İŞE İADE-ARABULUCUK

İşe iadeye tabi olan işçileri arabulucu bürolarına;

1 ay içinde başvurmaları gerekir.

Bu süre fesih bildirim tarihinden başlar. Örneğin ihbar öneli  8 hafta olan personele tebliğ edilince başlar, Bu işçiler  filen çalıştıkları süre içinde sürece dahil olur. Yoksa işyerinden ayrılma ile başlamaz. Derhal fesih hallerinde örneğin bu gün işten hemen çıkarılan için süre derhal başlar.

Arabulucuya başvuru ilk günde olabilir. Sonunca günde.

Arabulucuda anlaşılamaz ise süre son tutanaj tarihinden başlamakta ve 2 hafta içinde dava açılabilmektedir.

Örneğin 29.günü başvuran  ve  arabulucuk son tutanağı  örneğin 02.01.2019 imzalanan kişinin son tutanak tarihinden dava açması için 2 haftası kalmaktadır.

Aksini düşündüğümüzde ise süreler kısalmaktadır. Örneğin işten çıktığı ilk gün arabuluyucuya başvuran kişinin arabulcu son tutanağından itibaren 2 hafta içinde  dava açması gerekirse. İşten çıkış 31.12.2018 arabukucuya başvuru 02.01.2019 son tutanak tarihi 10.01.2019 ie dava açaması 24 Ocak taraihind esona erecektir. Kısaca süreler fesih tarihinden 1  ay olarak eski alışkanlıklarımızdan vazgeçmeliyiz.

İşe iade başvurusu arabulucuda  işe iade ile sonuçlanmışsa kanun değişikliği nedeni ile şu hususların tutanakta yer alması gerekir. 4857 sayılı kanununun 21.maddesini değiştiren (Ek fıkra: 12/10/2017-7036/12 md.) Arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların, işçinin işe başlatılması konusunda anlaşmaları hâlinde;
a) İşe başlatma tarihini,
b) Üçüncü fıkrada düzenlenen ücret ve diğer hakların parasal miktarını,
c) İşçinin işe başlatılmaması durumunda ikinci fıkrada düzenlenen tazminatın parasal miktarını,
belirlemeleri zorunludur. Aksi takdirde anlaşma sağlanamamış sayılır ve son tutanak buna göre düzenlenir. İşçinin kararlaştırılan tarihte işe başlamaması hâlinde fesih geçerli hâle gelir ve işveren sadece bunun hukuki sonuçları ile sorumlu olur.  
Düzenlemesi ile getirilen zorunluluklara dikkat çekilmektedir. Bu hususların yer almadığı tutanaklar güvence vermeyeceğinden yetersiz olan tutanaklar sanki işe iade kabul edilmemiş gibi dava konusu yapılmalıdır.

Arabulucular tarafından önerilen arabulucu sürecine dair bir kaç hususu daha eklemek gerekirse;

Taksitlendirilen alacakların birinin zamanında ödenmemesi halinde tamamının muaccel hale geleceğine dair,

Faizin başlangıç ve türüne dair anlaşmalarında arabulucu belgelerine eklenebileceği ve sonuç doğuracağı açıklanmaktadır.

Yine son tutanakta taraflar ve vekillerinin imzası varsa ayrıca şerh almadan icraya başvurulabiliyor olması nedeni ile, anlaşma ile  sonlanan işlemlerden son tutanak düzenlenirken taraflar ve vekillerinin hazır ve imzacı olması yararlıdır. Aksi halde icra için ilgili mahkemeden (görevli Sulh H.) şerh almak zaman almakta ve küçük masraflara neden olmaktadır.

Paylaş