Genç İstihdamın Önündeki Görünmeyen Engel: Çıraklık ve Staj Sigortasında Adaletsizlik

  • Ana Sayfa
  • Makaleler
  • Genç İstihdamın Önündeki Görünmeyen Engel: Çıraklık ve Staj Sigortasında Adaletsizlik
Genç İstihdamın Önündeki Görünmeyen Engel: Çıraklık ve Staj Sigortasında Adaletsizlik

Genç İstihdamın Önündeki Görünmeyen Engel: Çıraklık ve Staj Sigortasında Adaletsizlik

Türkiye’de genç istihdamı artırmak amacıyla son dönemde önemli projeler hayata geçiriliyor. Mesleki eğitimin güçlendirilmesi, gençlerin daha eğitim aşamasında iş hayatına hazırlanması ve üretim süreçlerine erken dahil edilmesi, doğru bir politika yönünü işaret ediyor. Özellikle meslek liseleri ile iş gücü piyasası arasında kurulan yeni köprüler, nitelikli eleman açığını kapatmayı hedefliyor.

Ancak burada görmezden gelinen çok kritik bir gerçek var:
Geçmişte aynı yollardan geçen yüz binlerce insanın emeği hâlâ sistem tarafından tanınmıyor.

Bu durum, genç istihdam politikalarının en zayıf halkasını oluşturuyor.

Devlet Bir Yandan Teşvik Ediyor, Diğer Yandan Güveni Zedeliyor

Bugün gençlere deniyor ki:
“Meslek öğren, erken yaşta çalış, üretime katıl.”

Peki aynı devlet, geçmişte bu çağrıya uyarak çıraklık ve staj yapanlara ne diyor?
“Senin başlangıcın sayılmaz.”

İşte tam da bu çelişki, mesleki eğitimin en temel sorununu oluşturuyor.

Bir yandan gençleri sisteme çekmeye çalışan, diğer yandan geçmişte bu sisteme dahil olanların hakkını teslim etmeyen bir yapı, kendi güvenilirliğini tartışmalı hale getirir. Bu sadece bir sosyal güvenlik meselesi değil; doğrudan devlet politikalarının tutarlılığı meselesidir.

Emeği Yok Sayılan Bir Sistem Güven Üretemez

Çıraklık ve staj dönemlerinde fiilen çalışılmış, üretime katkı sağlanmış, alın teri dökülmüştür. Ancak bu çalışmaların emeklilik sisteminde karşılık bulmaması, “çalış ama sayılma” anlayışını doğurmaktadır.

Bu yaklaşımın adı nettir:
Emeğin sistem dışına itilmesi.

Oysa sosyal güvenlik sistemlerinin varlık nedeni, emeği korumaktır. Eğer sistem, geçmişteki emeği tanımıyorsa, bugün verdiği hiçbir sözün yarın karşılığı olacağına dair güven oluşturamaz.

Gençler Sadece Söz Değil, Güvence Görmek İstiyor

Bugün mesleki eğitimi cazip hale getirmek için projeler açıklanıyor, hedefler konuluyor, rakamlar paylaşılıyor. Ancak gençler artık sadece vaatlere değil, somut güvencelere bakıyor.

Çok basit bir soru soruyorlar:
“Benden önce bu yoldan geçenlerin hakkı verilmiş mi?”

Eğer bu sorunun cevabı “hayır” ise, en iyi proje bile sahada karşılık bulmaz.

Çünkü güven, söylemle değil, geçmişte yapılanlarla inşa edilir.

Bu Sorun Çözülmeden Genç İstihdam Politikaları Eksik Kalır

Türkiye’nin nitelikli ara eleman ihtiyacı her geçen gün artıyor. Sanayi üretimi büyümek istiyor ama yetişmiş insan gücü bulmakta zorlanıyor. Bunun çözümü açık: güçlü bir mesleki eğitim sistemi.

Ancak bu sistemin temelinde adalet yoksa, sürdürülebilir olması mümkün değildir.

Çıraklık ve staj sigortası meselesi çözülmeden;

  • Meslek liseleri istenen cazibeye ulaşamaz, 
  • Gençler üretime yönelmez, 
  • Sanayinin ihtiyaç duyduğu insan kaynağı oluşmaz. 

Bu nedenle konu, bireysel bir hak talebinin çok ötesindedir. Bu, doğrudan Türkiye’nin üretim modeliyle ilgilidir.

Açık ve Net Çağrı: Tutarlılık Sağlanmalı

Bugün genç istihdamını artırmak isteyen bir politika yaklaşımı varsa, bunun ilk şartı şudur:
Geçmişteki emeği tanımak.

Bu kapsamda yapılması gereken açıktır:

  • Çıraklık ve staj başlangıçları sigorta başlangıcı olarak kabul edilmelidir. 
  • Geçmişteki fiili çalışmalar sosyal güvenlik sistemi içine dahil edilmelidir. 
  • Mesleki eğitimin “erken yaşta güvence” vaadi gerçek anlamda hayata geçirilmelidir. 

Aksi halde bugün atılan adımlar, yarın güven eksikliği nedeniyle etkisini kaybedecektir.

Sonuç: Güçlü Gelecek, Tanınan Emekle Kurulur

Genç istihdamı yalnızca yeni projelerle değil, geçmişteki hataların düzeltilmesiyle güçlenir.

Eğer Türkiye gerçekten üretim odaklı bir büyüme modeli kurmak istiyorsa, önce şu soruya net cevap vermelidir:
“Emeğin başladığı gün, sistem için de başlangıç mıdır, değil midir?”

Bu soruya verilecek doğru cevap, sadece geçmişin mağduriyetlerini gidermeyecek; aynı zamanda gençlerin geleceğe güvenle bakmasını sağlayacaktır.

Çünkü unutulmamalıdır:
Emeğin tanınmadığı yerde ne adalet olur ne de sürdürülebilir istihdam.