

30 Ocak 2019

GELİR VERGİSİ VE SGK TEŞVİKTE SON DÜZENLEMELER NEDİR?

7162 Sayılı Kanunla GELİR VERGİSİ KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN (30 Ocak 2019 Tarihli ve 30671 Sayılı Resmi Gazete’ de Yayımlanmıştır)

VERGİDEN MUAF ESNAFLIK SINIR YILLIK ASGARİ ÜCRET TUTARI AŞMAYACAK!(29.01.2019 Yürürlükte)

  1. Evlerde kullanılan dikiş, nakış, mutfak robotu, ütü ve benzeri makine ve aletler hariç olmak üzere, muharrik kuvvet kullanmamak ve dışarıdan işçi almamak şartıyla; oturdukları evlerde imal ettikleri havlu, örtü, çarşaf, çorap, halı, kilim, dokuma mamûlleri, kırpıntı deriden üretilen mamûller, örgü, dantel, her nevi nakış işleri ve turistik eşya, hasır, sepet, süpürge, paspas, fırça, yapma çiçek, pul, payet, boncuk işleme, tığ örgü işleri, ip ve urganları, tarhana, erişte, mantı gibi ürünleri işyeri açmaksızın veya yıl içinde gerçekleştirilen satış tutarı, ilgili yıl için geçerli olan asgari ücretin yıllık brüt tutarından fazla olmamak üzere, internet ve benzeri elektronik ortamlar üzerinden satanlar. Bu ürünlerin, pazar takibi suretiyle satılması ile ticarî, ziraî veya meslekî faaliyetleri dolayısıyla gelir ve kurumlar vergisi mükellefi olanların düzenledikleri hariç olmak üzere; düzenlenen kermes, festival, panayır ile kamu kurum ve kuruluşlarınca geçici olarak belirlenen yerlerde satılması muaflıktan faydalanmaya engel değildir.

TAZMİNAT VE YARDIMLARDA MUAFİYET GENİŞLEDİ!(29/01/2019 Yürürlükte)

Tazminat ve yardımlarda:

Madde 25 – Aşağıda yazılı tazminat ve yardımlar Gelir Vergisinden müstesnadır:

  1. Ölüm, engellilik ve hastalık sebebiyle verilen tazminat ve yardımlar ile 25/8/1999 tarihli ve 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu uyarınca ödenen işsizlik ödeneği ve 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa göre ödenen işe başlatmama tazminatı.

193 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.(İKALE VERGİLERİN İADESİ-29/01/2019 YÜRÜRLÜKTE)

“GEÇİCİ MADDE 89 – 27.3.2018 tarihinden önce karşılıklı sonlandırma sözleşmesi veya ikale sözleşmesi kapsamında ödenen tazminatlar, iş kaybı tazminatları, iş sonu tazminatları, iş güvencesi tazminatları gibi çeşitli adlar altında yapılan ödemeler ve yardımlar üzerinden tevkif edilerek tahsil edilen gelir vergisi, hizmet erbabının düzeltme zamanaşımı süresi içerisinde tarha yetkili vergi dairelerine başvurmaları ve dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri şartıyla 213 sayılı Vergi Usul Kanununun düzeltmeye ilişkin hükümleri uyarınca red ve iade edilir.

Bu madde hükümlerinden yararlanmak üzere vazgeçilen davalarla ilgili olarak yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmez.

Hakkında kesinleşmiş yargı kararı bulunan iade talepleriyle ilgili olarak bu madde hükmü uygulanmaz.

Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkilidir.”

  • 03.2018 Tarihinden önce sadece ikale sözleşmeleri için vergi iadesinin dava açılmadan geri alınması yolu açıldı.Bunun için Maliye Bakanlığının Tebliğini bekleyin,tebliğ çıkmadan vergi idaresi işlem yapmayacaktır.Hangi Kalemler için oacak;
  • ikale sözleşmesi kapsamında ödenen tazminatlar,
  • iş kaybı tazminatları,
  • iş sonu tazminatları,
  • iş güvencesi tazminatları,

5510 SAYILI KANUNUNA EKLENEN TEŞVİK İŞSİZLİK SİGORTASINDAN ÖDENECEKTİR!(01/01/2019 İtibaren Uygulanacaktır.)

Bu konuda uygulama genelgesi Şubat ayı için de SGK tarafından yayınlanacaktır,Genelge yayınlanmadan işlem yapılmayacaktır.

MADDE 10 – 31.5.2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 78 – Bu Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında haklarında uzun vadeli sigorta kolları hükümleri uygulanan sigortalıları çalıştıran işverenlerce;

  1. a) 2018 yılının aynı ayına ilişkin Kuruma verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinde prime esas günlük kazancı 102 Türk lirası ve altında bildirilen sigortalıların toplam prim ödeme gün sayısını geçmemek üzere, 2019 yılında cari aya ilişkin verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinde bildirilen sigortalılara ilişkin toplam prim ödeme gün sayısının,
  2. b) 2019 yılı içinde ilk defa bu Kanun kapsamına alınan işyerlerinden bildirilen sigortalılara ilişkin toplam prim ödeme gün sayısının,

2019 yılı Ocak ila Aralık ayları/dönemi için bu maddede belirtilen tutarlar ile çarpımı sonucu bulunacak tutar, bu işverenlerin Kuruma ödeyecekleri sigorta primlerinden mahsup edilir ve bu tutar İşsizlik Sigortası Fonundan karşılanır. Ancak (a) bendinde belirtilen prime esas günlük kazanç tutarı 18.10.2012 tarihli ve 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu hükümleri uyarınca toplu iş sözleşmesine tabi özel sektör işverenlerine ait işyerleri için 203 Türk lirası olarak esas alınır.

Birinci fıkrada belirtilen işyerlerinin tespitinde; 2018 yılı Ocak ila Kasım ayları/döneminde uzun vadeli sigorta kollarından aylık prim ve hizmet belgeleri veya muhtasar ve prim hizmet beyannameleri ile bildirimi yapılan 4. maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalı sayısının ortalaması esas alınır. Ortalama sigortalı sayısı; beş yüzün altında olan işyerleri için günlük 5 Türk lirası, beş yüz ve üzerinde olan işyerleri için günlük 3,36 Türk lirası destek sağlanır.

Bu madde kapsamında destekten yararlanılacak ayda/dönemde, 2018 yılı Ocak ila Kasım ayları/döneminde aylık prim ve hizmet belgesi veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesi ile 4. maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında uzun vadeli sigorta kollarından en az sigortalı bildirimi yapılan aydaki/dönemdeki sigortalı sayısının altında bildirimde bulunulması halinde bu madde hükümleri uygulanmaz.

Mevcut bir işletmenin kapatılarak değişik bir ad ve unvan altında ya da bir iş birimi olarak açılması veya yönetim ve kontrolü elinde bulunduracak şekilde doğrudan veya dolaylı ortaklık ilişkisi bulunan şirketler arasında istihdamın kaydırılması, şahıs işletmelerinde işletme sahipliğinin değiştirilmesi gibi İşsizlik Sigortası Fonu katkısından yararlanmak amacıyla muvazaalı işlem tesis ettiği anlaşılan veya sigortalıların prime esas kazançlarını 2019 yılı Ocak ila Aralık ayları/dönemi için eksik bildirdiği tespit edilen işyerlerinden İşsizlik Sigortası Fonunca karşılanan tutar, gecikme cezası ve gecikme zammıyla birlikte geri alınır ve bu işyerleri hakkında bu madde hükümleri uygulanmaz.

İşverenlerin çalıştırdıkları sigortalılarla ilgili 2019 yılı Ocak ila Aralık aylarına/dönemine ait aylık prim ve hizmet belgelerini veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerini yasal süresi içerisinde vermediği, sigorta primlerini yasal süresinde ödemediği, denetim ve kontrolle görevli memurlarca yapılan soruşturma ve incelemelerde çalıştırdığı kişileri sigortalı olarak bildirmediği veya bildirilen sigortalının fiilen çalışmadığı durumlarının tespit edilmesi, Kuruma prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcu bulunması hâllerinde bu maddenin birinci fıkrasının (b) bendine ilişkin hükümler uygulanmaz. Ancak Kuruma olan prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borçlarını 6183 sayılı Kanunun 48. maddesine göre tecil ve taksitlendiren işverenler bu tecil ve taksitlendirme devam ettiği sürece anılan fıkra hükmünden yararlandırılır. Bu maddenin uygulanmasında bu Kanunun ek 14. maddesi hükümleri uygulanmaz.

Birinci fıkranın (a) bendinin uygulanmasında, bir önceki yılın aynı ayına ilişkin olarak aylık prim ve hizmet belgesi veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesi verilmemiş olması halinde bildirim yapılmış takip eden ilk aya ilişkin aylık prim ve hizmet belgesindeki veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesindeki bildirimler esas alınır. 2018 yılından önce bu Kanun kapsamına alınmış ancak 2018 yılında sigortalı çalıştırmamış işyerleri hakkında birinci fıkranın (b) bendi hükümleri uygulanır.

Sigortalı ve işveren hisselerine ait sigorta primlerinin Devlet tarafından karşılandığı durumlarda işverenin ödeyeceği sigorta priminin İşsizlik Sigortası Fonunca karşılanacak tutardan az olması hâlinde sadece sigorta prim borcu kadar mahsup işlemi yapılır.

3213 sayılı Kanunun ek 9. maddesi uyarınca ücretleri asgarî ücretin iki katından az olamayacağı hükme bağlanan “Linyit” ve “Taşkömürü” çıkarılan işyerlerinde yer altında çalışan sigortalılar için birinci fıkranın uygulanmasında (a) bendi uyarınca belirlenecek günlük kazanç 271 Türk lirası olarak ve 2018 yılının aynı ayına ilişkin Kuruma verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinde bildirilen prim ödeme gün sayısının yüzde 50’sini geçmemek üzere, 2019 yılında cari aya ilişkin verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinde bildirilen sigortalılara ilişkin toplam prim ödeme gün sayısı dikkate alınır.

Bu madde hükümleri, 5018 sayılı Kanuna ekli (I) sayılı cetvelde sayılan kamu idarelerine ait kadro ve pozisyonlarda 4. maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında çalışan sigortalılar için uygulanmaz.

4734 sayılı Kanunun 2. maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c) ve (d) bentlerinde sayılan idareler tarafından ilgili mevzuatı uyarınca yapılan ve sözleşmesinde fiyat farkı ödeneceği öngörülen hizmet alımlarında, ihale dokümanında personel sayısının belirlendiği ve haftalık çalışma saatinin tamamının idarede kullanılmasının öngörüldüğü işçilikler için birinci fıkra uyarınca İşsizlik Sigortası Fonu tarafından karşılanacak tutarlar bu idarelerce işverenlerin hak edişinden kesilir.

2019 yılı Ocak ila Aralık aylarına/dönemine ilişkin yasal süresi dışında Kuruma verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde veya Hazine ve Maliye Bakanlığına verilecek muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinde kayıtlı sigortalılar için bu madde hükümleri uygulanmaz.

Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Türkiye İş Kurumunun görüşleri alınmak suretiyle Kurum tarafından belirlenir.”

 

VEDAT İLKİ

vedat.uzman@gmail.com

05415161962 whatsapp

ASGARİ ÜCRET ÖDEMESİNDE İŞVERENLERİN HİLELİ DAVRANMASI CEZALARI DOĞURUR!

28 Ocak 2019

ASGARİ ÜCRET ÖDEMESİNDE İŞVERENLERİN HİLELİ DAVRANMASI CEZALARI DOĞURUR!

2019 Yılı asgari ücreti %26,05 oranında artmasıyla birlikte işveren kesiminin dürüst mükellefleri tenzih ederek,işin hilesine kaçanların başı ciddi anlamda ağrıyacaktır.

Kulağımıza gelen duyumlara göre AGİ çalışanlardan geri alınması,2018 Yılı Net Asgari ücretin ödenmesi aradaki farkın istenmesi,tam süreli hizmet sözleşmelerinin tam süreli de çalışsa da kısmi süreli olarak gösterilmesi,eksik puantaj,kağıt üzerinde ücretsiz izinler gibi hilelerle düşük ücret ödemeleri ileride ciddi yaptırımlara neden olacaktır.

2019 yılında asgari ücret artışını işverenler zam olarak çalışanlarına uygulamaması gerekiyor,uygulama yasal prosedür gereği zorunluluktur.

2019 YILI ASGARİ ÜCRET
BRÜT 2.558,40
%14 SGK 358,18
%1 İŞSİZLİK 25,58
GELİR VERGİSİ 326,20
DAMGA VERGİSİ 19,42
KESİNTİLER TOPLAMI 729,37
NET 1.829,03
AGİ 191,88
NET 2.020,91
BRÜT ASGARİ ÜCRET 2.558,40
İŞVEREN PAYI SGK %20,5 524,47
İŞVEREN PAYI İŞSİZLİK %2 51,17
SGK TEŞVİK %5 -127,92
İŞVEREN MALİYETİ 3.006,12

(*)Torba yasa ile bu rakam biraz daha aşağıya çekildiği gibi,diğer teşviklerle de sıfıra kadar maliyet elde ediliyor.

Asgari Ücret Nedir?
Çalışan bir kişinin en azından temel ihtiyaçlarını karşılayarak insanca yaşamalarına olanak tanıyan ve işveren tarafından ödenmesi zorunlu en düşük ücret olarak litetürde tanımlaması yapılmaktadır.

Ücret İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinde ve Anayasa da Ele Alınmıştır:
İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nde “Çalışan her kimsenin kendisine ve ailesine insanlık onuruna uygun bir yaşayış sağlayan ve gerekirse her türlü sosyal koruma araçlarıyla da tamamlanan adil ve elverişli bir ücret hakkı bulunmaktadır” hükmü yer almaktadır.
Anayasanın “Ücrette Adalet Sağlanması” başlıklı 55. maddesinde “ücret emeğin karşılığıdır” denilmekte ve devlete “çalışanların yaptıkları işe uygun adaletli bir ücret elde etmeleri ve diğer sosyal yardımlardan yararlanmaları için gerekli tedbirleri alma” görevi vermektedir.

Tanımları değerlendirdiğimizde ücret:
Çalışanlar emeği karşılığı ücret ödenmelidir.
Bu konuda devlet gerekli tedbirleri yasal düzenleme ile sağlamalıdır.
Çalışanda bu ücreti ile hem kendisini hem de ailesini insanlık onuruna yakışan bir ortamda geçimini sağlarken,sosyal güvenliği de sağlanarak adaletli bir ücret verilmelidir.

Günümüzde asgari ücret temel insan haklarını güvence altına almaktan uzak olsa da ,uygulama da Asgari Ücret temel insan haklarının güvencesi altında bir sosyal hak niteliğini taşıması, kaynağını ve temelini de oluşturmaktadır.Çalışma hayatında her yıl düzenlenen Asgari Ücretin artışı sanki çalışanlara bir zam olarak verildiği yansıtılmaktadır.

Çalışma hayatında görüldüğü üzere işçilere asgari ücret artışı kadar zam aldıkları, işverenlerde asgari ücret artışı kadar zam yaptıkları ifadesini sıklıkla kullanmaktadırlar.Asgari ücret artışı zam değildir. Kanun maddesi gereği ödenmesi zorunlu olan en az ücrettir. Asgari ücretin ödenmemesi veya eksik ödenmesini İş Kanunu cezai yaptırıma bağlamıştır.2018yılına göre  % 23,73 oranında artarak 2019 yılı idari para cezaları belirlenmiştir.

Ülkemizde Asgari Ücret SPEK dikkate alındığından dolayı ,yıllarca küflenmiş bir zihniyet olarak kalifiye olan ve olmayana da uygulanarak yerleşik ücret olarak algılaması yapılmıştır.Bu küflenmiş zihniyetten kurtulmak için Asgari  ücretin genelde hangi iş kolları için işçilere ne kadar uygulanması gerekliliği konusunda yasal düzenlemeye ihtiyaç duyulmaktadır.

Örnek:

Maden işyerlerinde 2 Asgari Ücretten az maaş ödenmez gibi. (iki asgari ücret uygulamasının tüm madenciler için geçerli olmamasıdır.Sadece linyit ve taşkömürü çıkaran madenlerde ve fiilen yer altında çalışan madencilere ödenen ücret, asgari ücretin iki katından az olamamaktadır.Linyit ve taşkömürü çıkarmayan madenlerde çalışan işçiler için ise hâlen normal asgari ücret geçerlidir.)

Bu belirgin uygulamalar yaygınlaştırıldığında  Asgari Ücret uygulaması genelde vasıfsız,tecrübesiz olan iş kollarında uygulanma imkanı doğacaktır.

SGK ,Maliye Bakanlığı olmak üzere her iş kolunun tanımlaması yapılarak uzmanlık gerektiren her türlü işte gerçeği yansıtmayan dayatma ücreti olarak asgari ücret uygulamasının önüne geçilecek tedbirler alınır.

Bununla ilgili SGK başlattığı meslek kodu uygulaması çerçevesinde yapılacak ön çalışmalarla birlikte iş kolları tespit edilerek,Odaların,İşçi ve İşveren Sendikaları ,Dernekler ,STK birlikte iş koluna uygun Asgari Çalışma Ücreti belirlenerek yasal zemin kazandırılması suretiyle  uçuk ,kaçık Asgari Ücret vaatleri de sonlanır.

Çalışanlar  işinin ve işletmenin karlılık durumuna göre bir ücret zammı beklentisi vardır.

Bu da yapılacak ücret zammının çalışanın bütün bir sene motive olarak verimli çalışmasını sağlar.
Çalışanlar hizmet sözleşmelerinde özellikle yıllık zam ve diğer haklarının yer aldığı maddeler ile haklarını alabilirler.Zam yapılmadığı durumlarda hizmet sözleşmelerini dikkate alarak işverenden hak arayışı içine girebilirler.İş sözleşmesinde yapılacak zam oranının ve süresinin belirlenmemesi halinde işveren zam yapmaya zorlanamayacaktır. Bu durumda zam yapılıp yapılmayacağı veya yapılacaksa zammın oranı, işçinin performansı, pozisyonu, terfi durumu, enflasyon oranı, sektördeki ve işyerindeki ücretlerin genel durumu göz önünde bulundurularak işveren tarafından belirlenecektir. Bu durumda işçilerin zam beklentileri karşılanmazsa istifa eden işçinin tazminat hakkı olmayacaktır.

2019 YILI ASGARİ ÜCRET ÖDENMEZSE İDARİ PARA CEZASI UYGULANIR.

39 102/a Asgari ücret ödenmeyen veya eksik ödenen her işçi ve her ay için 236 TL.

VEDAT İLKİ

vedat.uzman@gmail.com

05415161962 whatsapp